2018 – ÖABT / DKAB – Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

2018-ÖABT/DKAB

1 / 50

Çoklu zekâ, sadece eğitimin sunulması sürecinde değil, aynı zamanda sunulan eğitimin ölçülmesi ve değerlendirilmesi sürecinde de başvurulması gereken bir yaklaşımdır. Kur'an-ı Kerim dersi bu bakımdan oldukça elverişlidir. Zira öğretmen hem anlattığı harf ve tecvid bilgilerini yazılı sınav ya da çoktan seçmeli testlerle yoklayabilmekte hem de performans değerlendirme ölçekleri ile öğrencilerin ezber surelerini ve usulüne uygun bir şekilde tilavette bulunmalarını değerlendirebilmektedir. Dersin değerlendirme sürecini bu şekilde planlayan bir öğretmenin
I. sözel,
II. görsel,
III. sosyal,
IV. ritmik
zekâ türlerinden hangilerini yokladığı söylenebilir?

2 / 50

“En iyi öğrenme, öğrenciye sunulacak en somut yaşantı ile olabilir. En somut yaşantı ise gerçek yaşantılardır.” ilkesini esas alarak “Günlük Konuşmalarımızda Dinî İfadeler” konusunu işlemek isteyen bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin, öğrencilerine aşağıdaki etkinliklerden hangisini yaptırması beklenir?

3 / 50

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından İngiltere’de din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görevlendirilen Bekir Öğretmen, burada bulunduğu zaman zarfında hem görevini sürdürmüş hem de çevresindeki okullarda dinî bilginin nasıl öğretildiğine dair gözleme dayalı araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmaların birinde ziyaret ettiği okulun müdürü, benimsedikleri din öğretimi modeli hakkında bilgi vermiş ve bu modeli benimsemelerini şu şekilde gerekçelendirmiştir: Biz İngilizler çoğulcu bir toplumuz, çünkü ülkemizde çok farklı din ve mezhep bulunmaktadır. Dolayısıyla biz sadece farklı inançlar hakkında öğrencileri bilgilendirmekle yetiniriz. Herhangi bir din ve inancı öncelemeyiz. Buna göre, Bekir Öğretmen’in ziyaret ettiği okulda aşağıdaki din öğretimi modellerinden hangisinin merkeze alındığı söylenebilir?

4 / 50

Bir meslek dersleri öğretmeni, teknik ıstılahın çok fazla yer aldığı hadis dersinde öğrencilerin hadisleri daha iyi akılda tutabilmeleri için kavram haritası tekniğine başvurmak ister. Bu amaçla derste, tahtanın en üstüne “Hadis Türleri”, bunun altına ise üç ok çıkararak “Kaynağına Göre Hadisler”, “Ravi Sayısına Göre Hadisler” ve “Sıhhat Derecesine Göre Hadisler” şeklinde alt başlıklar oluşturup bu başlıkların altına da ilgili hadis terimlerini yazmayı planlamaktadır. Bu öğretmenin, aşağıdaki kavram haritası türlerinden hangisini kullanması beklenmez?

5 / 50

2018 yılında yayımlanan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı'nda “Yahudilik ve Hristiyanlık” ünitesinin açıklamalar bölümünde şu ifadeler yer alır: “Ünite genelinde konular, öğrenci seviyesine uygun olarak ana hatlarıyla ele alınır; anlatımlarda nesnel ve tasviri (betimleyici) bir yöntem benimsenir; dinlerin kendi epistemolojik kabulleriyle tanıtılmasına özen gösterilir.” Buna göre bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin dersinde aşağıdakilerden hangisine yer vermesi beklenmez?

6 / 50

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde Osman Öğretmen, “Hz. Muhammed’i Tanıyalım” ünitesinin sonunda öğrencilerine bir test uygulamıştır. Testte, Hz. Muhammed’in ne zaman ve nerede doğduğu, anne-baba, dede, eş ve çocuklarının isimlerinin neler olduğu ve kaç yaşında süt anneye verildiği gibi bazı sorular sormuştur. Osman Öğretmen, bu testte Tam Öğrenme Modeli’ndeki giriş davranışlarından hangisini ölçmeyi amaçlamıştır?

7 / 50

James M. Lee, din eğitimi ve öğretiminde yaygın olarak kullanılan öğreten merkezli klasik yaklaşımı, “nakil metodu” olarak tanımlamaktadır. Orta Çağ'dan bu yana din öğretimine hâkim bu yaklaşım, ona göre öğretenin ders anlatımı üzerine kuruludur. Lee, bu yaklaşımı bir vaaz etkinliğine benzetmekte ve eğitsel açıdan bazı sorunlar ihtiva ediyor olması gerekçesiyle doğru bulmamaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu sorunlar arasında yer almaz?

8 / 50

Bir din eğitimi öğretmeni, özel öğretim yöntemleri dersinde dostluğun günümüzdeki değeri konusu üzerinden altı şapkalı düşünme tekniğini anlatmayı planlar. Bunun için öncelikle öğrencilere beyaz şapkanın tarafsızlığı, siyah şapkanın kötümserliği, kırmızı şapkanın duygusallığı, sarı şapkanın iyimserliği, mavi şapkanın analizi, yeşil şapkanın ise yaratıcı düşünmeyi temsil ettiğini anlatır. Ardından öğrencilerin konu hakkındaki düşüncelerini ifade eden şapkayı takmalarını ve görüşlerini söylemelerini ister. Tartışma sırasında söz kendisine gelince Ahmet’in, “Günümüzde dostluklar eskisi gibi değil öğretmenim! Hatta her geçen gün daha da kötüye gidiyor...” şeklindeki ifadelerine karşı, söz
alan Meryem, “Dostlukla ilgili bir problemin olduğu doğrudur. Ancak ben bunun dostluğun ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Eskiden kırsal bölgelerde yaşıyorduk, bu yüzden de küçük yerlerdeki insanların birbirini tanıması daha kolay ve dostlukları da daha kalıcı oluyordu. Ancak günümüzde insanlar şehirlerde yaşıyor ve kalabalık ortamlarda dostluk kavramı da anlam değişimine uğruyor. Bu durum dostluğun ortadan kalktığı şeklinde yorumlanamaz. Aslında olan şey, dostluğun kaybolması değil, bir toplumsal değişimdir.” şeklinde görüşlerini ifade eder. Buna göre Meryem’in kullandığı şapkanın rengi aşağıdakilerden hangisidir?

9 / 50

Öğretmenlik uygulaması dersi kapsamında bir ortaokulda staj yapan ilahiyat fakültesi öğrencisi, “İslam Düşüncesinde Yorumlar” konusunu anlatırken soru-cevap yöntemine başvurur. Dersin başında öğrencilere “Sizce dinî yorumlar birer zenginlik midir?” sorusunu yöneltir. Tüm öğrenciler, “Evet!” cevabını verirler. “Peki, bu zenginliğe saygı duymalı mıyız?” sorusunu ise öğrencilerin tamamı benzer şekilde “Evet, duymalıyız.” diyerek yanıtlar. Öğretmen adayı, sonraki ders bu yorumların ayrıntılarına değinirken, bazı
öğrencilerin bunları İslam ile bağdaştıramadıklarına ve buna tepki gösterdiklerine şahit olur. Bir önceki derste farklılıklara saygı duyulması gerektiğini söyleyen öğrencilerin bu tepkilerine çok şaşırır. Olayı paylaştığı uygulama öğretmeni, onun yaptığı hatalara ve soru-cevap yönteminde nelere dikkat etmesi gerektiğine dair tavsiyelerde bulunur.
Bu durumda uygulama öğretmeninin aşağıdakilerden hangisini söylemiş olması beklenmez?

10 / 50

2018-ÖABT/DKABAydın Öğretmen, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde “Kötü Alışkanlıklar” konusunun öğretimi için sınıfa elinde renkli şekerlerin olduğu bir kâse ile girer ve her bir öğrencinin bu kâseden birer şeker almasını ister. Daha sonra herkesin aldığı şekerin rengine bakmasını ve şekeri aynı renkte olanların bir araya gelmelerini söyler. Bu esnada şeker renkleri ile uyumlu olmak üzere kırmızı, sarı, yeşil ve mavi renklerde hazırladığı kartonları en öndeki dört sıraya yerleştirir. Buna göre kırmızı kartonun üzerinde “Kötü Alışkanlıkların Zararları”, sarıda “Haydi Slogan Bulalım!”, mavide “Nasıl Başlıyor?” ve yeşilde “Şimdi Ne Yapmalı?” başlıkları yazmaktadır. Her grubun öncelikle kendi rengi olan kartonun bulunduğu sıranın hizasına geçmesini ve içlerinden birini sözcü seçmesini söyler. Ait oldukları başlığa uygun ifadeleri sıraya bırakılan kartona yazmaları için beş dakika süre verir. Sonra sözcülerin temsil ettikleri kartonlarda sabit kalmasını, grupların diğer üyelerinin yer değiştirmesini ister. Bunu üç kez tekrarlayarak her gruba tüm kartonlara fikirlerini yazmaları için fırsat tanımış olur. Dersin sonunda ise sözcüler ellerindeki kartonlarda yazan ifadeleri sınıfla paylaşırlar. Aydın Öğretmen’in bu etkinlikte uyguladığı teknik aşağıdakilerden hangisidir?

11 / 50

Hz. Muhammed'den sonraki süreçte geniş bir coğrafyaya yayılan Müslümanlar, buralarda yerleşik bulunan dinî, kültürel ve fikrî akımlarla karşı karşıya gelmişlerdir. Zaman zaman fikrî tartışmaların ve gerilimlerin yön verdiği bu karşılaşma, aynı zamanda söz konusu akımları anlamaya yönelik bir çabayı da beraberinde getirmiştir. Hint dinleri ve kültürü ile ilgili kıymetli ve objektif bilgiler sunan Kitâbu’t-Tahkik Mâ li’l-Hind adlı eser, bu çabanın miladi 11. yüzyılda kaleme alınmış önemli örneklerinden birisidir. Birinci el kaynaklara ve yerinde gözlemlere dayanılarak hazırlanmış olan bu eser, günümüzde de dinler tarihi araştırmacılarının vazgeçemediği önemli bir kaynak hüviyetindedir. Bu eserin müellifi aşağıdakilerden hangisidir?

12 / 50

Tabloda numaralandırılmış yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

I       II       III

13 / 50

Yurt dışında okuyan Ali, sınıf arkadaşlarıyla grup hâlinde öğle yemeğine gider. Ali’nin önerisi üzerine bir Türk restoranını tercih ederler. Garson menüyü getirdiğinde herkes siparişini verir. Ancak Yahudi inancına mensup olan Alex, menüdeki her şeyi yiyemeyeceğini ifade eder. Buna göre Alex’in aşağıdakilerden hangisini sipariş vermesi beklenmez?

14 / 50

I.   Eski Ahit, İsa Mesih’i müjdelemesinden dolayı Hristiyanlarca kutsal kabul edilir.
II.  Bazı İncillerin “sinoptik” olarak adlandırılmasının nedeni Pavlus tarafından yazılmış olmasıdır.
III.  Yeni Ahit; Matta, Markus, Luka ve Yuhanna İncilleri olmak üzere toplam dört kitaptan oluşur.
IV.  Kilise tarafından sahih ve otantik kabul edilmeyen metinlere “apokrif” adı verilir.
Hristiyanlıkta kutsal kitap anlayışı ile ilgili olarak yukarıdaki yargılardan hangileri doğrudur?

15 / 50

Cumhuriyet Dönemi'nde yüksek din öğretimi ile ilgili;
I.   Yüksek İslam enstitülerinin açılması,
II.  Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin kurulması,
III. Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinin kurulması
verilen gelişmelerin kronolojik sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?

16 / 50

Geleneksel ve modern eğitim-öğretim yöntem ve tekniklerinin kullanımıyla birlikte günümüzde din eğitimi ve öğretimi, bilimsellik açısından farklı bir boyuta taşınmıştır. Ancak bu süreçte yaş, cinsiyet, eğitim durumu, hedef ve konular göz önünde bulundurularak tercih edilecek yöntem ve tekniklerin belirlenmesinde bazı sorunlar gündeme gelmiştir. Bu sorunları ortadan kaldırmaya dönük çalışmaların bir sonucu olarak oluşan bilimsel bilgi birikimi, din eğitimi biliminin bir alt disiplini olan Din Öğretiminde Özel Öğretim Yöntemleri’nin doğmasına zemin oluşturmuştur. Bu gelişmeler, Batı’ya kıyasla Türkiye’de daha gecikmeli seyretmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu gecikmenin nedenleri
arasında gösterilemez?

17 / 50

Tanrı’nın varlığını delillendirmeye olan ihtiyacın bizzat dinî metinlerin kendisinden, inancı taklid seviyesinden tahkik seviyesine çıkarmaktan, şüpheden kurtulmaktan, bilimsel verilerle inancın uyumunu sağlamaktan kaynaklandığı söylenir. Bununla birlikte bazı filozofların felsefi sistemlerini tamamen Tanrı fikrine dayandırmaları da bu gerekçeler arasında sayılır. Aşağıdakilerden hangisi bu filozoflardan biri değildir?T

18 / 50

Gazali, insanın kendi öz varlığına ve dış dünyada görülen hayret uyandırıcı güzelliklere nazar etmesini ve Allah’ı bilmesini, onu hayvandan ayıran en önemli özellik olarak görür. Ona göre aklı başında bir insanın bu güzelliklere bakıp bunların bir yaratıcıdan müstağni olduğunu düşünmesi mümkün değildir. Gazali, güzelce örülmüş bir ipek kumaşı buna örnek gösterir ve bu kumaşın, her türlü kudretten yoksun bir terzi tarafından meydana getirildiğini söyleyen kişinin, bu sözü ile yalnızca cehaletini açığa vurmuş olacağını dile getirir. Gazali’nin bu sözleri, Tanrı’nın varlığıyla ilgili delillerden hangileriyle ilişkilidir?

19 / 50

Tevrat’ta, kendisini Tanrı adamı olarak tanıtan bir şahsın Hz. Yakub’un karşısına çıktığından ve onunla sabaha kadar güreştiğinden bahsedilir. Söz konusu şahıs, uzun bir mücadele vermesine rağmen Hz. Yakub’u yenememiş, sabah olunca da onu kutsayıp “Tanrı’yla uğraşan” anlamında “İsrail” olarak isimlendirmiştir. Bu parça aşağıdaki tanrı tasavvurlarından hangisine örnek oluşturur?

20 / 50

Çalışmalarında modern insanın sorunları üzerinde duran Viktor Frankl, psikoloji ekollerinin insanı açıklama yolunda gösterdikleri çabaları yetersiz bulmuş, anlamı merkeze alan yeni bir model geliştirmiştir. Bu modelde Frankl, dinsel inanç ve değerlerin yararlarını ortaya koymuş, din ile psikolojinin ilişkisine vurgu yapmıştır. Onun din ve anlam merkezli yaklaşımı, bazı düşünürler tarafından modern psikoloji ve psikiyatrinin yaşadığı epistemolojik bunalıma karşı bir çıkış yolu olarak değerlendirilmiştir. Nitekim Frankl, bu anlamda dindar insanların hayatlarını daha iyi anlamlandırabildiklerini ifade etmiştir. Frankl’in bu modeli aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilmektedir?

21 / 50

I.    Dinî hayat düşüşte, seküler ve materyalist kültür yükseliştedir.
II.   Dinin yerine bireysel tinsellik ön plandadır.
III. Örgütlü din güçlü ve etkilidir.
Özellikleri verilen bu toplum tipleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

I   -   II   -  III

22 / 50

Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yapar. Diyanet İşleri Başkanlığına yüklenen bu görev, aşağıdaki din sosyolojisi yaklaşımlarından hangisi kapsamında değerlendirilebilir?

23 / 50

Bir dış ilişkiler uzmanının, incelemelerde bulunduğu ülke hakkında;

Bir buçuk milyonluk nüfusunun % 40-45’i İbazilerden oluşmaktadır.
İbazi kabileler tarafından seçilmiş imamlar, dinî ve dünyevi yetkilerle donatılmış olarak faaliyet göstermektedir.
1972’den beri ülkeyi yöneten Kabus b. Said, İbazi bir aileye mensuptur.
şeklindeki bilgileri içeren bir rapor hazırladığı göz önünde bulundurulursa bu uzmanın hangi ülkeye gittiği söylenebilir?

24 / 50

Bir mezhepler tarihi öğretmeni, öğrencilerini derse hazırlamak amacıyla tahtaya bir örümcek ağı kavram haritası çizer. Ortada içi boş bırakılan yuvarlaktan, oklar çıkarır ve her birinin ucuna “külli akıl, külli nefis, kelime, sabık ve tali” kavramlarını yazar. Daha sonra da öğrencilere yuvarlağın içine yazılması gereken ifadenin ne olduğunu sorar. Buna göre öğrencilerin vermesi gereken doğru cevap aşağıdakilerden hangisidir?

25 / 50

Kıbrıslı Zenon tarafından kurulan Stoacılık, ahlaki idealizm fikrini esas alan bir düşünce ekolüdür. Bu ekole göre bilim, hayat için; hakikat, iyi ve faydalı için; varlığın sebeplerini araştırmak ise hayatın son gayesi olan bilgelik içindir. Bilgeliğin elde edilmesi teorik ve pratik erdemlerin hayata geçirilmesiyle mümkündür; insan ancak bilgece yaşanan bir hayatla mutlu olur. Bu ekolün İslam düşünce geleneğindeki yaygın ismi aşağıdakilerden hangisidir?

26 / 50

Bir televizyon kanalında gerçekleştirilen bilgi yarışmasında, yarışmacıya şu şekilde bir soru yöneltilmiştir: “El yazması eserlerde metnin başlangıcını oluşturan tezhiplenmiş sayfalara ne ad verilir?” Buna göre yarışmacı, aşağıdakilerden hangisini tercih ederse soruyu doğru cevaplamış olur?

27 / 50

İslam felsefecilerinden Kindi; nefsi, bir ağaç olma potansiyelini içinde barındıran tohum olarak değerlendirir. Bu, ilk yetkinlik ve son yetkinlik şeklinde kendi içinde iki aşamadan oluşur. İlk aşama elverişli bir ortamda tohumun kabuğunu çatlatarak ilk filizin belirmesidir. İkinci aşama ise tohumun gelişim evrelerini tamamlayarak kendi türlerine ait bütün özelliklerle ortaya çıkmasıdır. Kindi’nin bu değerlendirmelerle nefsin hangi yönüne dikkat çektiği söylenebilir? 

28 / 50

İslam ahlak felsefecilerinin;
I. külli varlıkların hakikatini bilmek ve bu bilgiyi hakikat doğrultusunda gerektiği gibi kullanmak,

II. değerleri korumak için ölümü bile göze alacak ölçüde yiğitlik gösterebilmek,
III. bedeni eğitip geliştirmek suretiyle onu belalardan koruyabilmek,
IV. her şeyi yerli yerince yapmak

şeklindeki dört temel erdemi ifade etmek için kullandıkları kavramlar sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

I  -  II  -  III  -  IV

 

29 / 50

İslam sanatları tarihi dersinde öğretmen, bir sonraki hafta işlenecek konunun çini sanatı olduğunu söylemiştir. Öğrencilerinin hazırlıklı gelmelerini sağlamak amacıyla onlardan Anadolu’da çini sanatının en güzel örneklerinin hangi mimari eserlerde bulunduğuna dair bilgi toplamalarını ve topladıkları bilgileri görsellerle de destekleyerek sunuya dönüştürmelerini ister. Buna göre öğrencilerin hazırladıkları sunularda aşağıdakilerden hangisine ait görselin bulunması beklenmez?

30 / 50

İbn Sebin, mutlak varlığı temellendirmek için “varlık dairesi” şeklinde bir kavram geliştirmiştir. Ona göre bu daire, mukayyet nitelikteki bütün varlıkları kuşatmaktadır. Mukayyedin mutlaka nispeti ise merkez bir noktanın kuşatıcı daireye nispetine benzemektedir; Allah’ın her şeyin kuşatıcısı olduğunu ifade eden “el-Muhît” ismi tam da bunu anlatmaktadır. Gerçeğin bilgisinin peşinde olan bir arif, aslında vehme dayalı bir daireden ibaret olan dış dünyayı zihninde buna tekabül eden dairenin merkezinde toplamaktadır. Bu daire, mutlak varlığın ihatasıdır ve artık mukayyet varlıklar şuurda “el-Muhît”e eşit mesafedeki bir noktadan ibarettir. Şuur planında gerçekleşen bu idrak ise makrokozmik plandaki hakikatin aynıdır. Buna göre İbn Sebin'in aşağıdakilerden hangisini savunması beklenemez?

31 / 50

Aşağıdakilerden hangisi sigorta akdini caiz görmeyen fakihlerin temel gerekçeleri arasında yer almaz?

32 / 50

İslam hukukunda ceninin hakları ile ilgili olarak,
I.   Miras hakkı sabit olur.
II.  Kendisine yapılan hibe geçerlidir.
III. Kendisine yapılan vakıf geçerlidir.
şeklindeki hükümlerden hangileri doğrudur?

 

33 / 50

Mahsun Dede, hac kafilesinden ayrılarak uzunca bir süre yolunu bulamamış ve bu nedenle hac süresi içerisinde Arafat vakfesine yetişememiştir. Daha sonra kafilesini bulunca din görevlisine gidip başından geçenleri anlatmış ve ne yapması gerektiğini sormuştur. Din görevlisinin verdiği cevabın aşağıdakilerden hangisi olması beklenir?

34 / 50

Şafii ve Hanefi mezheplerinin;
I. kadının kendi nikahının tarafı olabileceği,
II. icab ve kabulün akdin temel unsurlarından olduğu,
III. oruç esnasında unutarak yeme içmenin orucu bozmayacağı
hususlarından hangilerinde ittifakı söz konusudur?

35 / 50

“Bir de Yahudiler, ‘Allah’ın eli bağlıdır.’ dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O’nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir...” (Maide, 5:64) Bu ayette, Allah’ın hangi tür sıfatlarına yönelik bir atıf söz konusudur?

36 / 50

Sistematik kelam dersinde Bekir Öğretmen iman-amel konusuna; “Arkadaşlar! Arapça ‘e-m-n’ kökünden türemiş olan iman sözcüğü, bir kimseyi söylediği sözde doğrulamak ve tasdik etmek anlamına gelir. Terim olarak ise imanın nasıl tanımlanacağı konusunda itikadi mezhepler arasında görüş ayrılıkları söz konusudur. Bazı mezhepler imanı; kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve uzuvlarla amel etmek şeklinde tarif etmişlerdir.” diyerek bir giriş yapmış ve imanı böyle tarif eden mezheplerin isimlerini sıralamıştır. Bekir Öğretmen'in sıraladığı mezhepler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

37 / 50

Dalaletin, daha çok kulun fiili mi yoksa Allah’ın fiili mi olduğu hususu, kelam ilminde üzerinde ihtilaf yaşanan bir konu olmuştur. Bunu sadece kulun fiili olarak görenlerin temel düşüncesi, kötü fiillerin Allah’a nispetinin doğru olmadığıdır. Buna göre, dalalet kulun iradesi ve kudretiyle gerçekleşen bir eylemdir. Bundan dolayı da dalalet fiilinin faili, sapmış bir kimse olarak değerlendirilmelidir. Bu parçadaki görüşü savunan mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

38 / 50

Mehmet Öğretmen derste bir münazara etkinliği düzenlemiş, bunun için de öğrencilerini iki gruba ayırarak her bir gruba farklı bir önermeyi savunma görevi vermiştir. Bu çerçevede birinci grup "Hayat, ilim,  kudret gibi mastar sigasındaki kelimeler, Allah’ın sübuti sıfatlarıdır." şeklindeki görüşü, ikinci grup ise "Mastar sigasındaki kelimeler Allah’a sıfat olarak izafe edilmezler." görüşünü savunmuşlardır. Buna göre ikinci grubun savunduğu görüş, Ehl-i Sünnet mezhepleri tarafından aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilir?

39 / 50

Fatih Öğretmen, tefsir dersinde “Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve arşa istiva eden; geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır.” (Araf, 7:54) ayetindeki "arşa istiva etme" lafzının oturma manasına geldiğini izah etmiştir. Daha sonra bu kelimeyi zahirî olarak ele almanın Allah’ın fiilinin kullarınkine benzetilmesine yol açacağını belirtmiştir. Ayrıca bu şekilde bir yorumun, Allah’a cisim ve mekân izafe etme anlamına geleceğinden bazı âlimlerin bu tür ifadeleri asli manasıyla ele almadıklarını dile getirmiştir. Bu parçada belirtilen husus aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?

40 / 50

“Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin kefareti, ailenize yedirdiğinizin orta hâllisinden on yoksulu doyurmak yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa onun kefareti üç gün oruç tutmaktır...” (Maide, 5:89) ayetinde kasıtlı olarak yemin edip de bu yeminlerini yerine getirmeyenlerin kefaret olarak yapmaları gerekenler sayılmıştır. Ancak ayette oruç tutmanın peş peşe olup olmayacağı açıklanmamıştır. Ebu Hanife, İbn Mesud’un mushafında yer alan “mütetâbiât” yani “peş peşe” ifadesini bağlayıcı bir karine kabul ederek üç gün orucun aralıksız tutulması yönünde hüküm vermiştir. Ebu Hanife’nin bu yorumu aşağıdaki kavramlardan hangisi kapsamında değerlendirilir?

41 / 50

İnsanları hidayete sevk etmeyi amaçlar.
Ayetlerin yorumunda birtakım fennî keşif ve nazariyeleri esas alır.
Ayetlerin zahirî anlamlarından ziyade bâtıni anlamları üzerinde durur.
Ayetlerden ibadet ve diğer alanlarla ilgili kurallar çıkarır.
Bu açıklamalarda aşağıdaki tefsir çeşitlerinden hangisiyle ilgili bilgiye yer verilmemiştir?

42 / 50

Kur’an’a göre Hz. Zekeriyya, kendisinden sonra mabede hizmet edecek bir çocuk vermesi için Allah’a dua etmiştir. Kendisi yaşlı, karısı da kısır olmasına rağmen melekler onu çocukla müjdelemiş ve bu çocuğa verilecek ismin daha önce hiç kimseye verilmediğini bildirmişlerdir. Bu isim aşağıdakilerden hangisidir?

43 / 50

Kur’an’a göre Hz. Zekeriyya, kendisinden sonra mabede hizmet edecek bir çocuk vermesi için Allah’a dua etmiştir. Kendisi yaşlı, karısı da kısır olmasına rağmen melekler onu çocukla müjdelemiş ve bu çocuğa verilecek ismin daha önce hiç kimseye verilmediğini bildirmişlerdir. Bu isim aşağıdakilerden hangisidir?

44 / 50

Hz. Muhammed'in Kur’an’ın farklı lehçelerde okunmasına müsaade etmesi, değişik bölgelerde farklı kıraat biçiminin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bunların en yaygın olanlarından birisi Verş rivayeti ile gelmiş olan ve Mısır haricindeki tüm Kuzey Afrika bölgesinde varlığını sürdüren kıraattir. Bu kıraat aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilmektedir?

45 / 50

Ahmet, teravih namazında Kur’an'ı çok hızlı okuyan imamı takip etmekte zorlanmış, ilk defa böyle bir okumayla karşılaştığı için namaz çıkışında bu okuyuşu imama sormuştur. İmam, Ahmet'e Kur’an’ın sahih olan ve olmayan okuyuş tarzlarının bulunduğunu, kendi kıraatinin de harflerin mahreç ve sıfatlarına, medlerin en az miktarlarına ve tecvit kaidelerine riayet ederek yapılan hızlı okuyuş şekli olduğunu söylemiştir. İmamın sözünü ettiği bu kıraat tarzı aşağıdakilerden hangisidir?

46 / 50

Selçuk Öğretmen hadis dersinde öğrencilere birer hadis ödevi vermiş ve bunların hadis usulü kriterlerine göre incelenmesini istemiştir. Gökhan, incelediği hadisin senedinde etbau’t-tabiin nesline mensup iki ravinin peş peşe düşmüş olduğunu tespit etmiş ve ilgili rivayetin zayıf olduğuna hükmetmiştir. Gökhan’ın tespit etmiş olduğu hadis türü
aşağıdakilerden hangisidir?

47 / 50

Bazı kaynaklarda Ebu Bürde el-Eşari, “Ben günde yüz defa Allah’tan af diliyor ve ona tövbe ediyorum.” hadisini Ebu Musa el-Eşari’den rivayet etmiştir. Ancak hadis ile ilgili araştırmalar sonucunda senedde Egar el-Müzeni yerine yanlışlıkla Ebu Musa el-Eşari’nin zikredildiği tespit edilmiştir. Bu durum hadisin sıhhatini zedeleyen bir kusur olarak değerlendirilmiştir. Bu parçada sözü edilen rivayet kusuru aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

48 / 50

Tefsir, fıkıh, kelam, tasavvuf gibi farklı disiplinlere ait eserlerde yer alan ancak kaynağı belirtilmeyen ve sıhhat durumu bilinmeyen hadisler için müstakil çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda, söz konusu hadislerin durumu ortaya konulmuştur. Iraki’nin, Gazali'ye ait İhya-u ulumi’d-din adlı eserdeki hadislerle ilgili kitabı bu türün önemli bir örneğidir. Bu hadis edebiyatı türü aşağıdakilerden hangisidir?

49 / 50

Muaviye b. Ebu Süfyan’ın vefatı ile Yezid ve Abdullah b. Zübeyr’i destekleyen gruplar arasında çatışmalar yaşandı. Abdullah b. Zübeyr'i destekleyen Medine ahalisinin Emevilere karşı ayaklanması sırasında şehirde meskun bulunan Ümeyyeoğulları, Mervan b. Hakem’in malikânesinde kuşatıldı. Bunun üzerine halife Yezid büyük bir orduyu Medine üzerine
gönderdi. Meydana gelen çatışma sebebiyle Medine üç gün boyunca yağmalandı. Bu parçada sözü edilen olay aşağıdakilerden hangisidir?

50 / 50

İslam’ı tebliğ etmekle görevlendirilen bir grup Müslümanın Adal ve Kâre kabileleri tarafından pusuya düşürülüp şehit edildiği Reci Vakası, müslümanları derinden yaralamıştır. Bunun üzerine hem bu olaya karışan kabilelerin cezalandırılması hem de Mekkeli müşriklere gözdağı verilmesi amacıyla Hz. Muhammed’in komutasında bir sefer düzenlenmiştir.
Bu seferde, İslam ordusu önce asıl hedefini gizleyerek Suriye’ye gidiyor gibi yapmış, daha sonra esas hedefine yönelmiştir. Usfan bölgesine kadar ilerleyen ordunun haberini alan kabileler direnemeyeceklerini anlayıp kaçmıştır. Bu parçada sözü edilen gazve aşağıdakilerden hangisidir?

Skorunuz

0%