2013 – ÖABT / DKAB – Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

2013 - ÖABT / DKAB

1 / 50

Din öğretiminde kullanılan en temel yöntemlerden biri de tartışma yöntemidir. Bu yöntemde amaç, öğrenciyi ders konuları üzerinde daha önceden belirlenen şartlar dâhilinde tartışmaya sevk ederek ona bazı temel bilgileri kazandırmaktır. Ancak bu yöntemin din öğretiminde kullanılması birtakım sorunları da beraberinde getirmektedir. Aşağıdakilerden hangisi, bu yöntemin kullanılmasında doğabilecek sorunlardandır?

2 / 50

Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye’de ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretiminde benimsenen yaklaşım için söylenebilecek bir yargı değildir?

3 / 50

“Tevekkül anlayışının toplumumuzda yanlış anlaşılma biçimlerini ve bunların nedenlerini fark eder.” kazanımını hedefleyerek dersini planlayan bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni, önce konuya dair bir hikâye okumuş, sonra hikâyede geçen durumu ve kişileri öğrencilerin canlandırmalarına rehberlik etmiş ve son olarak da hikâyede ele alınan durumu tartışmaya açarak olayın neden ve sonuçları üzerinde öğrencilerin görüşlerini almıştır. Bu öğretmenin yaptığı uygulamalar, sırasıyla aşağıda verilenlerden hangilerine daha uygun örnek oluşturur?

4 / 50

Okulda öğrencilerine “yardımseverlik” değerini kazandırmak isteyen bir öğretmen, bu kavramın ilk harflerini bir şifre veya anahtar sözcük olacak şekilde, anlamlı ve alt alta söz dizisi ya da cümle hâline getirir.
Öğrencilerden verilen anahtar sözcüğün bulunmasını isteyen bu öğretmenin, değer öğretiminde aşağıdaki tekniklerden hangisini kullandığı söylenebilir?

5 / 50

Yukarıda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi 12. sınıf programında yer alan “Yaşayan Dinler ve Benzer Özellikleri” adlı 7. ünite için kullanılabilecek bir kavram haritası örneği verilmiştir. Bu kavram haritası, aşağıdakilerden hangisi içerisinde değerlendirilebilir?

6 / 50

Birtakım değerlerin kazandırılmasında akşam yemeklerini bir imkân olarak gören Ahmet Bey; her akşam yemeğinde, çocuklarının o gün yaşadıkları olayları dinlemekte ve kendi yaşadıklarını da onlarla paylaşmaktadır. O; bu tür paylaşımların, çocuklarının bazı değerleri kazanmalarına yardımcı olduğunu düşünmektedir. Ahmet Bey'in bu uygulaması, aşağıdakilerin hangisine uygundur?

7 / 50

 Öğrencileri bir dinin inanırı yapmak temel hedeftir.
 Tek bir dinin hâkim olduğu toplumlarda uygulanır.
 Öğretim sürecinin katılımcıları aynı dinin mensubudur.
 Diğer dinlerin öğretimi, benimsenen din açısından yapılır.
Bu özelliklere sahip din öğretimi modeli aşağıdakilerden hangisidir?

8 / 50

Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir. (Hucurat, 11) Bu ayetle ders işleyen bir öğretmenin, aşağıdaki değerlerden hangisini kazandırmayı hedeflediği söylenemez?

9 / 50

Avrupa Birliği’ne üye ülkelerden bazılarında din eğitimi, devlet tarafından zorunlu olarak okutulan dersler arasında yer almakta, bazılarında da dinî kurumlara bırakılmaktadır. Bazılarında ise küçüklerin velilerinin, büyüklerin de kendilerinin talebi doğrultusunda verilmektedir. Bunlara rağmen ortak olan husus, her üye ülkenin din eğitimini verirken temel özgürlükleri gözetmesidir.
Bu parçaya göre, Avrupa Birliği’nin din eğitimine ilişkin politikaları konusunda aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

10 / 50

Çok kültürcülük ve din eğitiminde yeni arayışlar çerçevesinde; dinî öğrenme, dinden öğrenme ve din hakkında öğrenme şeklinde isimlendirilen üç yaklaşımı ortaya atan ve geliştiren bilim adamları aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

11 / 50

Ülkemizde ilk ve orta dereceli okullarda din öğretiminin zorunlu olmasının yasal dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

12 / 50

İlk dönem İslam devletlerinde, saraylarda halife ve üst düzey devlet erkânının çocuklarını eğitme görevi aşağıdakilerden hangisine verilmiştir?

13 / 50

Eğitim türlerinin, gerçekleşme ortamlarına veya öğrenme biçimlerine göre bazı temel özellikleri verilmiştir:
I. Birey, farkında olmadan din hakkında bilgi sahibi olur.
II. Bireyde kasıtlı olarak dinî davranış değişikliği oluşturulması amaçlanır.
III. Okullarda yapılan planlı programlı din eğitimi faaliyetidir.
IV. Okul eğitimi yanında veya dışında yapılan din eğitimi faaliyetidir.
Bu özelliklere sahip eğitim türleri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

14 / 50

 Tanrı, âlemi var etmiştir ancak ona müdahale etmemektedir.
 Evrende mutlak bir determinizm vardır.
 İnsan için akıl yeterli olup vahye ihtiyaç yoktur.
Bu görüşler, aşağıdaki Tanrı tasavvurlarından hangisine aittir?

15 / 50

Bazı düşünürler Tanrı’nın varlığını “Tanrı” kavramının tahlilinden hareketle temellendirmeye çalışmışlardır. Buna göre, Tanrı kendisinden daha mükemmeli düşünülemeyen varlıktır. Aziz Anselmus bunu şu şekilde dile getirmiştir: “Tanrı ile en yüksek derecede kemale sahip bir varlığı kastetmekteyiz. Varlık bir kemaldir, öyleyse Tanrı vardır.” Bu parçada Tanrının varlığı, aşağıdaki delillerden hangisiyle temellendirilmiştir?

16 / 50

Günümüzde farklı din mensuplarının birbirleriyle ilişkileri bağlamında sıkça kullanılan “dinler arası diyalog” ifadesi bir terim olarak aşağıdakilerin hangisinden sonra ortaya çıkmıştır?

17 / 50

 İsrailoğullarının Mısır esaretinden kurtuluşları anısına kutlanır.
 Mayasız Ekmek Bayramı olarak da adlandırılır.
Özellikleri verilen Yahudi bayramı aşağıdakilerden hangisidir?

18 / 50

 Hindistan’da karşılaşılan bir inanç sistemidir.
 Kurucusu Guru Nanak’tır.
 Kutsal kitapları Adi-Granth’tır.
 Kendilerine özgü giyim tarzlarıyla dikkat çekerler.
Özellikleri verilen inanç sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

19 / 50

Çocuklar, küçük yaşlardan itibaren dine karşı ilgi ve istek duyarlar. İlk dönemlerde dinî kavramların içeriğini anlayamasalar da dualara ve ibadetlere karşı oldukça ilgilidirler. Evde büyüklerinin namaz kıldığını gören çocuklar, onlar gibi eğilip doğrulur ve dudaklarını dua okuyor gibi kıpırdatırlar. Yine aile büyüklerinden gördükleri şekilde sofraya besmele ile oturup şükrederek kalkarlar. Bu hareketleriyle aslında yetişkinleri taklit etmektedirler. Taklitleri sonucunda aile büyüklerinin mutlu olduğunu ve kendilerini takdir ettiğini gören çocuklar, bunları daha sık tekrar etmeye başlarlar. Bu parçada çocukların dinî ritüelleri öğrenmesi, hangi psikolojik yaklaşımla açıklanmıştır?

20 / 50

Aşağıdakilerden hangisi, din psikolojisi araştırmalarında bilgiyi düzenleme ve yorumlama yaklaşımlarından değildir?

21 / 50

Sosyal grup; birden fazla bireyin bir araya gelmesiyle oluşan, ortak amaçlara, değerlere, yazılı ve sözlü normlara sahip, rol ve statü dağılımının gerçekleştiği, üyelerinin aidiyet ve biz duygusu taşıdığı insanlar
kümesidir. Buna göre aşağıdaki topluluklardan hangisi, sosyal grup olarak nitelendirilebilir?

22 / 50

Toplumsal değişme, zıtların etkileşimi üzerine kuruludur. İnsanlık tarihinin her aşaması, bir sonraki aşamanın tohumlarını bünyesinde barındırmakta, her yeni aşama da bir öncekinin karşıtı olarak varlık bulmaktadır. Bu parçada bahsedilen sosyal değişme modeli aşağıdakilerden hangisidir?

23 / 50

Kapalı toplum yapısına sahip mezheplerde dinî yaşam, büyük bir gizlilik prensibi içerisinde yürütülmekte ve temel inanç esasları, mezhep mensubu olmayanlardan gizlenmektedir. Öyle ki mezhebin sırlarının ifşa edilmesi veya layık olmayan kimselere verilmesi emanete ihanet olarak kabul edilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada belirtilen özellikte bir mezheptir?

24 / 50

 Allah’ın zatından ayrı sıfatları yoktur.
 Kur’an yaratılmıştır.
 Allah’ın ahirette görülmesi imkânsızdır.
Bu görüşlere sahip inanç ekolü, aşağıdakilerden hangisidir?

25 / 50

Yazma eserlerde, sayfaların dağılmaması için eserin sırt kısmının örgü şeklinde dikilmesi aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilmektedir?

26 / 50

Müslüman Türklerin, mimari eserlerde genellikle yer verdikleri ortak öge aşağıdakilerden hangisidir?

27 / 50

Allah’ın bütün eksikliklerden münezzeh olması ve hiçbir şeye benzememesi, İslam sanatında soyut bir anlayışın oluşmasına yol açmıştır. Bu durum, aşağıdakilerden hangisinde daha belirgindir?

28 / 50

 Şihabüddin es-Sühreverdi (el-Maktul) tarafından kurulmuştur.
 Aristoteles felsefesine ve onu takip eden İslam filozoflarına karşı olumsuz bir bakışa sahiptir.
 Hakikatin, doğrudan sezgi ve bir iç aydınlanmayla elde edilebileceğini savunur.
 Yapısı ve öğretileri itibarıyla eklektiktir.
Bu özelliklere sahip İslam felsefesi ekolü aşağıdakilerden hangisidir?

29 / 50

I. Tanrı’nın, akıl tarafından kavranabileceğini belirtmeleri
II. Tanrı’nın cüzi hadiseleri (tikelleri) bilemeyeceğini ileri sürmeleri
III. Dirilişin (haşr) cismani değil, ruhani olacağını savunmaları
IV. Âlemin kıdemini benimsemeleri
V. Sudur nazariyesinin takipçileri olmaları
Gazali, bu görüşlerden hangileri dolayısıyla Farabi ve İbn Sina'yı dinden çıkmakla itham etmiştir?

30 / 50

Hakikat, toplumun tüm kesimlerine açılmalıdır. Bu nedenle hakiki filozof, hem teorik bilgilere hem de bunları insanları mutluluğa yönlendirme doğrultusunda kullanma gücüne sahip olan kişidir. Farabi, bu parçada felsefenin hangi alanına vurgu yapmıştır?

31 / 50

İbadetlerde fert ve toplum yararıyla açıklanabilir unsurlar ile taabbüdi nitelik taşıyan ve Allah’a bağlılığı temsil eden sembolik davranışlar genellikle bir arada bulunur. Ancak bazılarında fert ve toplum yararı, bazılarında ise taabbüdilik daha ön plandadır. Aşağıdakilerden hangisinde, taabbüdi yön daha belirgindir?

32 / 50

Namaz esnasında bazı eksiklik veya yanlışlıkları telafi etmek amacıyla namaz sonunda yapılan secdeye sehiv secdesi denir. Aşağıdakilerden hangisi, sehiv secdesi gerektiren durumlar arasında yer almaz?

33 / 50

İslam hukukunda, aksine bir hüküm veya delil bulunmadığı sürece kişinin hukuki ve cezai açıdan sorumlu tutulamayacağı esastır. Bu durum, aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmiştir?

34 / 50

Hanefi fıkhında, müçtehidin; bir meselede, özel bir delil sebebiyle, o meselenin benzerlerinde verdiği hükümden vazgeçip başka bir çözümü benimsemesi, aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?

35 / 50

Maturidi; haram ve helali, kendisinden (li-zatihi) veya başkasından (li-gayrihi) kaynaklanan nitelikler üzerinden değerlendirir. Ona göre zulüm, li-zatihi haramdır ve her ne surette olursa olsun kötüdür. Domuz etinin yenilmesindeki haramlık ise Allah'ın yasaklaması sebebiyle li-gayrihi bir durumdur. Li-zatihi olanlar, evrensel niteliktedir ve koşullara göre değişmez; bu yüzden akılla bilinebilir. Li-gayrihi olanlar ise çok sayıda alternatifin söz konusu olduğu bir alandır. Bu alternatifler arasında hangisinin insan için uygun olacağı, yalnızca Allah'ın bildirmesiyle anlaşılabilir. Bu parçada Maturidi'nin aşağıdakilerden hangisini temellendirdiği söylenebilir?

36 / 50

İki tanrı varsayımına dayanarak Allah’ın birliğini temellendirmeye çalışan ve İslam kelamcıları tarafından Kur’an’dan hareketle geliştirilen delil aşağıdakilerden hangisidir?

37 / 50

Allah’ın her türlü eksikliklerden ve noksanlıklardan uzak olduğunu ifade etmek için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

38 / 50

Allah’ın zatına nispet edilen ve onun ne olduğunu ifade eden sıfatlar, sübuti sıfatlar olarak isimlendirilmiştir. Bu sıfatların sayısı Eşarilere göre yedi, Maturidilere göre ise sekizdir. Aşağıdakilerden hangisi, Eşariler tarafından bu sıfatlar arasında sayılmamıştır?

39 / 50

Kur’an-ı Kerim’in; ağırlıklı olarak Hz. Muhammet’ten, sahabeden ve tabiundan nakledilen sözlerle açıklandığı tefsirler, rivayet tefsirleri olarak tanımlanmıştır. Aşağıdakilerden hangisi, bu tanıma uygun düşen bir tefsirdir?

40 / 50

Bir ayetin nerede, ne zaman, hangi olay veya kimler hakkında indirildiğini bilmek; ayetin ilahi maksada uygun şekilde yorumlanabilmesi, fıkhi hükümlerin çıkarılabilmesi, ayet ve sureler arasındaki uyumun tespit edilebilmesi bakımından önemlidir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine dikkat çekilmiştir?

41 / 50

Bir ayetin, kendisinden önceki veya sonraki ayetlerle oluşturduğu anlam bütünlüğü aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?

42 / 50

Kur’an-ı Kerim, indiği dönemde konuşulan ortak dili merkeze almakla birlikte kimi zaman yaygın olarak kullanılmayan Arapça kelimelere yer vermiş, kimi zaman da kullanılmakta olan kelimelere yeni anlamlar yüklemiştir. Örneğin “kâfir” kelimesi sözlükte bir şeyin üzerini örten ve gizleyen anlamına gelir. Araplar, gündüzü örtüp gizlediği için geceye ve tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye kâfir demişlerdir. Kur’an’da bu kelimeye yeni bir anlam yüklenmiş; Allah’ı, elçisini ve ona indirilen vahyi inkâr edenler, gerçeği bilinçli bir şekilde gizlemeye çalıştıkları için kâfir olarak isimlendirilmişlerdir. Aşağıdaki kavramların hangisinde bu tür bir durum söz konusu değildir?

43 / 50

Sureler isimlerini, ihtiva ettikleri farklı bir kelimeden veya ayetlere yansıyan herhangi bir içerikten almıştır. Buna göre, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

44 / 50

Kur’an-ı Kerim'in bir cüzünün dörtte birini oluşturan beş sayfalık bölümü, aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?

45 / 50

Hadislerin, sahabi adları altında sıralanması suretiyle oluşturulan eserler aşağıdakilerden hangisidir?

46 / 50

Hafızalarda ve değişik yazı malzemeleri üzerinde dağınık hâlde bulunan hadis metinlerinin, herhangi bir sınıflandırmaya tabi tutulmaksızın bir araya getirilmesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmiştir?

47 / 50

Hz. Peygamber’e nispet edilen ve senedinin başından sonuna kadar sika raviler tarafından muttasıl olarak rivayet edilen hadis türü aşağıdakilerden hangisidir?

48 / 50

Hz. Muhammet’in en sevdiği insanlar arasında yer alan Hz. Osman, onun iki kızıyla evlenme ayrıcalığını yaşamıştır. İlk eşi Rukiyye ile hicretten önce evlenmiş, Habeşistan hicretine onunla birlikte katılmıştır. Rukiyye, Bedir seferi sırasında hastalanıp vefat edince, Hz. Osman, bir yıl sonra Hz. Muhammet’in diğer kızı Ümmügülsüm’le evlenmiştir. Hz. Muhammet’in iki kızıyla evlenmesi, Hz. Osman’ın aşağıdakilerden hangisiyle anılmasına yol açmıştır?

49 / 50

Müslümanların Medine’ye hicreti sonrasında Arap kabileleri, Hz. Muhammet’ten kendilerine yeni dini anlatmaları için temsilciler gönderilmesini istiyordu. Adal ve Kâre kabileleri de bunlardandı. Hz. Muhammet onlara, aralarında Hubeyb b. Adiy’in de bulunduğu on sahabiden oluşan bir heyet gönderdi. Ancak yolda Lihyaoğulları’ndan silahlı bir birlik yollarını kesti ve Mekkelilere teslim etmek üzere onları esir almak istedi. Sahabiler buna karşı çıktı ve sonrasında meydana gelen çarpışmada çoğu şehit oldu. Hz. Muhammet’i derinden yaralayan bu olay, aşağıdakilerden hangisidir?

50 / 50

İslam öncesi Arap toplumu; hürler, köleler ve azatlılar şeklinde üç sınıftan oluşmaktaydı. Azatlılar, hürler ile köleler arasında bir statüye sahipti. Bir köle, sahibi tarafından azat edilirse azat edenin azatlısı olur ve onun kabilesinin bir üyesi sayılırdı. Bunlar, köleler gibi alınıp satılmazlar, fakat hürlerin haklarına da sahip olamazlardı. Bu toplumsal statü, Emeviler Dönemi’nde daha da genelleştirilmiş ve Arap olmayan yeni Müslümanları tanımlamak için kullanılmıştır. Bu parçada sözü edilen toplumsal statü aşağıdakilerden hangisidir?

Skorunuz

0%