Çıkmış Sorular
2019 – ÖABT / DKAB – Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

2019-ÖABT/DKAB

1 / 75

İslam’ın beş temel esasını işbirliğine dayalı öğretim stratejisine göre işlemeyi planlayan bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni, sınıfı öncelikle heterojen bir şekilde kelime-i şehadet, namaz, oruç, zekât ve hac gruplarına ayırmıştır. Daha sonra her gruptan birer üyenin katılımıyla bu konulardan birini hazırlamak üzere yeni gruplar oluşturmuştur. Yeni oluşan grupların her üyesinden, konunun kendilerine verilen kısmı üzerinde çalıştıktan sonra eski gruplarına dönerek kazandığı bilgi ve becerileri grup arkadaşlarıyla paylaşmasını istemiştir. Bu uygulama işbirliğine dayalı öğretim stratejisinde hangi teknikle ifade edilmektedir?

2 / 75

Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Erol Bey çoklu zekâ yöntemini önemsemekte ve buna katkıda bulunabilecek çeşitli tekniklere başvurmaktadır. Onun zaman zaman müracaat ettiği ve olumlu geri bildirimler aldığı tekniklerden biri de fotoğraf yorumlatma tekniğidir. Bu amaçla dersinde, üç dört yaşlarında, deniz kenarında yerde yatan bir çocuk ve onu izleyen insanların yer aldığı bir fotoğrafı tahtaya yansıtır ve öğrencilerine, her biri diğerinin üzerine inşa edilecek çeşitli sorular sorar. Bu teknikte asıl önemli olanın, seçilen fotoğraftan ziyade öğrencilere yöneltilen sorular olduğunun bilincinde olan Erol Bey sorularını bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeylerine karşılık gelecek şekilde sıralar. Buna göre Erol Öğretmen'in aşağıdaki sorulardan hangisini ilk olarak sorması gerektiği söylenebilir?

3 / 75

2018 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı'yla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

4 / 75

Ali Öğretmen derste öğrencilerine dürüstlük değerini kazandırmak için çeşitli etkinlikler gerçekleştirmiştir. Ancak bazı öğrencilerin dersle yeterince ilgilenmediğini bundan dolayı da öğrenemediğini fark etmiştir. Bunun üzerine bu öğrencilere ikinci tip ceza uygulamaya karar vermiştir. Buna göre Ali Öğretmen, aşağıdaki uygulamalardan hangisini yaparsa bu ceza türünü uygulamış olur?

5 / 75

Orhan Öğretmen zekât konusunu işlerken;
 önce zekâtla ilgili temel kavramları anlatmış,
 zekât verilecek malların niteliklerini sıraladıktan sonra öğrencilerden zekât verilmesi gereken malların oransal farklılıklarını değerlendirmelerini istemiş,
 zekâtın bireysel ve toplumsal faydalarıyla ilgili küçük grup tartışması yaptırarak dersi tamamlamıştır.
Orhan Öğretmen'in bu derste kullandığı zekâ alanları aşağıdakilerin hangisinde doğru sıralanmıştır?

6 / 75

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretim programı için hazırlanan bir tasarıda 5. sınıf “Allah İnancı” ünitesinde aşağıdaki kazanımlardan hangisine yer verilmesi, hazırbulunuşluk ilkesinin göz ardı edildiği
anlamına gelir?

7 / 75

Seher Öğretmen seçmeli Kur’an-ı Kerim dersinde önce peltek se (ث ) harfini, daha sonra sin (س ) harfini öğretmiştir. Ancak ders sonunda yaptırdığı okumalarda öğrencilerin bu iki harfin mahreçlerini karıştırarak her ikisini de peltek okuduklarını fark etmiştir.  Seher Öğretmen’in aşağıdaki uygulamalardan hangisini yapması bu sorunu çözmeye katkı sağlamaz?

8 / 75

8. sınıf “Kader İnancı” ünitesini işleyen Uğur Öğretmen, aşağıdaki soruları sorarak derse başlar:
 Bütün sular tuzlu olsaydı yeryüzünde yaşam nasıl olurdu?
 Hiç gündüz olmasaydı dünya nasıl bir yer olurdu?
 Yer çekimi kuvveti olmasaydı hayatımız nasıl olurdu?
Buna göre Uğur Öğretmen'in, öğrencilerinde aşağıdaki düşünme biçimlerinden hangisini geliştirmeyi amaçladığı söylenebilir?

9 / 75

Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Birsen Hanım, derse başlarken İslam kelamının epistemolojik yaklaşımları bağlamında rüya, keşif ve ilham kavramları konusunda öğrencilerin hazırbulunuşluklarını yoklamış, aldığı dönütlerden sonra İslam âlimlerinin konuya dair görüşlerini ortaya koymuştur. Dersin sonunda ise öğrencilerden ayet ve hadisler doğrultusunda bu kavramları izah etmelerini istemiştir.
Buna göre, Birsen Hanım’ın aşağıdaki kazanımlardan hangisini gerçekleştirmeyi hedeflediği söylenebilir?

10 / 75

Tuğba Öğretmen, iftira atmanın birey ve toplum üzerindeki etkilerini işlerken birkaç öğrenciyi tahtaya davet eder ve onlara; “Otobüstesiniz; yanınızdaki kişi aniden bağırarak sizi, parasını çalmakla suçluyor. Ne yapardınız?” şeklinde bir soru sorar ve öğrencilerden bu durum karşısındaki tepkilerini canlandırmalarını ister. Tuğba Öğretmen'in bu derste uygulamayı amaçladığı drama tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

11 / 75

Seçmeli Kur’an-ı Kerim dersine giren Fatih Öğretmen, öğretim yılının başında öğrencilerine dersin işlenişiyle ilgili bilgi vermiştir. Buna göre, bütün öğrenciler her hafta bir sayfayı yüzünden ve tecvit kurallarına uygun olarak okuyacak; doğru okuyanlar artı (+), hatalı okuyanlar eksi (-) alacaktır. Sure ezberlerinin ise haftalık olarak takibi yapılacaktır. Ayrıca dönem içinde hazırlanacak ürün dosyaları, ders içi performans notu olarak değerlendirilecektir. Bu parçaya göre Fatih Öğretmen’in temel hedefinin aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?

12 / 75

Bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni eğitim bilimlerinde benimsenen yeni gelişmelere açık değilse eğitimdeki güncel araç gereç, teknoloji ve materyalleri geleneksel öğretim yapma ve salt bilgi aktarma aracı olarak kullanabilir. Bu durum, eğitimde teknoloji ve materyal kullanımını gerçek amacından uzaklaştırır. Öğretmenin aşağıdakilerden hangisini yapması bu parçada bahsedilen duruma örnek verilebilir?

13 / 75

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde bir sonraki hafta “Zararlı Alışkanlıklar” konusunu çoklu zekâ uygulamaları doğrultusunda işlemeyi düşünen İdris Öğretmen, öğrencilerden zararlı alışkanlıklar konusunda video, pano, şiir ve slayt gibi özgün materyaller hazırlamalarını ister. Ancak öğrencileri bu materyalleri hangi sıra ve adımlarla kullanacakları ve nasıl bir öğretim gerçekleştirecekleri konusunda serbest bırakır. Bu doğrultuda öğrenciler, sarhoş bir kişinin düştüğü zor durumu içeren bir video, kötü alışkanlıklarla ilgili karikatürlerin yer aldığı bir pano çalışması ve sigaranın zararlarıyla ilgili bir alan araştırması gibi materyaller hazırlayıp gelirler. Ders esnasında öğretmen, onların kendilerini rahat hissetmeleri için hiçbir sunuma müdahalede bulunmaz. Ancak dersin sonunda, zararlı alışkanlıkların neler olduğu ve bunlardan niçin uzak durulması gerektiği yönündeki değerlendirme sorularına öğrencilerin yeterli şekilde cevap veremediklerini fark eder ve bunun nedenlerini sorgular. Buna göre İdris Öğretmen’in bu dersin uygulamasında;
I. hedefe uygun etkinliklerin belirlenmesi,
II. hedefe ulaşılabilmesi için önceden planlama yapılması,
III. etkinliklerin uygulanması sürecinde yönlendiricilik rolü
ilkelerinden hangilerini ihmal ettiği söylenebilir?

14 / 75

Bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni, öğretmenlik uygulaması dersi için ilahiyat fakültesinden gelen bir öğrenciye şöyle bir anısını anlatır: “Bir gün 9. sınıf öğrencileriyle meleklere iman konusunu işliyorduk. Cebrail adlı meleğin Peygamberimiz'e vahiy getirdiğini söyledim ve hemen ardından vahyin geliş şekillerini heyecanla, ayrıntılı bir biçimde anlattım. Öğrenciler, anlattıklarımı sessizce dinliyorlardı. Genellikle ben, dersin sonunda öğrencilere konu ile ilgili sorular sorar, anlayıp anlamadıklarını kontrol ederim. O gün de öyle yaptım, fakat en çalışkan öğrenciden bile doğru cevap alamayınca çok üzüldüm. Sonra fark ettim ki öğrenciler vahiy kelimesini daha önce hiç duymamışlardı.” Bu parçaya göre öğrencilerin konuyu öğrenememelerinin temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

15 / 75

Muhittin Öğretmen, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde “Ramazan ve Oruç” ünitesini, yıllık planda ramazan ayına denk gelecek şekilde işlemeyi planlamıştır. Üniteyi işlemeye başladığında ise öncelikle fikir taraması tekniğini kullanmış ve bazı konularda öğrencilerin kavram yanılgılarına sahip olduklarını fark etmiştir. Ardından öğrencilerin hatalı bilgilerini düzeltecek şekilde ders planını yenilemiştir. Yenilediği plana göre dersi işleyen öğretmen, öğrencilerden bir gün boyunca aileleriyle birlikte ramazan ve oruçla ilgili uygulamalara katılmalarını ve bir sonraki derste gözlemlerini sınıfla paylaşmalarını istemiştir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Muhittin Öğretmen’in bu derste dikkate aldığı öğretim ilkelerinden biri değildir?

16 / 75

Hristiyanlık’ta;
I. Hz. İsa’nın çarmıha gerilmeden önce havarileriyle yediği son akşam yemeği anısına icra edilen,
II. Hristiyan olan kişilere Kutsal Ruh’un inayetinin verilmesini temsil eden,
III. suya dalma veya vücudun belirli yerlerini yıkamak suretiyle yapılan sakramentler,

aşağıdakilerden hangisinde doğru sıralanmıştır?

I  -  II   -  III

17 / 75

Yahudi kutsal metinlerinde bir peygamberin karşısına kendisini “Tanrı adamı” olarak isimlendiren birinin çıktığından ve onunla güreştiğinden bahsedilir. Kıssaya göre bu ikisi sabaha kadar birbirlerini yenemezler ve o kişi sabah olunca, söz konusu peygamberi kutsayarak ona “Tanrı’yla güreşen” manasına gelen “İsrail” lakabını verir. Bu parçada sözü edilen peygamber aşağıdakilerden hangisidir?

18 / 75

Yeni Çağ dinî hareketleri arasında;
 bireylere tenasüh çemberinden kurtulup ebedi saadete kavuşmaları için psikanaliz yöntemleri öneren,
 Budistler tarafından ahir zamanda gelmesi beklenen kurtarıcının, Lafeyetta Ron Hubbard şahsında ortaya çıktığını kabul eden,
 özellikle Hristiyanlık ve Budimz’e özgü öğretileri barındırdığından senkretik bir nitelik taşıyan
akım aşağıdakilerden hangisidir?

19 / 75

Aşağıdakilerden hangisi 2012 yılında çıkarılan 6287 sayılı “İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”la genel eğitim ve din eğitimi alanında yapılan değişikliklerden biri değildir?

20 / 75

Diyanet İşleri Başkanlığının görev tanımı Anayasa’nın 136. maddesinde, “Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.” şeklinde belirlenmiştir. Ayrıca bu kurum, özel kanununda belirtildiği gibi, toplumu din konusunda aydınlatmak, İslam dininin itikat, ibadet ve ahlak ile ilgili işlerini yürütmek ve ibadet yerlerini yönetmekle yükümlü kılınmıştır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi Diyanet İşleri Başkanlığının görev alanı içerisinde yer almaz?

21 / 75

Din eğitiminin içeriği hazırlanırken farklı yaklaşımlar benimsenebilir. Örneğin bir öğretmen konularını seçerken ilk olarak Hz. Muhammed’in çocukluğunu, gençliğini, yetişkinliğini, kendi toplumu için
gerçekleştirdiklerini, bunların günümüz sorunlarına yansımalarını önceler. Ardından öğrencilerin gözlemlediği ve iç içe olduğu sorunlardan hareketle, Kur’an’daki öğretilerle ilişki kuracak bir kurgu geliştirir.
Arkadaşlık, evlilik, iş, boş zaman ve ibadet gibi konuları pedagojik ve teolojik bir bakışla anlatmaya çalışır. Bu parçada öne çıkan din eğitimi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

22 / 75

Glock ve Stark’ın beş boyutlu dindarlık modeline göre aşağıdakilerden hangisi dindarlığın etki boyutuna örnek verilebilir?

23 / 75

İslam düşünürleri arasında;
 el-Münkız mine'd-Dalal adlı eserinde, gerçeğe ulaşmada tasavvufun ve kendi şahsi iç tecrübe ve şuur hâllerinin öneminden bahseden,
 insanın varlık yapısının iyilik arzusu (rabbaniyyet), fizyolojik güdüler (behimiyyet), saldırganlık (sebuiyyet) ve kötülük (şeytaniyet) olmak üzere dört unsurdan oluştuğunu savunan,
 niyet ve hedefleri açısından insanda din ve hevâ olmak üzere iki ana güdü olduğunu ileri süren
âlim aşağıdakilerden hangisidir?

24 / 75

Din psikolojisi alanında;
 işlevselcilik ilkesine yaptığı katkılardan dolayı ABD'de psikolojinin kurucularından kabul edilen,
 alanında bir klasik olma özelliği taşıyan Dinî Tecrübenin Çeşitliliği adlı kitabı yazan,
 “Tanrı var mıdır?” sorusundan çok, “Tanrı hayatımıza ne kazandırır?” sorusuna odaklanan,
 din psikolojisine dair görüşlerinin merkezine dinî tecrübeyi yerleştiren
düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

25 / 75

Hayri Hoca, din sosyolojisi dersinde dinin toplumdaki etkinliğine göre toplumları sınıflandırmış ve projeksiyon cihazıyla şu özellikleri perdeye yansıtmıştır:

 Kutsal ile kutsal dışı, semavi bir kaynağa dayanır ve birbiriyle iç içe geçmiş bir yapıda bulunur.
 İktidar, aile, akrabalık gibi yapılar dinî bir nitelik taşır.
 Toplum üyelerinden hem toplum hem de din adına empoze edilen normlara ve davranış modellerine uymaları beklenir.
Buna göre Hayri Hoca, aşağıdaki toplum tiplerinin hangisinden söz etmektedir?

26 / 75

“Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve sizi kavimler ve kabileler hâline getirdik ki birbirinizi tanıyabilesiniz. Şüphesiz, Allah katında en üstün olanınız, O’na karşı derin sorumluluk (takva) bilincine sahip olanınızdır. Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.” (Hucurat, 49:13) Aşağıdakilerden hangisi bu ayette vurgulanan hususlardan biridir?

27 / 75

Talcott Parsons, toplumsal sistemin birbiriyle ilişkili unsurlardan meydana geldiğine, bu unsurların karşılıklı uyum içinde oldukça ve birbirleri lehine olumlu fonksiyonlar yerine getirdikçe toplumsal sistemin
nispeten dengede ve nihayet istikrarlı olacağına ilişkin bir görüş benimser. O, dini tüm toplumlarda meydana gelen çeşitli sosyal problemler hakkında çözüm önerileri sunan bir kurum olarak görür.
Parsons’ın bu yaklaşımı aşağıdaki din teorilerinden hangisiyle ifade edilir?

28 / 75

Tarih felsefesi, bilim felsefesi, hukuk felsefesi gibi terkiplerde ilk kelime alanı verirken ikinci kelime bakış açısını vermektedir. Tarihe, bilime ve hukuka felsefi bir bakış açısıyla yönelmek bu terkipleri meydana getirir. Aynı şekilde din felsefesi terkibi de dine felsefi bir bakış açısıyla yönelmektir. Diğer terkiplerde felsefi bakış açısı nasıl uygulanıyorsa din felsefesinde de aynı felsefi bakış açısı kullanılmaktadır. Din felsefesinin bakış açısına dair en temel özelliklerinden biri “aklın imkânlarını kullanmak suretiyle, dinin ana iddialarının temellendirilebilmesi için mümkün olan en ileri noktaya kadar gitmeye çalışmaktır.”
Bu parçada din felsefesinin hangi özelliğinden bahsedilmektedir?

29 / 75

Din felsefesi dersinde bir öğrenci hocasına şu soruyu yöneltir: Kutsal kitaplara ve peygamberlere inanmayıp Tanrı’nın varlığına inanmak mümkün müdür?  Hoca şöyle cevap verir: Yarattıktan sonra âlemin
işleyişine müdahale etmeyen bir tanrı anlayışına sahipseniz neden olmasın. Tarihte Batı’da yaşamış birçok düşünür, özellikle Kilise’nin bilime müdahalesine tepki olarak günlük hayata karışmayan, insanı ve evreni yaratıp yasalarını koyduktan sonra kendi hâline bırakan bir tanrı anlayışını benimsemiştir. Bu parçada bahsedilen tanrı anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?

30 / 75

Wittgenstein’a göre dil; çeşitli caddeleri, sokakları, eski ve yeni binaları ihtiva eden bir şehre benzer. Böylesi bir şehir tek bir kalıba sığdırılamaz; aksine nereden bakıldığına göre şehrin hikâyesi değişkenlik gösterir. Dil de böyledir. Dil eğer bir oyunsa -ki öyledir- bu durumda bir değil, birçok dil oyunu söz konusudur. Genel kurallarına dikkat etmek koşuluyla, dil çeşitli şekillerde kullanılabilir. Bu durumda anlamın elde edilebilmesi için, dilin doğrudan kendisinin değil, kullanımının esas alınması gerekir. Buna göre din dili konusunda Wittgenstein’ın aşağıdakilerden hangisini savunması beklenmez?

31 / 75

İslam ahlak felsefesinde;
 Büveyhiler devrinin ünlü düşünürlerinden olan,
 Aristo’nun etkisinde kalarak ahlakın eğitimle değiştirilebileceğini savunan,
 uzlete dayalı çileci bir ahlak anlayışını reddederek gerçek hazzın kaynağının Allah olduğunu savunan,
 ahlaka dair sistematik bir eser olan Tehzibü’l-Ahlak’ı yazan
düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

32 / 75

İslam düşünce ekollerinden Tabiiyyun, Tanrı’nın ve ruhun varlığını kabul etmekle birlikte, sosyal, siyasal ve psikolojik bütün hadiselerin ve durumların doğal yasalarla açıklanabileceğini savunmaktadır. İslam
düşüncesinde ampirist düşüncenin temsilciliğini de yapan bu ekol, tabiat felsefesine dayalı bir metafizik kurmaya çalışmıştır. Bu tür iddiaları kanıtlamak adına deney, müşahede ve tümevarım metodunu kullanmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada bahsedilen ekolün kurucusu ve en önemli temsilcisi olarak kabul edilmektedir?

33 / 75

İslam düşünürlerinden Ebu’l-Hasan el-Amiri; insanı, aklı sayesinde varlığa düzen veren bir canlı olarak konumlandırır. Ona göre insan bu vasfı sayesinde aynı zamanda ulvi âlemin süsü olmaya namzettir. Bunun için insanın aklını hikmetle donatması ve dinî vecibeleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi gerekir. Öyle ki Amiri sadece ibadete düşkün olan bir filozofun gerçek anlamda fazilet sahibi olabileceğini belirtmektedir. Bu kapsamda o, Bâtınileri de “Belli bir bilgi düzeyine yükselen kimsenin artık ibadete ihtiyacı yoktur.” şeklindeki görüşlerinden dolayı eleştirmektedir. Bu parçaya göre Amiri’nin aşağıdakilerden hangisine vurgu yaptığı söylenebilir?

34 / 75

El sanatları kursunda öğretmen, öğrencilerine birer ödev vermiştir. Ayşe, bir kâğıt üzerindeki şekli çıkartıp deri, cam veya karton üzerine yapıştıracaktır. Ahmet ise, çeşitli biçimlerdeki levhaları renklendirip sırladıktan sonra fırınlayacaktır. Buna göre, öğrencilerin hazırlayacakları ödevlerin ilgili olduğu İslam sanatları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Ayşe - Ahmet

35 / 75

Emine Servet Hanım’ın 1872 yılında hüsnühat sanatıyla yapmış olduğu bu levhada, Hz. Muhammed’in fiziki ve ahlaki özellikleri anlatılmaktadır.
Bu tür levhalara İslam sanatında verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

36 / 75

Minyatür sanatı ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

37 / 75

Hicaz bölgesindeki şehirler arasında;
 Mekke’nin doğusunda Sakîf Kabilesi’nin yaşadığı,
 Mekkelilerin sayfiye yeri olarak kullandığı,
 üretilen ziraat mahsulü ve deri gibi ürünlerinin Kureyş tacirleri tarafından, Arap Yarımadası dışına ihraç edildiği,
 halkının başta karşı çıkmasına rağmen daha sonra heyet göndererek İslam'ı kabul ettiği
şehir aşağıdakilerden hangisidir?

38 / 75

İslam kurumları içerisinde;
 sınır güvenliğini sağlama maksadıyla inşa edilen,
 sınırların genişlemesiyle birlikte kervansaray olarak hizmet veren,
 İslam’ın tebliğ edilmesi ve ilmî faaliyetler için de kullanılan
yapı aşağıdakilerden hangisidir?

39 / 75

Emevi Devleti'nde;
 kaybolan otoriteyi tekrar tesis etmesi,
 ilk İslam parasını tedavüle sokması,
 yaşanan isyanları bastırması,
 devlet teşkilatında önemli düzenlemeler gerçekleştirmesi
gibi sebeplerle tarihçiler tarafından, Emevi Devleti'nin ikinci kurucusu olarak kabul edilen
yönetici aşağıdakilerden hangisidir?

40 / 75

Hz. Osman dönemi sadece parlak zaferlerin gerçekleştirildiği bir süreç değil, aynı zamanda İslâm toplumunu derinden sarsan hadiselerin yaşandığı bir dönem olmuştur. Öyle ki Hz. Osman’ın yaptığı birçok
faaliyet hem kendi döneminde hem de sonrasında eleştirilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada bahsedilen eleştirilerden biri değildir?

41 / 75

Hz. Muhammed;
I. Mekkeli müşriklerle Hudeybiye Antlaşması’nı imzalama,
II. çevredeki devletlerin yöneticilerine İslam’a davet mektupları gönderme,
III. hac için kalabalık bir Müslüman topluluğuyla Medine’den yola çıkma,
IV. cemaate imamlık yaparak namaz kıldırmak üzere, yerine Hz. Ebu Bekir’i görevlendirme
fiillerinden hangilerini Mekke’nin fethinden sonra gerçekleştirmiştir?

42 / 75

“Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır. Allah’ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah’ın haram kıldığını helal kılmak için haram ayı bir yıl helal, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkârcı toplumu doğru yola iletmez.” (Tevbe, 9:37) Bu ayette kınanan Cahiliye uygulaması
aşağıdakilerden hangisidir?

43 / 75

Hz. Muhammed’in, Hicret’in sekizinci yılında İslam’a davet için Busra’ya gönderdiği elçi yolda şehit edildi. Bunun üzerine Hz. Muhammed üç bin kişilik bir ordu hazırladı ve bölgeye gönderdi. Orduyu komuta etmek üzere de sırasıyla üç kişiyi görevlendirdi ve bunların ölümü hâlinde istedikleri birini komutan seçebileceklerini söyledi. Bizans’ın gönderdiği yüz bin kişilik orduyla üç bin kişilik İslam ordusu arasında gerçekleşen savaşta Hz. Muhammed’in görevlendirdiği komutanların hepsi şehit oldu ve daha sonra sancağı alan Halid b. Velid’in taktik başarısı sayesinde büyük bir kayıp yaşanmadan savaş son buldu.
Bu parçada bahsedilen savaş aşağıdakilerden hangisidir?

44 / 75

Mekkeli müşriklerin Hz. Muhammed’i tebliğ faaliyetinden vazgeçirmek ve ona inananları İslam’dan döndürmek için giriştikleri bütün mücadeleler başarısız olmuş ve inananların sayısı gün geçtikçe artmaya devam etmiştir. Bunun üzerine onlar, Hz. Muhammed’i bu faaliyetinden güzellikle vazgeçirmeyi planlamışlar ve bu amaçla ona bazı tekliflerde bulunmuşlardır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?

45 / 75

Emeviler, kendi iktidarlarını sağlam temellere oturtmak ve toplumdaki muhalif hareketlerin direncini kırmak için her şeyi Allah’ın iradesiyle ilişkilendirmek istiyorlardı. İlahi irade sonucu iktidara geldiklerini, toplumdaki buhranların ve yönetimdeki olumsuzlukların kendileriyle bir ilgisinin olmadığını ve her şeyin Allah’ın takdiriyle olduğunu ileri sürüyorlardı. Emevi iktidarının bu olumsuz yaklaşımına ve insan iradesini yok saymasına karşı çıkan bazı âlimler, insanın kaderinin kendi elinde olduğunu, insanın iyilik ve kötülüğü tamamen kendi iradesi ve gücüyle gerçekleştirdiğini ileri sürmüşlerdir.
Bu âlimlerin görüşleri zamanla sistemleşerek İslam dünyasında aklı merkeze alan bir mezhebin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Bu parçada bahsedilen mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

46 / 75

Şii fırkalarına göre Allah’ın belli bir şekilde gerçekleşeceğini haber verdiği bir olay, daha sonradan başka şekilde vuku bulabilir. Bu düşüncenin ortaya çıkışıyla ilgili rivayet şu şekildedir: Muhtar es-Sekafi bir
savaş öncesinde askerlerine, Allah’ın kendilerini zafere ulaştıracağını bildirir ancak mağlup olur. Bunun üzerine Allah'ın kendisine zafer takdir ettiğini ancak sonradan ilminde değişiklik olduğunu söyler. Bu görüşünü temellendirmek için de Kur'an'daki bazı ayetleri kullanır. Bu parçada bahsedilen düşünce, aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilir?

47 / 75

Tanrı’nın lahuti ve nasuti şeklinde iki yönü bulunmaktadır. Lahuti açıdan, aşkın ve içkindir; kullarının idrakinin de ötesindedir. Kullarının kendisini bilip tanıyabilmesi için bazı dönemlerde nasuti bir kalıba
girmiştir. Âdem, Nuh, Yakub, Musa, Süleyman ve İsa dönemlerinde sırasıyla Habil, Şit, Yusuf, Yuşa, Asef ve Petrus şeklinde tecelli etmiştir. O, son olarak Hz. Muhammed döneminde Ali’ye tecelli etmiştir. Bu
nedenle Ali zahirde imam, bâtında ilahtır. Tanrı anlayışı hakkındaki bu görüşler aşağıdaki mezheplerden hangisine aittir?

48 / 75

Kitap fuarını ziyaret eden ilahiyat fakültesi öğrencisi Zeynep, eline aldığı bir eserin arka kapak yazısında şu bilgilerin yer aldığını görür: “Tevhid inancı, sadece Allah’ın bir ve tek oluşunu kabul etmek ve bunu dil ile söylemek ile gerçekleşmiş olmaz; Rab oluşunda, ilah oluşunda, zat ve sıfatlarında Allah’ı birlemek ve buna uygun davranışlar sergilemek gerekir. Hayatının her safhasında buna özen gösteren bir kimse, gerçek muvahhid olma vasfını kazanır. Allah’a yakınlaşmak için başka şeyleri vesile kılan bir kimsenin ise müşrikten hiçbir farkı yoktur.” Okuduklarını, İslam mezhepleri tarihi dersinde öğrendikleri ile değerlendiren Zeynep, bu bilgilerin bir mezhebin düşüncelerini yansıttığını fark eder. Bu parçada bahsedilen mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

49 / 75

Yeni Müslüman olan ve iman ettiğini dile getirmek isteyen bir kimsenin bütün iman esaslarını tek tek sayması beklenmez. Bundan dolayı İslam âlimleri, kişinin mümin sayılması için kelime-i tevhidde yer alan hususları dile getirip tasdik etmesini yeterli görmüşlerdir. Bu parçada imanın hangi türünden bahsedilmektedir?

50 / 75

Aşağıdakilerden hangisi Şii mezheplerin imamet hususunda ittifak ettiği görüşlerden biri değildir?

51 / 75

Kelamcılar, hakkında iki veya daha fazla hükmün verilme ihtimali bulunan bir konuda bütün ihtimalleri sıralamak, ardından da bu ihtimallerden yanlış olanları ayıklayıp doğruya ulaşmak şeklinde bir akıl yürütme yöntemini zaman zaman kullanmışlardır. Örneğin âlem ya hâdis ya da kadimdir; kadim olabilmesi için varlığının kendisinden olması gerekir. Ancak tabiattaki değişim ve dönüşüm, onun varlığının kendisinden değil, bir başkasından kaynaklandığını göstermektedir ki bu onun kadim olamayacağının delilidir. Kadim olmadığı ispat edilince de âlemin zorunlu olarak hâdis olduğu anlaşılır.
Bu parçada sözü edilen yöntem aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilmektedir?

52 / 75

Eşari kelamcıları başta olmak üzere birçok İslam âlimine göre Gazali, ehlisünnet kelamında bir dönüm noktasıdır. Bundan dolayı Gazali’den önceki döneme mütekaddimun, sonrasına ise müteahhirun kelamı adı verilir. Bu ayrımda aşağıdakilerden hangisinin belirleyici olduğu söylenebilir?

53 / 75

İstanbul’dan Ankara’ya hızlı trenle seyahat etmekte olan Hasan, yanında oturan yolcunun kendisi gibi dinî içerikli bir kitap okuduğunu fark eder. İlk fırsatta tanıştığı ve adının Kamil olduğunu öğrendiği bu yolcu ile aralarında genel dinî konulardan itikadi ve kelami konulara evrilen koyu bir sohbet başlar. Sohbet sırasında Kamil, Al-i İmran Suresi’nin 7. ayetinde geçen “...kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir.” şeklindeki ifadeye dikkat çeker ve bazı ayetlerde Allah hakkında kullanılan vech (yüz), istiva (oturma) ve ayn (göz) gibi sözcüklerin asla yorumlanmaması gerektiğini ve yorumlanmaya çalışılsa da bunun mümkün olmadığını belirtir. Kamil’in bu yaklaşımı, aşağıdaki mezheplerden hangisiyle ilişkilendirilebilir?

54 / 75

Bir şeyin görülebilmesi için onun var olması ve bir yönde bulunması gerekir. Bir mekân ve yönde bulunmak ise yaratılmışlık alameti olan hususlardır. Hâlbuki Allah tüm bu alametlerden münezzehtir. Bu sebeple Allah’ın ahirette görülebileceğini söylemek onun uluhiyetine zarar verir. Bu şekilde düşünen bir kelamcının aşağıdaki mezheplerden hangisine mensup olması beklenmez?

55 / 75

Hac ibadeti kapsamında yerine getirilen;
I. Arafat’ta vakfe yapma,
II. ihrama girme,
III. Şeytan taşlama,
IV. tavaf yapma
uygulamalarından hangilerinin umre sırasında da yapılması zorunludur?

56 / 75

Hanefi olan Zülküf Bey otobüsle Erzurum’dan İzmir’e gitmek üzere saat 12.00’de yola çıkacaktır. Saat 10.00’da evinde ayağını yıkayarak abdest aldıktan sonra mestini giyer ve otobüse biner. Saat 14.00'te verilen molada tuvalete giderek abdestini bozar ve yolculuğuna devam eder. Otobüsün saat 16.00'da tekrar mola verdiği sırada mestin üzerine mesh yaparak abdestini alır ve namazını kılar. Buna göre Zülküf Bey’in meshinin başladığı zaman ve süresiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Başladığı zaman    Toplam süresi

57 / 75

Zekât niyetiyle yapılan;
I. fakire gıda yardımında bulunmak,
II. camiye halı bağışlamak,
III. Türkiye’nin ağaçlandırılması için çalışan bir derneğe bağış yapmak
şeklindeki yardımlardan hangilerinin geçerli olduğu söylenebilir?

58 / 75

Hanefilere göre, mükellefin yaptığı fiiller gerekli rükünleri, şartları ve kurucu unsurları taşıyıp taşımamalarına göre üçe ayrılır.
Buna göre;
I. gerekli bütün şart ve rükünleri taşıyan,
II. rükünlerinde veya kurucu unsurlarında eksiklik olan,
III. rüknü veya temel unsurları tamam olduğu hâlde sıhhat şartlarında eksiklik bulunan fiillere verilen isimler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak sıralanmıştır?

I        II       III

59 / 75

Haber-i vahid olarak rivayet edilen bir fiilî sünnet;
I. hem sübutu hem de delaleti kati,
II. hem sübutu hem de delaleti zanni,
III. sübutu kati; delaleti zanni,
IV. sübutu zanni; delaleti kati
şeklindeki delil tasniflerinden hangilerine girebilir?

60 / 75

Mustafa ve eşi bir mağazadan yemek takımı satın alırlar. İlk yıkamadan sonra rengi solması sebebiyle aldıkları yemek takımını mağazaya geri götürürler. Mağaza yetkilileri, bu durumdan kendilerinin sorumlu
olmadığını, bundan dolayı da herhangi bir iade veya değişim işlemi yapamayacaklarını söylerler. Mustafa bunun üzerine çok sinirlenir ve “Yemin ederim ki bir daha bu mağazadan alışveriş yapmayacağım.” der. Ancak eşi, Mustafa’nın yemin ettiğini bilmesine rağmen ısrar ederek bir süre sonra o mağazadan tekrar alışveriş yapmasına sebep olur. Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

61 / 75

Çiftçilikle uğraşan Ali Bey, hasat zamanı buğdayını taşımak için komşusu Süleyman Bey’den traktörünü ister. Süleyman Bey, komşusunun ihtiyacını gidermek ve ona yardımcı olmak amacıyla traktörünü kendisine bir aylığına bedelsiz olarak verir. Ali Bey, komşusunun istek ve rızasına uygun olarak traktörü kullanır ve işi bittikten sonra da söz verdiği gibi traktörü iade eder. Bu yardımlaşma biçimini ifade eden akit aşağıdakilerden hangisidir?

62 / 75

“Kim namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, hac yapar, Ramazan’da oruç tutar ve misafiri ağırlarsa cennete girer.” hadisi, İbn Abbas’tan merfu ve mevkuf olarak iki farklı şekilde rivayet edilmiştir. Yapılan araştırmada rivayetin mevkuf olan isnadının sahih olduğu tespit edilmiş; merfu olanında ise zayıf bir ravi fark edilmiştir. Bundan dolayı hadisin merfu rivayeti kabul edilmemiştir. Bu parçada bahsedilen rivayetler aşağıdaki kavram çiftlerinden hangisiyle ifade edilir?

63 / 75

“Ben, salih kullarıma hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği nimetler hazırladım.” Bu ifadenin, aşağıdaki hadis türlerinden hangisine girdiği söylenebilir?

64 / 75

Sahabeden Şeddad b. Evs’in rivayet ettiği bir hadise göre Hz. Muhammed, Hicret’in sekizinci yılında oruçlu kişinin hacamat yaptırmasını yasaklamış ve “Hacamat yapan da yaptıran da orucunu bozmuş olur.”
buyurmuştur. Ancak İbn Abbas’tan gelen bir hadiste Hz. Muhammed’in Veda Haccı sırasında oruçlu ve ihramlı iken hacamat yaptırdığı bildirilmiştir. Bu durum aşağıdaki kavram çiftlerinden hangisiyle
ifade edilir?

65 / 75

Önceleri hadisler sema adı verilen ve sözlü aktarıma dayanan bir yolla şeyhten öğrencilere aktarılmıştır. Hadis eğitim ve öğretiminin daha sistematik hâle gelmesiyle birlikte bu yöntemin yanında kıraat, kitabet, arz, münavele, vicade, icazet, i’lâm gibi metotlar da gelişmiş ve hadisler pek çok yolla aktarılmaya başlanmıştır. Bu aktarım faaliyetinin genel adı aşağıdakilerden hangisidir?

66 / 75

Fikret Hoca hadis dersinde, her bir öğrencisine farklı bir sahabenin ismini vererek bu kişilerin rivayetlerini incelemelerini istemiştir. Öğrencilerin biri bu amaçla bir eseri incelemiş fakat aradığı sahabenin rivayet ettiği hadislerin bu eserde farklı konulara dağılmış hâlde yer aldığını görmüştür. Bunun üzerine bir arkadaşından yardım istemiş, arkadaşı da ona farklı metotlarla yazılmış hadis kitapları olduğunu ve eğer ravileri merkeze alarak hadis arıyorsa bu şekilde tasnif edilmiş eserlere müracaat etmesi gerektiğini söylemiştir.
Bu öğrencinin aşağıdaki eserlerden hangisine başvurması gerektiği söylenebilir?

67 / 75

Kur’an-ı Kerim’de insanın topraktan, balçıktan, cıvık çamurdan, kupkuru balçıktan yaratıldığı şeklinde birbirinden farklı ifadeler yer almaktadır. Bu ayetlere bakıldığında insanın hangi maddeden yaratıldığı
konusunda ilk bakışta bir tezat varmış gibi gözükmektedir. Ancak konu ile doğrudan ve dolaylı olarak ilgili ayetlere geniş bir perspektiften bakıldığında bunun bir tezat olmadığı, bilakis söz konusu ayetlerin
insanın yaratılışının çeşitli aşamalarına işaret ettiği görülmektedir.
Bu tür anlatımlar aşağıdaki Kur’an ilimlerinden hangisi kapsamında incelenmektedir?

68 / 75

Vahyin iniş sürecinde ayetlerle ilgili anlaşılmayan kimi hususlar, sahabe tarafından Hz. Muhammed’e sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Onun vefatı sonrasında önce Kur’an’a ve Sünnet’e müracaat edilmiş, bu ikisinden hareketle cevaplanamayan hususlar bağlamında ise zaman zaman rey ve içtihada başvurulmuştur. Bu durum, ayetlerin nasıl anlaşılacağı ve yorumlanacağı noktasında görüş ayrılıklarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu görüş ayrılıklarının sebeplerinden biri Itlak-takyid farklılığı Tedvin-tasnif ayrımı Umum-husus ihtilafı Mensuh-muhkem ihtimali Vücuh-nezair olgusu

69 / 75

Müşrikler Kur’an-ı Kerim’in Allah kelamı olduğunu inkâr ediyor; onu Hz. Muhammed’e birilerinin yazdırdığını, onun bir şiir olduğunu söylüyorlardı. Allah da onları bu iddialarını ispatlamaya çağırıp “...Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah’tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi on sure getirin.”(Hud, 11:13), ve “Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydi onun benzeri bir sure getirin...” (Bakara, 2:23) teklifinde bulunmuştu. Bu parçada anlatılan husus aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?

70 / 75

Müfessirlerin ayetler arasında neshin gerçekleşebilmesi için ileri sürdükleri şartlar arasında;
I. ayetler arasında uzlaştırılamayacak derecede bir müşkilin varlığı,
II. iyilik ve kötülük vasfı taşıyan bir hükümle ilgili olması,
III. nasih olduğu kabul edilen ayetin mensuhtan sonra nazil olması
hususlarından hangileri yer almaktadır?

71 / 75

Müfessirler, Kur’an-ı Kerim’deki bir kelimenin tefsirini yaparken lafızları farklı olsa da aralarında anlamsal açıdan bir yakınlık olduğunu düşündükleri kelimeleri birbiriyle açıklarlar. Örneğin mana itibarıyla ahirette vadedilen nimet ve mükâfat yurdu anlamında kullanılan “cennet”, “naîm”, “firdevs”, “adn”, “darü'l-huld” ve “darü's-selam” kelimelerini birbiri ile tefsir eder ve aynı anlamda kullanırlar.
Bu parçada bahsedilen husus aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?

72 / 75

Kur’an okuma ve tecvit dersinde Mehmet Öğretmen, vakıf kurallarını anlattıktan sonra öğrencilerin konuyu kavrayıp kavramadıklarını görmek istemiştir. Bu maksatla Kur’an tilaveti esnasında bir kelimede vakıf yapmış ve sonrasında kaldığı yerden tilavetine devam etmiştir. Bu şekilde yapılmadığında mananın bozulacağını, dolayısıyla mutlaka bu durakta durulması gerektiğini anlatmıştır. Bu parçaya göre Mehmet Öğretmen’in vakıf yaptığı durak aşağıdakilerden hangisidir?

73 / 75

Asım kıraatine göre kelimenin sonunda yer alan hû (ـه ) zamiri;


kelimelerinin hangilerinde uzatılarak okunur?

74 / 75

Kur’an tilaveti esnasında;
I. sakin mim (āْ) harfinden sonra dal (د (harfi,
II. sakin lam (ْĂ) harfinden sonra ra (ر (harfi,
III. sakin nun (ăْ ) harfinden sonra kaf (ق (harfi

gelmesi durumunda uygulanacak tecvit kaideleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
I           II           III

75 / 75

Seçmeli Kur’an-ı Kerim dersinde dört öğrenci Kur’an’ı şu şekillerde okumuşlardır. Ömer, harflerin hakkını vererek yavaş yavaş; Ahmet, ne hızlı ne yavaş orta bir okuyuşla; Mehmet de tecvit kaidelerine uyarak hızlıca Kur’an’ı tilavet etmiştir. Ali ise harflerin mahreçlerini kaydırarak ve sıfatlarını kaybederek süratlice okumuştur. Bunun üzerine öğretmen, Ali'ye bu okuyuş şeklinin caiz olmadığını ifade etmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen okuma şekillerinden biri değildir?

Skorunuz

The average score is 71%

0%

Çıkmış Sorular
2018 – ÖABT / DKAB – Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

2018-ÖABT/DKAB

1 / 50

Çoklu zekâ, sadece eğitimin sunulması sürecinde değil, aynı zamanda sunulan eğitimin ölçülmesi ve değerlendirilmesi sürecinde de başvurulması gereken bir yaklaşımdır. Kur'an-ı Kerim dersi bu bakımdan oldukça elverişlidir. Zira öğretmen hem anlattığı harf ve tecvid bilgilerini yazılı sınav ya da çoktan seçmeli testlerle yoklayabilmekte hem de performans değerlendirme ölçekleri ile öğrencilerin ezber surelerini ve usulüne uygun bir şekilde tilavette bulunmalarını değerlendirebilmektedir. Dersin değerlendirme sürecini bu şekilde planlayan bir öğretmenin
I. sözel,
II. görsel,
III. sosyal,
IV. ritmik
zekâ türlerinden hangilerini yokladığı söylenebilir?

2 / 50

“En iyi öğrenme, öğrenciye sunulacak en somut yaşantı ile olabilir. En somut yaşantı ise gerçek yaşantılardır.” ilkesini esas alarak “Günlük Konuşmalarımızda Dinî İfadeler” konusunu işlemek isteyen bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin, öğrencilerine aşağıdaki etkinliklerden hangisini yaptırması beklenir?

3 / 50

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından İngiltere’de din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görevlendirilen Bekir Öğretmen, burada bulunduğu zaman zarfında hem görevini sürdürmüş hem de çevresindeki okullarda dinî bilginin nasıl öğretildiğine dair gözleme dayalı araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmaların birinde ziyaret ettiği okulun müdürü, benimsedikleri din öğretimi modeli hakkında bilgi vermiş ve bu modeli benimsemelerini şu şekilde gerekçelendirmiştir: Biz İngilizler çoğulcu bir toplumuz, çünkü ülkemizde çok farklı din ve mezhep bulunmaktadır. Dolayısıyla biz sadece farklı inançlar hakkında öğrencileri bilgilendirmekle yetiniriz. Herhangi bir din ve inancı öncelemeyiz. Buna göre, Bekir Öğretmen’in ziyaret ettiği okulda aşağıdaki din öğretimi modellerinden hangisinin merkeze alındığı söylenebilir?

4 / 50

Bir meslek dersleri öğretmeni, teknik ıstılahın çok fazla yer aldığı hadis dersinde öğrencilerin hadisleri daha iyi akılda tutabilmeleri için kavram haritası tekniğine başvurmak ister. Bu amaçla derste, tahtanın en üstüne “Hadis Türleri”, bunun altına ise üç ok çıkararak “Kaynağına Göre Hadisler”, “Ravi Sayısına Göre Hadisler” ve “Sıhhat Derecesine Göre Hadisler” şeklinde alt başlıklar oluşturup bu başlıkların altına da ilgili hadis terimlerini yazmayı planlamaktadır. Bu öğretmenin, aşağıdaki kavram haritası türlerinden hangisini kullanması beklenmez?

5 / 50

2018 yılında yayımlanan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı'nda “Yahudilik ve Hristiyanlık” ünitesinin açıklamalar bölümünde şu ifadeler yer alır: “Ünite genelinde konular, öğrenci seviyesine uygun olarak ana hatlarıyla ele alınır; anlatımlarda nesnel ve tasviri (betimleyici) bir yöntem benimsenir; dinlerin kendi epistemolojik kabulleriyle tanıtılmasına özen gösterilir.” Buna göre bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin dersinde aşağıdakilerden hangisine yer vermesi beklenmez?

6 / 50

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde Osman Öğretmen, “Hz. Muhammed’i Tanıyalım” ünitesinin sonunda öğrencilerine bir test uygulamıştır. Testte, Hz. Muhammed’in ne zaman ve nerede doğduğu, anne-baba, dede, eş ve çocuklarının isimlerinin neler olduğu ve kaç yaşında süt anneye verildiği gibi bazı sorular sormuştur. Osman Öğretmen, bu testte Tam Öğrenme Modeli’ndeki giriş davranışlarından hangisini ölçmeyi amaçlamıştır?

7 / 50

James M. Lee, din eğitimi ve öğretiminde yaygın olarak kullanılan öğreten merkezli klasik yaklaşımı, “nakil metodu” olarak tanımlamaktadır. Orta Çağ'dan bu yana din öğretimine hâkim bu yaklaşım, ona göre öğretenin ders anlatımı üzerine kuruludur. Lee, bu yaklaşımı bir vaaz etkinliğine benzetmekte ve eğitsel açıdan bazı sorunlar ihtiva ediyor olması gerekçesiyle doğru bulmamaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu sorunlar arasında yer almaz?

8 / 50

Bir din eğitimi öğretmeni, özel öğretim yöntemleri dersinde dostluğun günümüzdeki değeri konusu üzerinden altı şapkalı düşünme tekniğini anlatmayı planlar. Bunun için öncelikle öğrencilere beyaz şapkanın tarafsızlığı, siyah şapkanın kötümserliği, kırmızı şapkanın duygusallığı, sarı şapkanın iyimserliği, mavi şapkanın analizi, yeşil şapkanın ise yaratıcı düşünmeyi temsil ettiğini anlatır. Ardından öğrencilerin konu hakkındaki düşüncelerini ifade eden şapkayı takmalarını ve görüşlerini söylemelerini ister. Tartışma sırasında söz kendisine gelince Ahmet’in, “Günümüzde dostluklar eskisi gibi değil öğretmenim! Hatta her geçen gün daha da kötüye gidiyor...” şeklindeki ifadelerine karşı, söz
alan Meryem, “Dostlukla ilgili bir problemin olduğu doğrudur. Ancak ben bunun dostluğun ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Eskiden kırsal bölgelerde yaşıyorduk, bu yüzden de küçük yerlerdeki insanların birbirini tanıması daha kolay ve dostlukları da daha kalıcı oluyordu. Ancak günümüzde insanlar şehirlerde yaşıyor ve kalabalık ortamlarda dostluk kavramı da anlam değişimine uğruyor. Bu durum dostluğun ortadan kalktığı şeklinde yorumlanamaz. Aslında olan şey, dostluğun kaybolması değil, bir toplumsal değişimdir.” şeklinde görüşlerini ifade eder. Buna göre Meryem’in kullandığı şapkanın rengi aşağıdakilerden hangisidir?

9 / 50

Öğretmenlik uygulaması dersi kapsamında bir ortaokulda staj yapan ilahiyat fakültesi öğrencisi, “İslam Düşüncesinde Yorumlar” konusunu anlatırken soru-cevap yöntemine başvurur. Dersin başında öğrencilere “Sizce dinî yorumlar birer zenginlik midir?” sorusunu yöneltir. Tüm öğrenciler, “Evet!” cevabını verirler. “Peki, bu zenginliğe saygı duymalı mıyız?” sorusunu ise öğrencilerin tamamı benzer şekilde “Evet, duymalıyız.” diyerek yanıtlar. Öğretmen adayı, sonraki ders bu yorumların ayrıntılarına değinirken, bazı
öğrencilerin bunları İslam ile bağdaştıramadıklarına ve buna tepki gösterdiklerine şahit olur. Bir önceki derste farklılıklara saygı duyulması gerektiğini söyleyen öğrencilerin bu tepkilerine çok şaşırır. Olayı paylaştığı uygulama öğretmeni, onun yaptığı hatalara ve soru-cevap yönteminde nelere dikkat etmesi gerektiğine dair tavsiyelerde bulunur.
Bu durumda uygulama öğretmeninin aşağıdakilerden hangisini söylemiş olması beklenmez?

10 / 50

2018-ÖABT/DKABAydın Öğretmen, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde “Kötü Alışkanlıklar” konusunun öğretimi için sınıfa elinde renkli şekerlerin olduğu bir kâse ile girer ve her bir öğrencinin bu kâseden birer şeker almasını ister. Daha sonra herkesin aldığı şekerin rengine bakmasını ve şekeri aynı renkte olanların bir araya gelmelerini söyler. Bu esnada şeker renkleri ile uyumlu olmak üzere kırmızı, sarı, yeşil ve mavi renklerde hazırladığı kartonları en öndeki dört sıraya yerleştirir. Buna göre kırmızı kartonun üzerinde “Kötü Alışkanlıkların Zararları”, sarıda “Haydi Slogan Bulalım!”, mavide “Nasıl Başlıyor?” ve yeşilde “Şimdi Ne Yapmalı?” başlıkları yazmaktadır. Her grubun öncelikle kendi rengi olan kartonun bulunduğu sıranın hizasına geçmesini ve içlerinden birini sözcü seçmesini söyler. Ait oldukları başlığa uygun ifadeleri sıraya bırakılan kartona yazmaları için beş dakika süre verir. Sonra sözcülerin temsil ettikleri kartonlarda sabit kalmasını, grupların diğer üyelerinin yer değiştirmesini ister. Bunu üç kez tekrarlayarak her gruba tüm kartonlara fikirlerini yazmaları için fırsat tanımış olur. Dersin sonunda ise sözcüler ellerindeki kartonlarda yazan ifadeleri sınıfla paylaşırlar. Aydın Öğretmen’in bu etkinlikte uyguladığı teknik aşağıdakilerden hangisidir?

11 / 50

Hz. Muhammed'den sonraki süreçte geniş bir coğrafyaya yayılan Müslümanlar, buralarda yerleşik bulunan dinî, kültürel ve fikrî akımlarla karşı karşıya gelmişlerdir. Zaman zaman fikrî tartışmaların ve gerilimlerin yön verdiği bu karşılaşma, aynı zamanda söz konusu akımları anlamaya yönelik bir çabayı da beraberinde getirmiştir. Hint dinleri ve kültürü ile ilgili kıymetli ve objektif bilgiler sunan Kitâbu’t-Tahkik Mâ li’l-Hind adlı eser, bu çabanın miladi 11. yüzyılda kaleme alınmış önemli örneklerinden birisidir. Birinci el kaynaklara ve yerinde gözlemlere dayanılarak hazırlanmış olan bu eser, günümüzde de dinler tarihi araştırmacılarının vazgeçemediği önemli bir kaynak hüviyetindedir. Bu eserin müellifi aşağıdakilerden hangisidir?

12 / 50

Tabloda numaralandırılmış yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

I       II       III

13 / 50

Yurt dışında okuyan Ali, sınıf arkadaşlarıyla grup hâlinde öğle yemeğine gider. Ali’nin önerisi üzerine bir Türk restoranını tercih ederler. Garson menüyü getirdiğinde herkes siparişini verir. Ancak Yahudi inancına mensup olan Alex, menüdeki her şeyi yiyemeyeceğini ifade eder. Buna göre Alex’in aşağıdakilerden hangisini sipariş vermesi beklenmez?

14 / 50

I.   Eski Ahit, İsa Mesih’i müjdelemesinden dolayı Hristiyanlarca kutsal kabul edilir.
II.  Bazı İncillerin “sinoptik” olarak adlandırılmasının nedeni Pavlus tarafından yazılmış olmasıdır.
III.  Yeni Ahit; Matta, Markus, Luka ve Yuhanna İncilleri olmak üzere toplam dört kitaptan oluşur.
IV.  Kilise tarafından sahih ve otantik kabul edilmeyen metinlere “apokrif” adı verilir.
Hristiyanlıkta kutsal kitap anlayışı ile ilgili olarak yukarıdaki yargılardan hangileri doğrudur?

15 / 50

Cumhuriyet Dönemi'nde yüksek din öğretimi ile ilgili;
I.   Yüksek İslam enstitülerinin açılması,
II.  Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin kurulması,
III. Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinin kurulması
verilen gelişmelerin kronolojik sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?

16 / 50

Geleneksel ve modern eğitim-öğretim yöntem ve tekniklerinin kullanımıyla birlikte günümüzde din eğitimi ve öğretimi, bilimsellik açısından farklı bir boyuta taşınmıştır. Ancak bu süreçte yaş, cinsiyet, eğitim durumu, hedef ve konular göz önünde bulundurularak tercih edilecek yöntem ve tekniklerin belirlenmesinde bazı sorunlar gündeme gelmiştir. Bu sorunları ortadan kaldırmaya dönük çalışmaların bir sonucu olarak oluşan bilimsel bilgi birikimi, din eğitimi biliminin bir alt disiplini olan Din Öğretiminde Özel Öğretim Yöntemleri’nin doğmasına zemin oluşturmuştur. Bu gelişmeler, Batı’ya kıyasla Türkiye’de daha gecikmeli seyretmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu gecikmenin nedenleri
arasında gösterilemez?

17 / 50

Tanrı’nın varlığını delillendirmeye olan ihtiyacın bizzat dinî metinlerin kendisinden, inancı taklid seviyesinden tahkik seviyesine çıkarmaktan, şüpheden kurtulmaktan, bilimsel verilerle inancın uyumunu sağlamaktan kaynaklandığı söylenir. Bununla birlikte bazı filozofların felsefi sistemlerini tamamen Tanrı fikrine dayandırmaları da bu gerekçeler arasında sayılır. Aşağıdakilerden hangisi bu filozoflardan biri değildir?T

18 / 50

Gazali, insanın kendi öz varlığına ve dış dünyada görülen hayret uyandırıcı güzelliklere nazar etmesini ve Allah’ı bilmesini, onu hayvandan ayıran en önemli özellik olarak görür. Ona göre aklı başında bir insanın bu güzelliklere bakıp bunların bir yaratıcıdan müstağni olduğunu düşünmesi mümkün değildir. Gazali, güzelce örülmüş bir ipek kumaşı buna örnek gösterir ve bu kumaşın, her türlü kudretten yoksun bir terzi tarafından meydana getirildiğini söyleyen kişinin, bu sözü ile yalnızca cehaletini açığa vurmuş olacağını dile getirir. Gazali’nin bu sözleri, Tanrı’nın varlığıyla ilgili delillerden hangileriyle ilişkilidir?

19 / 50

Tevrat’ta, kendisini Tanrı adamı olarak tanıtan bir şahsın Hz. Yakub’un karşısına çıktığından ve onunla sabaha kadar güreştiğinden bahsedilir. Söz konusu şahıs, uzun bir mücadele vermesine rağmen Hz. Yakub’u yenememiş, sabah olunca da onu kutsayıp “Tanrı’yla uğraşan” anlamında “İsrail” olarak isimlendirmiştir. Bu parça aşağıdaki tanrı tasavvurlarından hangisine örnek oluşturur?

20 / 50

Çalışmalarında modern insanın sorunları üzerinde duran Viktor Frankl, psikoloji ekollerinin insanı açıklama yolunda gösterdikleri çabaları yetersiz bulmuş, anlamı merkeze alan yeni bir model geliştirmiştir. Bu modelde Frankl, dinsel inanç ve değerlerin yararlarını ortaya koymuş, din ile psikolojinin ilişkisine vurgu yapmıştır. Onun din ve anlam merkezli yaklaşımı, bazı düşünürler tarafından modern psikoloji ve psikiyatrinin yaşadığı epistemolojik bunalıma karşı bir çıkış yolu olarak değerlendirilmiştir. Nitekim Frankl, bu anlamda dindar insanların hayatlarını daha iyi anlamlandırabildiklerini ifade etmiştir. Frankl’in bu modeli aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilmektedir?

21 / 50

I.    Dinî hayat düşüşte, seküler ve materyalist kültür yükseliştedir.
II.   Dinin yerine bireysel tinsellik ön plandadır.
III. Örgütlü din güçlü ve etkilidir.
Özellikleri verilen bu toplum tipleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

I   -   II   -  III

22 / 50

Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yapar. Diyanet İşleri Başkanlığına yüklenen bu görev, aşağıdaki din sosyolojisi yaklaşımlarından hangisi kapsamında değerlendirilebilir?

23 / 50

Bir dış ilişkiler uzmanının, incelemelerde bulunduğu ülke hakkında;

Bir buçuk milyonluk nüfusunun % 40-45’i İbazilerden oluşmaktadır.
İbazi kabileler tarafından seçilmiş imamlar, dinî ve dünyevi yetkilerle donatılmış olarak faaliyet göstermektedir.
1972’den beri ülkeyi yöneten Kabus b. Said, İbazi bir aileye mensuptur.
şeklindeki bilgileri içeren bir rapor hazırladığı göz önünde bulundurulursa bu uzmanın hangi ülkeye gittiği söylenebilir?

24 / 50

Bir mezhepler tarihi öğretmeni, öğrencilerini derse hazırlamak amacıyla tahtaya bir örümcek ağı kavram haritası çizer. Ortada içi boş bırakılan yuvarlaktan, oklar çıkarır ve her birinin ucuna “külli akıl, külli nefis, kelime, sabık ve tali” kavramlarını yazar. Daha sonra da öğrencilere yuvarlağın içine yazılması gereken ifadenin ne olduğunu sorar. Buna göre öğrencilerin vermesi gereken doğru cevap aşağıdakilerden hangisidir?

25 / 50

Kıbrıslı Zenon tarafından kurulan Stoacılık, ahlaki idealizm fikrini esas alan bir düşünce ekolüdür. Bu ekole göre bilim, hayat için; hakikat, iyi ve faydalı için; varlığın sebeplerini araştırmak ise hayatın son gayesi olan bilgelik içindir. Bilgeliğin elde edilmesi teorik ve pratik erdemlerin hayata geçirilmesiyle mümkündür; insan ancak bilgece yaşanan bir hayatla mutlu olur. Bu ekolün İslam düşünce geleneğindeki yaygın ismi aşağıdakilerden hangisidir?

26 / 50

Bir televizyon kanalında gerçekleştirilen bilgi yarışmasında, yarışmacıya şu şekilde bir soru yöneltilmiştir: “El yazması eserlerde metnin başlangıcını oluşturan tezhiplenmiş sayfalara ne ad verilir?” Buna göre yarışmacı, aşağıdakilerden hangisini tercih ederse soruyu doğru cevaplamış olur?

27 / 50

İslam felsefecilerinden Kindi; nefsi, bir ağaç olma potansiyelini içinde barındıran tohum olarak değerlendirir. Bu, ilk yetkinlik ve son yetkinlik şeklinde kendi içinde iki aşamadan oluşur. İlk aşama elverişli bir ortamda tohumun kabuğunu çatlatarak ilk filizin belirmesidir. İkinci aşama ise tohumun gelişim evrelerini tamamlayarak kendi türlerine ait bütün özelliklerle ortaya çıkmasıdır. Kindi’nin bu değerlendirmelerle nefsin hangi yönüne dikkat çektiği söylenebilir? 

28 / 50

İslam ahlak felsefecilerinin;
I. külli varlıkların hakikatini bilmek ve bu bilgiyi hakikat doğrultusunda gerektiği gibi kullanmak,

II. değerleri korumak için ölümü bile göze alacak ölçüde yiğitlik gösterebilmek,
III. bedeni eğitip geliştirmek suretiyle onu belalardan koruyabilmek,
IV. her şeyi yerli yerince yapmak

şeklindeki dört temel erdemi ifade etmek için kullandıkları kavramlar sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

I  -  II  -  III  -  IV

 

29 / 50

İslam sanatları tarihi dersinde öğretmen, bir sonraki hafta işlenecek konunun çini sanatı olduğunu söylemiştir. Öğrencilerinin hazırlıklı gelmelerini sağlamak amacıyla onlardan Anadolu’da çini sanatının en güzel örneklerinin hangi mimari eserlerde bulunduğuna dair bilgi toplamalarını ve topladıkları bilgileri görsellerle de destekleyerek sunuya dönüştürmelerini ister. Buna göre öğrencilerin hazırladıkları sunularda aşağıdakilerden hangisine ait görselin bulunması beklenmez?

30 / 50

İbn Sebin, mutlak varlığı temellendirmek için “varlık dairesi” şeklinde bir kavram geliştirmiştir. Ona göre bu daire, mukayyet nitelikteki bütün varlıkları kuşatmaktadır. Mukayyedin mutlaka nispeti ise merkez bir noktanın kuşatıcı daireye nispetine benzemektedir; Allah’ın her şeyin kuşatıcısı olduğunu ifade eden “el-Muhît” ismi tam da bunu anlatmaktadır. Gerçeğin bilgisinin peşinde olan bir arif, aslında vehme dayalı bir daireden ibaret olan dış dünyayı zihninde buna tekabül eden dairenin merkezinde toplamaktadır. Bu daire, mutlak varlığın ihatasıdır ve artık mukayyet varlıklar şuurda “el-Muhît”e eşit mesafedeki bir noktadan ibarettir. Şuur planında gerçekleşen bu idrak ise makrokozmik plandaki hakikatin aynıdır. Buna göre İbn Sebin'in aşağıdakilerden hangisini savunması beklenemez?

31 / 50

Aşağıdakilerden hangisi sigorta akdini caiz görmeyen fakihlerin temel gerekçeleri arasında yer almaz?

32 / 50

İslam hukukunda ceninin hakları ile ilgili olarak,
I.   Miras hakkı sabit olur.
II.  Kendisine yapılan hibe geçerlidir.
III. Kendisine yapılan vakıf geçerlidir.
şeklindeki hükümlerden hangileri doğrudur?

 

33 / 50

Mahsun Dede, hac kafilesinden ayrılarak uzunca bir süre yolunu bulamamış ve bu nedenle hac süresi içerisinde Arafat vakfesine yetişememiştir. Daha sonra kafilesini bulunca din görevlisine gidip başından geçenleri anlatmış ve ne yapması gerektiğini sormuştur. Din görevlisinin verdiği cevabın aşağıdakilerden hangisi olması beklenir?

34 / 50

Şafii ve Hanefi mezheplerinin;
I. kadının kendi nikahının tarafı olabileceği,
II. icab ve kabulün akdin temel unsurlarından olduğu,
III. oruç esnasında unutarak yeme içmenin orucu bozmayacağı
hususlarından hangilerinde ittifakı söz konusudur?

35 / 50

“Bir de Yahudiler, ‘Allah’ın eli bağlıdır.’ dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O’nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir...” (Maide, 5:64) Bu ayette, Allah’ın hangi tür sıfatlarına yönelik bir atıf söz konusudur?

36 / 50

Sistematik kelam dersinde Bekir Öğretmen iman-amel konusuna; “Arkadaşlar! Arapça ‘e-m-n’ kökünden türemiş olan iman sözcüğü, bir kimseyi söylediği sözde doğrulamak ve tasdik etmek anlamına gelir. Terim olarak ise imanın nasıl tanımlanacağı konusunda itikadi mezhepler arasında görüş ayrılıkları söz konusudur. Bazı mezhepler imanı; kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve uzuvlarla amel etmek şeklinde tarif etmişlerdir.” diyerek bir giriş yapmış ve imanı böyle tarif eden mezheplerin isimlerini sıralamıştır. Bekir Öğretmen'in sıraladığı mezhepler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

37 / 50

Dalaletin, daha çok kulun fiili mi yoksa Allah’ın fiili mi olduğu hususu, kelam ilminde üzerinde ihtilaf yaşanan bir konu olmuştur. Bunu sadece kulun fiili olarak görenlerin temel düşüncesi, kötü fiillerin Allah’a nispetinin doğru olmadığıdır. Buna göre, dalalet kulun iradesi ve kudretiyle gerçekleşen bir eylemdir. Bundan dolayı da dalalet fiilinin faili, sapmış bir kimse olarak değerlendirilmelidir. Bu parçadaki görüşü savunan mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

38 / 50

Mehmet Öğretmen derste bir münazara etkinliği düzenlemiş, bunun için de öğrencilerini iki gruba ayırarak her bir gruba farklı bir önermeyi savunma görevi vermiştir. Bu çerçevede birinci grup "Hayat, ilim,  kudret gibi mastar sigasındaki kelimeler, Allah’ın sübuti sıfatlarıdır." şeklindeki görüşü, ikinci grup ise "Mastar sigasındaki kelimeler Allah’a sıfat olarak izafe edilmezler." görüşünü savunmuşlardır. Buna göre ikinci grubun savunduğu görüş, Ehl-i Sünnet mezhepleri tarafından aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilir?

39 / 50

Fatih Öğretmen, tefsir dersinde “Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve arşa istiva eden; geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır.” (Araf, 7:54) ayetindeki "arşa istiva etme" lafzının oturma manasına geldiğini izah etmiştir. Daha sonra bu kelimeyi zahirî olarak ele almanın Allah’ın fiilinin kullarınkine benzetilmesine yol açacağını belirtmiştir. Ayrıca bu şekilde bir yorumun, Allah’a cisim ve mekân izafe etme anlamına geleceğinden bazı âlimlerin bu tür ifadeleri asli manasıyla ele almadıklarını dile getirmiştir. Bu parçada belirtilen husus aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?

40 / 50

“Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin kefareti, ailenize yedirdiğinizin orta hâllisinden on yoksulu doyurmak yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa onun kefareti üç gün oruç tutmaktır...” (Maide, 5:89) ayetinde kasıtlı olarak yemin edip de bu yeminlerini yerine getirmeyenlerin kefaret olarak yapmaları gerekenler sayılmıştır. Ancak ayette oruç tutmanın peş peşe olup olmayacağı açıklanmamıştır. Ebu Hanife, İbn Mesud’un mushafında yer alan “mütetâbiât” yani “peş peşe” ifadesini bağlayıcı bir karine kabul ederek üç gün orucun aralıksız tutulması yönünde hüküm vermiştir. Ebu Hanife’nin bu yorumu aşağıdaki kavramlardan hangisi kapsamında değerlendirilir?

41 / 50

İnsanları hidayete sevk etmeyi amaçlar.
Ayetlerin yorumunda birtakım fennî keşif ve nazariyeleri esas alır.
Ayetlerin zahirî anlamlarından ziyade bâtıni anlamları üzerinde durur.
Ayetlerden ibadet ve diğer alanlarla ilgili kurallar çıkarır.
Bu açıklamalarda aşağıdaki tefsir çeşitlerinden hangisiyle ilgili bilgiye yer verilmemiştir?

42 / 50

Kur’an’a göre Hz. Zekeriyya, kendisinden sonra mabede hizmet edecek bir çocuk vermesi için Allah’a dua etmiştir. Kendisi yaşlı, karısı da kısır olmasına rağmen melekler onu çocukla müjdelemiş ve bu çocuğa verilecek ismin daha önce hiç kimseye verilmediğini bildirmişlerdir. Bu isim aşağıdakilerden hangisidir?

43 / 50

Kur’an’a göre Hz. Zekeriyya, kendisinden sonra mabede hizmet edecek bir çocuk vermesi için Allah’a dua etmiştir. Kendisi yaşlı, karısı da kısır olmasına rağmen melekler onu çocukla müjdelemiş ve bu çocuğa verilecek ismin daha önce hiç kimseye verilmediğini bildirmişlerdir. Bu isim aşağıdakilerden hangisidir?

44 / 50

Hz. Muhammed'in Kur’an’ın farklı lehçelerde okunmasına müsaade etmesi, değişik bölgelerde farklı kıraat biçiminin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bunların en yaygın olanlarından birisi Verş rivayeti ile gelmiş olan ve Mısır haricindeki tüm Kuzey Afrika bölgesinde varlığını sürdüren kıraattir. Bu kıraat aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilmektedir?

45 / 50

Ahmet, teravih namazında Kur’an'ı çok hızlı okuyan imamı takip etmekte zorlanmış, ilk defa böyle bir okumayla karşılaştığı için namaz çıkışında bu okuyuşu imama sormuştur. İmam, Ahmet'e Kur’an’ın sahih olan ve olmayan okuyuş tarzlarının bulunduğunu, kendi kıraatinin de harflerin mahreç ve sıfatlarına, medlerin en az miktarlarına ve tecvit kaidelerine riayet ederek yapılan hızlı okuyuş şekli olduğunu söylemiştir. İmamın sözünü ettiği bu kıraat tarzı aşağıdakilerden hangisidir?

46 / 50

Selçuk Öğretmen hadis dersinde öğrencilere birer hadis ödevi vermiş ve bunların hadis usulü kriterlerine göre incelenmesini istemiştir. Gökhan, incelediği hadisin senedinde etbau’t-tabiin nesline mensup iki ravinin peş peşe düşmüş olduğunu tespit etmiş ve ilgili rivayetin zayıf olduğuna hükmetmiştir. Gökhan’ın tespit etmiş olduğu hadis türü
aşağıdakilerden hangisidir?

47 / 50

Bazı kaynaklarda Ebu Bürde el-Eşari, “Ben günde yüz defa Allah’tan af diliyor ve ona tövbe ediyorum.” hadisini Ebu Musa el-Eşari’den rivayet etmiştir. Ancak hadis ile ilgili araştırmalar sonucunda senedde Egar el-Müzeni yerine yanlışlıkla Ebu Musa el-Eşari’nin zikredildiği tespit edilmiştir. Bu durum hadisin sıhhatini zedeleyen bir kusur olarak değerlendirilmiştir. Bu parçada sözü edilen rivayet kusuru aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

48 / 50

Tefsir, fıkıh, kelam, tasavvuf gibi farklı disiplinlere ait eserlerde yer alan ancak kaynağı belirtilmeyen ve sıhhat durumu bilinmeyen hadisler için müstakil çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda, söz konusu hadislerin durumu ortaya konulmuştur. Iraki’nin, Gazali'ye ait İhya-u ulumi’d-din adlı eserdeki hadislerle ilgili kitabı bu türün önemli bir örneğidir. Bu hadis edebiyatı türü aşağıdakilerden hangisidir?

49 / 50

Muaviye b. Ebu Süfyan’ın vefatı ile Yezid ve Abdullah b. Zübeyr’i destekleyen gruplar arasında çatışmalar yaşandı. Abdullah b. Zübeyr'i destekleyen Medine ahalisinin Emevilere karşı ayaklanması sırasında şehirde meskun bulunan Ümeyyeoğulları, Mervan b. Hakem’in malikânesinde kuşatıldı. Bunun üzerine halife Yezid büyük bir orduyu Medine üzerine
gönderdi. Meydana gelen çatışma sebebiyle Medine üç gün boyunca yağmalandı. Bu parçada sözü edilen olay aşağıdakilerden hangisidir?

50 / 50

İslam’ı tebliğ etmekle görevlendirilen bir grup Müslümanın Adal ve Kâre kabileleri tarafından pusuya düşürülüp şehit edildiği Reci Vakası, müslümanları derinden yaralamıştır. Bunun üzerine hem bu olaya karışan kabilelerin cezalandırılması hem de Mekkeli müşriklere gözdağı verilmesi amacıyla Hz. Muhammed’in komutasında bir sefer düzenlenmiştir.
Bu seferde, İslam ordusu önce asıl hedefini gizleyerek Suriye’ye gidiyor gibi yapmış, daha sonra esas hedefine yönelmiştir. Usfan bölgesine kadar ilerleyen ordunun haberini alan kabileler direnemeyeceklerini anlayıp kaçmıştır. Bu parçada sözü edilen gazve aşağıdakilerden hangisidir?

Skorunuz

0%

Çıkmış Sorular
2017 – ÖABT / DKAB – Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

2017-ÖABT/DKAB

1 / 50

19. ve 20. yüzyıldan itibaren, özellikle Batı Dünyası’nda Hristiyanlığın tek doğru din olduğu anlayışı sorgulanmaya başlanmıştır. Bu kapsamda diğer dinlerin de doğru olabileceği, Tanrı herkesi seviyorsa Hristiyanlık dışındaki yolları da doğru kabul edeceği, bütün dinlerin Tanrı’ya ulaşmanın farklı yolları olabileceği düşüncesi ortaya atılmıştır. Bu düşüncenin ortaya çıkmasında aşağıdakilerden hangisinin etkisi yoktur?

2 / 50

Din öğreniminin gerçekleştiği eğitim türleri içinde;
 doğal ortam içinde kendiliğinden oluşan,
 olumlu yönde olabileceği gibi olumsuz yönde de sonuçlar veren,
 profesyonel olmayan kişiler aracılığıyla plansız bir şekilde gerçekleşen eğitim aşağıdakilerin hangisiyle isimlendirilmektedir?

3 / 50

Din eğitimi alanında doktora yapan bir öğrenci, burslu olarak Almanya’ya gider. Öğrencinin çalışma konusu, Avrupa ülkelerindeki eğitim yaklaşımlarını yerinde incelemek ve aralarındaki farklılıkları tespit etmektir. Bu çerçevede ikamet ettiği ülkenin yanı sıra Avusturya ve Çekya’ya da kısa süreli ziyaretler gerçekleştirir ve gözlemlerde bulunur. Araştırmasının final raporunda ilgili ülkelerin din eğitimi ile ilgili yaklaşımları konusunda şu tespitleri kayda geçirir:

 Almanya: Öğrencilerin din ve dinlerle ilgili doğru bilgi sahibi olmaları önemsenmektedir. Devlet okullarında verilen din eğitimi, tarafsız bir bilgilendirme üzerine kuruludur.
 Avusturya: Din eğitimi, öğrencilerle aynı dine mensup kişiler tarafından verilmektedir. Eğitimin merkezinde mensup bulunulan din yer almaktadır.
 Çekya: Eğitimi ve öğrenciyi merkeze alan, dini de bunun için gerektiği ölçüde kullanan bir yaklaşım söz konusudur.
Bu bilgilerden hareketle aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

4 / 50

Bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni “Namaz İbadeti” ünitesini farklı yöntem ve teknikler kullanarak işlemek istemektedir. O, bu kapsamda;

 ilk derste namazla ilgili ayetleri ve hadisleri söylemiş ve namazın farz kılınışı ile ilgili tarihî süreci anlatmış,
 ikinci derste öğrencileri, yakındaki camiye götürerek önce kendisi abdest almış, onların da kendisi gibi abdest almalarını söylemiş; daha sonra öğrencilerle birlikte camiye girmiş ve burada namaz ibadetiyle ilgili bölümleri göstererek bilgi vermiş,
 üçüncü ders için ise, öğrencilere namaz ibadetinin bireysel ve toplumsal faydaları ile ilgili çalışma yaparak gelmelerini söylemiş ve dersi öğrencilerin yaptıkları çalışmaların sunumu ve tüm öğrencilerin katılımıyla bu sunumların müzakere edilmesini sağlayarak işlemiştir.
Parçaya göre öğretmenin bu üniteyi işlerken aşağıdaki yöntemlerden hangisine başvurduğu söylenemez?

5 / 50

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Sema Hanım, İslam dininin yasakladığı kötü alışkanlıklardan biri olan uyuşturucuyu anlatacağı derse konuyu iyi bilen uzmanlar getirmek ister. Bu amaçla emniyet ve sağlık müdürlüklerinden talepte bulunur ve onlardan gelen uzmanlarla birlikte derse girer. Sağlık müdürlüğünden gelen uzman uyuşturucunun sağlıkla ilgili zararlarını bilimsel verilerle anlatır, emniyetten gelen uzman da uyuşturucun kişiye ve topluma verdiği zararlara dair istatistiki bilgiler sunar. Bu derste Sema Öğretmen’in aşağıdaki yöntemlerden hangisini uyguladığı söylenebilir?

6 / 50

Bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni “Oruç İbadeti” ünitesini işlemek üzere öğrencilere ve konuya uygun bir yöntem belirlemeye çalışmaktadır. Öncelikle o, öğrencilerin bu derste bir yandan konuyu öğrenirken diğer taraftan kendilerini ifade etme, düşüncelerini geliştirme ve farklı düşüncelere saygı duyma nitelikleri kazanmalarını hedeflemektedir. Öğretmen, planlama aşamasında öğrencilerin çevrelerindeki kişilerin çoğunun oruç tuttuğunu ve konu hakkında bilgi ve ilgilerinin oldukça fazla olduğunu tespit etmiştir. Bunun
üzerine, şu şekilde bir yol takip etmiştir: Bir hafta önceden konuyu öğrencilerine bildirmiş ve hazırlıklı olarak derse gelmelerini söylemiştir. Ders sırasında ise her öğrenciye fikrini söyleme, kendi fikrini savunma ve karşılıklı olarak birbirlerinin fikirlerini değerlendirme imkânı vermiş ve bu şekilde dersini işlemiştir. Öğretmenin bu derste, aşağıdaki yöntemlerden hangisini merkeze aldığı söylenebilir?

7 / 50

Din öğretiminde sıklıkla kullanılan tekniklerden biri de beyin fırtınasıdır. Bu teknik öğrencilerin az da olsa bilgilerinin olduğu, ilgilerini çeken ve farklı fikirler ortaya atabilecekleri bir konuda serbestçe ve eşit söz hakkı verilerek gerçekleştirilmeli ve bu yöntemde zaman kullanımına dikkat edilmelidir. Buna göre, aşağıdaki konuların hangisinde bu tekniğin kullanılması uygun değildir?

8 / 50

Bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni, derse başlarken şöyle bir hikâye anlatmıştır: 12 yaşındaki Ömer, okul dışında bir arkadaş grubuyla vakit geçirmeye başlar. Arkadaşlarıyla oyun oynarken zamanın nasıl geçtiğini fark etmez ve eve geç kalır; ancak babasının kızacağından endişe ederek onun izin vereceği bir arkadaşının evinde olduğunu söyler; böylece azarlanmaktan kurtulur. Bu yalanın işe yaradığını görünce de artık eve dönüş saatine hiç dikkat etmez olur. Bu yalanı, eve geç geldiği bir akşam, misafirliğe gittiğini söylediği arkadaşını evlerinde gördüğü güne kadar devam eder. Öğretmen hikâyeyi bitirince öğrencilerin fikirlerini sormuş, onların konu ile ilgili çözüm önerilerini ve
görüşlerini dinledikten sonra kendi değerlendirmesini yaparak dersi bitirmiştir. Öğretmenin bu derste aşağıdaki yöntemlerden hangisini merkeze aldığı söylenebilir?

9 / 50

 “İsa, ‘Ben tek yol, tek hakikat ve tek yaşamım, ben aracı olmadıkça kimse Baba’ya ulaşamaz.’ dedi.” (Yuhanna, 14:6)
 “Başka hiç kimse için kurtuluş yoktur. Çünkü göğün altında, insanlar arasında bizi kurtarabilecek verilmiş başka bir ad yoktur.” (Resullerin İşleri, 4:12)
İncillerde yer alan bu ayetlerden hareketle Hristiyanlığın aşağıdaki yaklaşımlardan hangisini savunduğu söylenebilir?

10 / 50

Aşağıdakilerden hangisi, din eğitiminde ezber öğrenmeden ziyade anlamlı öğrenmenin tercih edilmesinin nedenleri arasında gösterilemez?

11 / 50

Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen inanç grupları arasında;
 birbirleriyle rekabet hâlinde olduğu kabul edilen düalist bir tanrı anlayışını benimseyen,
 dinî yıkanma/vaftiz uygulamasına oldukça önem veren,
 Ginza adı verilen kutsal kitabı bulunan din aşağıdakilerden hangisidir?

12 / 50

Hristiyanlık, Miladi 1. yüzyılda Roma hâkimiyetinde bulunan Kudüs’te ortaya çıkmıştır. Yahudi bir çevrede ortaya çıkması, ilk inananların Yahudi olması ve Hz. İsa’nın “Ben İsrail evinin kaybolmuş koyunlarından başkasına gönderilmedim.” ifadesi, Hristiyanlığın bir anlamda Yahudiliğin devamı olarak şekillenmesini beraberinde getirmiştir. Bu çerçevede Yahudilikteki bazı ibadet ve uygulamalar şekil değiştirerek Hristiyanlığa taşınmıştır. Örneğin, Yahudilikte Tanrı ile yapılan ahdin sembolü olarak görülen sünnet uygulaması, şekil ve muhteva değiştirerek Hristiyanlığa da geçmiştir. Bu uygulamanın Hristiyanlıktaki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

13 / 50

Yahudi kutsal günleri arasında;
 Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşılması anısına kutlanan,
 sekiz gün süren ve eğlence yönü ağır basan,
 evlerin bahçesine kurulan çadırlarda millî oyunlar oynanan
bayram aşağıdakilerden hangisidir?

14 / 50

Hint alt kıtasında ortaya çıkan inanç sistemleri arasında;
 dört temel hakikat ve sekiz dilimli yol öğretisini savunan,
 karma ve samsara çarkından kurtuluşu hedefleyen,
 Hinayana ve Mahayana şeklinde iki temel mezhebi bulunan dinî gelenek aşağıdakilerden hangisidir?

15 / 50

Eğitimden beklenen temel görevlerin başında, fertlerin bütün yeteneklerini ortaya çıkarıp geliştirmek ve temel duygu ve ihtiyaçlarını uyumlu bir şekilde doyurmak gelmektedir. Yine eğitim, bireyin özgürleştirilmesi, kendini gerçekleştirmesi ve insani olgunluğunu kazanması gibi hedeflere sahiptir. Buradan hareketle din eğitiminin, insanın bu temel ihtiyaçlarını karşılama ve bu sayede kendini gerçekleştirmesine yardımcı olma gibi çok önemli bir fonksiyonu yerine getirdiği söylenebilir. Bu parça din eğitiminin aşağıdaki temellerinden hangisiyle ilgilidir?

16 / 50

1949 yılında açılan Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin ihtiyaca cevap verememesi üzerine 1959 ile 1980 yılları arasında İstanbul, Konya, Kayseri, İzmir, Erzurum, Bursa, Samsun ve Yozgat’ta Yüksek İslam Enstitüleri açılmıştır. Bu enstitülerle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

17 / 50

Tanrı anlayışları arasında;
 Tanrı-âlem ikiliğini ortadan kaldıran,
 Tanrı’nın her şeyi ihtiva ettiğini ve O’nun her şey olduğunu savunan,
 var olan her şeyin aslında Tanrı’nın farklı tezahürleri olduğunu ileri süren tasavvur aşağıdakilerden hangisidir?

18 / 50

İnsan, hissî ve maddi her şeye bakınca görür ki, o şey belli bir şekilde ve belli bir miktarda ortaya konulmuştur. Bütün bu hususlar o şeyden beklenen menfaate ve gayeye uygundur. Belli bir menfaatin mevcut olması için bütün bu şeylerin yekdiğerine uygunluğunun tesadüf olması mümkün değildir. İşte bundan kesin bir şekilde anlaşılıyor ki o şeyi yapan bir Yaratıcı, bir sanatkâr vardır. O da Allah’tır. Bu ifadelerle, İbn Rüşd’ün Tanrı’nın varlığıyla ilgili aşağıdaki delillerden hangisini savunduğu söylenebilir?

19 / 50

Kohlberg'in ahlaki gelişim kuramına göre kişilerin iyi-kötü, doğru-yanlış gibi kültürel kural ve değerlere sıkı sıkıya bağlı oldukları bir dönem vardır. Bu dönemde kurallar, ödül-ceza gibi fiziksel sonuçlarına göre ya da bu kuralları ortaya koyan kişilerin fiziksel gücüne göre değerlendirilir. Bu dönemdeki kişilerin kurallara uyması, itaat ve ceza eğilimi ile saf çıkarcı yönelimden kaynaklanmaktadır. Bu dönemdeki kişilerin ahlaki gelişim düzeyi Kohlberg'e göre aşağıdakilerin hangisiyle nitelenir?

20 / 50

Yapılan bilimsel araştırmalara göre dinî gelişim açısından;
 dinî değerlere daha fazla bağlanıldığı,
 ibadetlerde azalmaların görülebilmesine rağmen inançta tevekkül ve teslimiyetin ağır bastığı,
 dinî duyguların daha derinden yaşandığı
dönem aşağıdakilerden hangisidir?

21 / 50

 “Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin çeşitli olması da O’nun varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için ibretler vardır.” (Rum, 30:22)
 “...Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı. Fakat size verdiği nimetler içinde sizi sınamak istedi.” (Maide, 5:48)
Bu ayetlerde aşağıdakilerin hangisine dikkat çekildiği söylenebilir?

22 / 50

Dede Garkın sayesinde Vefailik Tarikatı, Alaeddin Keykubad’ın takdirini kazanmış ve bu sayede oldukça güçlenmiştir. Ancak onun halifelerinden Baba İlyas’ın sürekli Anadolu Selçuklu yönetimini eleştirmesi ve özellikle dinî bilgisi zayıf kişileri etkileyerek dinî-siyasi bir isyan başlatması tarikat için dönüm noktası olmuştur. Bu olay bir taraftan devletin güçsüz düşerek Moğolların Anadolu’yu istilasına zemin hazırlarken diğer taraftan da tarikatın devlet tarafından takibe uğrayarak zayıflamasına ve etkisini kaybetmesine yol açmıştır. Bu parçaya göre, dinî duyguları kullanarak insanları etkilemeye çalışan kişilerle ilgili aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

23 / 50

Tarihsel süreçte yaşanan ve toplumsal muhayyilede kalıcı izler bırakan bazı olayların, mezheplerin doğuşuna doğrudan tesir ettiği, hatta asırlar boyunca varlığını koruyacak bir kimlik inşasının temelini oluşturduğu görülmektedir. Kerbela olayı bu durumun en dikkat çeken örneklerinden biridir. Öyle ki bu olay hem Şiiliğin oluşumunu tetiklemiş hem de zamanla Şii kimliğin ana sabitelerinden biri hâline gelmiştir. Buna göre, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi arasında benzer bir ilişki söz konusudur?

24 / 50

Allah'ın pek çok sıfatı vardır; ancak bu sıfatlar O’nun zatından ayrı düşünülmemelidir. Aksi takdirde O’nun zatından bağımsız başka ezelî varlıklar olduğu neticesi çıkar ki bu, tevhide aykırıdır. Bu sebeple, Allah hakkında konuşurken "Allah, kudret sahibidir." denmemeli; "Kâdirdir." denmelidir. Bu görüşlere sahip bir kimsenin aşağıdaki düşünce ekollerinden hangisine mensup olması beklenir?

25 / 50

Gazali, hayatının bir döneminde felsefeye ilgi duymuş, iki yıl süreyle Farabi ve İbni Sina gibi filozofların eserlerini incelemiştir. O, bazı konularda bu filozofların hatalarını ortaya koymak amacıyla Tehafütü’l-Felasife’yi yazmış ve bu eserinde onların bazı hususlarda küfre girdiklerini öne sürmüştür. Bu hususlar arasında;

I.    âlemin ezeliliği,
II.   Allah’ın cüz'ileri bilmesinin niteliği,
III. ehlikitabın kurtuluşa erebileceği,
IV.  filozofların, peygamberlerden üstünlüğü
gibi iddialardan hangileri yer almaktadır?

26 / 50

Gazali’ye göre tabii bir olayın gerçek sebebi veya hakiki faili Tanrı’dır. Ona göre bir şeyle aynı anda var olmak o şey tarafından meydana getirilmiş olmayı gerektirmez. Örneğin, ona göre ateşle karşılaşması durumunda pamuğun yanmasının faili ateş değil bizzat Tanrı’dır. Dolayısıyla yanma olayını iradesiyle yaratan Tanrı, aynı şekilde yanma olayını yaratmayabilir ve ateşle karşılaşan pamuğun yanmaması da yanması kadar doğaldır. Burada akla aykırı bir durum söz konusu değildir.
Gazali bu parçada aşağıdakilerden hangisini ispatlamaya çalışmaktadır?

27 / 50

İslam filozofları ve öne çıktıkları görüşlerle ilgili olarak aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi Farabi - Toplum tiplerini sınıflandırarak ideal toplumun
filozoflar/peygamberler tarafından yönetilen erdemli
toplum olduğunu dile getirmiştir.

28 / 50

“İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun! Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.” (Mutaffifin, 83:1-6) Bu ayette vurgulanan ahlaki kavram aşağıdakilerden hangisidir?

29 / 50

İslam devletlerinde, ticaretin gelişmesine çok önem verilmiştir. Bu amaçla ticaret yolları üzerinde ve şehirlerin içinde tüccarların barınması ve konaklaması için binalar; ayrıca tücccarların mallarını rahatça alıp satabilecekleri çarşı ve pazarlar inşa edilmiştir. Bu yapıların bir kısmında sadece belirli malların satışı yapılırken bazılarında ise pek çok ürün yer almış, hatta bir kısmında üretim de yapılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi parçada bahsedilen amaçlarla yapılmış eserler arasında yer almaz?

30 / 50

Hüsnühat, Arap harflerinden doğarak İslam Medeniyeti’nde müstakil ve olağanüstü bir mevki kazanan güzel yazı sanatına verilen isimdir. İslam’ın ilk yıllarından itibaren Kur’an-ı Kerim’e verilen değerin bir göstergesi olarak gelişen bu sanat dalında pek çok tür ortaya çıkmıştır ve bunların önemli bir kısmı Osmanlı Dönemi’nde gelişerek zirveye ulaşmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’da zirveye ulaşan bu türlere örnek verilemez?

31 / 50

Ahmet KPSS'den istediği notu alıp memur olarak atanması durumunda küçükbaş bir hayvan kesmeyi adamıştır. Dileğinin gerçekleşmesi üzerine de adağını yerine getirerek bir koyun kesmiş ve bunun etinin bir miktarını dağıtmış, bir miktarını ise ailesiyle birlikte yemiştir. Ancak bir arkadaşı ona bazı tür kurbanlardan sahibinin yememesi gerektiğine dair bir bilgi verince kendi adak kurbanının durumunu merak etmiş ve bir imama sormuştur. Buna göre, imamın aşağıdaki cevaplardan hangisini vermesi beklenir?

32 / 50

İslam’ın temel emirleri arasınde yer alan;
I.    namaz,
II.   zekât,
III.  oruç,
IV.  hac
ibadetlerinden hangileri Mekke Dönemi’nde farz kılınmıştır?

33 / 50

Şafiilere göre abdestle ilgili olarak;
I.    niyet etmek,
II.  sıraya uymak,
III. başlarken besmele çekmek,
IV. uzuvları ara vermeden yıkamak
şeklindeki uygulamalardan hangileri farzdır?

34 / 50

Namaz, vakte bağlı bir ibadettir ve her namaz için geniş bir zaman dilimi söz konusudur. Ancak gün içerisinde namaz kılmanın uygun görülmediği vakitler de vardır. Bu vakitlerde hiçbir nafile namaz kılınmamakta farz namazlarının da sadece biri, mekruh olarak nitelenen bu vakitlerde kılınabilmektedir. Bu namaz aşağıdakilerden hangisidir?

35 / 50

Hz. İsa’nın beşikte iken konuşması, olağanüstü olaylarla ilgili aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

36 / 50

Bir şeye hüsün ve kubuh vasfının verilmesinde,
I. Eşarilik nakli merkeze almıştır.
II. Mutezile aklın belirleyici olduğunu ileri sürmüştür.
III. Şia naklin belirleyici olduğunu savunmuştur.
şeklindeki yargılardan hangileri doğrudur?

37 / 50

Kelamcıların duyu verilerini bilgi edinmede temel üç kaynaktan biri sayması, dış gerçekliğe ne kadar önem verdiklerinin bir göstergesidir. Bu, tercih konusu olmanın ötesinde aslında bir gerekliliktir; zira dış dünya ancak bu gerçekliği ile gerçek bir varlığa yani Allah’a işaret edebilir. Öyle ki Allah, varlığının ve birliğinin delillerini kevni birer ayet olarak kozmosa serpiştirmiştir; bu nedenle dış gerçeklikle dolaysız olarak ilişki kurmanın araçları durumundaki duyu verileri aynı zamanda Allah’ın kudretini ve azametini idrak etme vesileleridir. Buna göre, kelamcılarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

38 / 50

“Eğer dedikleri gibi, Allah’la beraber başka tanrılar da bulunsaydı, o takdirde bu ilahlar arşın sahibi olmaya yol ararlardı.” (İsra, 17: 42) Bu ayet, Allah’ın varlığını temellendirmek için kullanılan aşağıdaki delillerden hangisine örnek oluşturmaktadır?

39 / 50

Bir kısım müfessirler, Kur’an-ı Kerim’deki bazı kelimelerin mecazi anlamda kullanıldığını, bunların gerçek anlamlarının esas alınması durumunda teşbih ve tecsime düşülebileceğini, bu yüzden de yorumlanması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Buna karşın bazı müfessirler ise tevilin, Allah'ın kelamına müdahale anlamına geleceğini ileri sürerek bu tür kelimelerin hakiki manasında anlaşılması gerektiğini savunmuşlar; ve bunların yorumunu yapmaktan kaçınmışlardır.
Aşağıdakilerin hangisi parçada bahsedilen türden bir kelimedir?

40 / 50

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili adını taşıyan çalışması, Türkçe tefsir yazım faaliyetinin en özgün örneklerindendir. Toplamda on ciltten oluşan bu hacimli çalışma, ayetlere oldukça farklı açılardan yorumlar getirmiştir. Bunu yaparken de Fahreddin Razi’nin Mefatihu’l-Gayb’ı başta olmak üzere, Taberi’nin Camiu’l-Beyan’ı, Zemahşeri’nin Keşşaf’ı, Ragıb el-İsfahani’nin el-Müfredat’ı, Ebu Hayyan’ın Bahrü’l-Muhit’i, Alusi’nin Ruhu’l-Meani’si ve Cessas’ın Ahkamü’l-Kur’an’ı gibi belli başlı âlimlerin eserlerinden faydalanmıştır. Buna göre söz konusu tefsirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

41 / 50

Kur’an-ı Kerim’de kişi, olay veya yer isimleri çoğu kez açık olarak dile getirilmemiş; bunlardan bahsedilirken ism-i işaret, ism-i mevsul, zamir, cins isimleri, belirsiz zaman ve mekân zarfları kullanılmıştır. Hz. Ebu Bekir’in “sıddık” olarak nitelenmesi bu duruma örnektir. Bu parçada bahsedilen husus aşağıdaki Kur’an ilimlerinden hangisiyle ilgilidir?

42 / 50

Kur’an-ı Kerim’de, Hz. Zekeriyya’nın “... Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!” (Meryem, 19:5-6) şeklinde dua ettiği bildirilmekte ve Yakub’un karısı kısır olduğu hâlde Allah’ın ona bir çocuk bahşettiği ve adının Allah tarafından konulduğu dile getirilmektedir. Bu parçada söz edilen çocuğun ismi aşağıdakilerden hangisidir?

43 / 50

Hz. İsa ile ilgili rivayetlerde dile getirilen aşağıdaki hususlardan hangisi Kur’an-ı Kerim’de yer almamaktadır?

44 / 50

Büşra Öğretmen seçmeli Kur’an-ı Kerim dersinde, öğrencilerinin bazı şeyleri daha kolay ezberleyebilmesi için kodlama yöntemine başvurmuştur. Bu çerçevede tahtaya
 şeklinde bir kodlama yazmıştır. Buna göre, Büşra Öğretmen’in aşağıdakilerden hangisini öğrettiği söylenebilir?