2016 – ÖABT / DKAB – Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

2016-ÖABT/DKAB

1 / 50

Din öğretiminde kullanılan öğretim tekniklerinden biri de beyin fırtınasıdır. Bu teknik, çözüm sürecine sokulacak probleme karşı zihinsel hazırbulunuşluğu yüksek kimselerden oluşturulmuş grup ile gerçekleştirilecek bir tekniktir. Aşağıdakilerden hangisi bu teknik kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlardan değildir?

2 / 50

Okula yeni atanan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Recep Öğretmen ile uzun süredir bu okulda görev yapan Mehmet Öğretmen arasında sene başı zümre toplantısında şu şekilde bir konuşma gerçekleşir: Recep Öğretmen: Öğrencilerin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersindeki durumları nasıl?
Mehmet Öğretmen: Ön bilgilerinin gerçekten az olduğunu söyleyebilirim. Bunda ailelerin çocuklarla  yeterince ilgilenmemesinin payı büyük. Ben ne yaparsam yapayım bu konuda onları belli bir aşamanın ötesine taşıyamadım. Bu yüzden de çoğunun ders başarısı düşük seviyelerde kaldı.
Recep Öğretmen: Ben bütün öğrencilerin başarılı olacaklarına inanıyorum. Yeter ki öğrencilerin bireysel özellik ve seviyeleri dikkate alınıp uygun yöntemler kullanılsın ve her öğrenciye ihtiyaç duyduğu imkân ve süre tanınsın. Recep Öğretmen’in soruna yaklaşımı aşağıdaki öğretim stratejilerinden ve yaklaşımlarından hangisine uygundur?

3 / 50

Örnek olay incelemesi, karmaşık problemler ile günlük hayatta karşılaşılan problemlerin araştırılması ve çözümü etrafında bireylerin hem zihinsel hem de duygusal yönden etkin katılımlarını gerektiren bir yöntemdir. Aşağıdakilerden hangisi bu yöntemin kullanılacağı olayın özelliklerinden biri değildir?

4 / 50

Örnek olay incelemesi, karmaşık problemler ile günlük hayatta karşılaşılan problemlerin araştırılması ve çözümü etrafında bireylerin hem zihinsel hem de duygusal yönden etkin katılımlarını gerektiren bir yöntemdir. Aşağıdakilerden hangisi bu yöntemin kullanılacağı olayın özelliklerinden biri değildir?

Okula yeni atanan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
öğretmeni Recep Öğretmen ile uzun süredir bu okulda
görev yapan Mehmet Öğretmen arasında sene başı
zümre toplantısında şu şekilde bir konuşma gerçekleşir:
Recep Öğretmen: Öğrencilerin Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi dersindeki durumları nasıl?
Mehmet Öğretmen: Ön bilgilerinin gerçekten az
olduğunu söyleyebilirim. Bunda ailelerin çocuklarla
yeterince ilgilenmemesinin payı büyük. Ben ne
yaparsam yapayım bu konuda onları belli bir aşamanın
ötesine taşıyamadım. Bu yüzden de çoğunun ders
başarısı düşük seviyelerde kaldı.
Recep Öğretmen: Ben bütün öğrencilerin başarılı
olacaklarına inanıyorum. Yeter ki öğrencilerin bireysel
özellik ve seviyeleri dikkate alınıp uygun yöntemler
kullanılsın ve her öğrenciye ihtiyaç duyduğu imkân ve
süre tanınsın.
Recep Öğretmen’in soruna yaklaşımı aşağıdaki
öğretim stratejilerinden ve yaklaşımlarından
hangisine uygundur?
Sunuş Buluş Tam öğrenme İşbirliğine dayalı Araştırma-soruşturma

5 / 50

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri sene başı zümre toplantısında hac konusunun öğretiminde yaşanan güçlükler dile getirilmiş ve bu konuda nasıl bir yöntem ve strateji izleneceği hususu tartışmaya açılmıştır. Toplantı neticesinde;

 hac ibadeti ile ilgili bir CD izletilerek haccın yapılışının anlatılabileceği,

 hac ibadeti sırasında yapılanların sınıfta uygulatılarak canlandırma yaptırılabileceği,
 hacca gidip gelmiş bir kişinin, hac sırasında yaşadığı his ve duyguları sınıfta paylaşması istenerek öğrencilerin empati kurmalarının istenebileceği,
 öğrencilerden bazılarının hacca gidip gelmiş kişilerle röportaj yaparak elde ettikleri bilgileri sınıfta paylaşmakla görevlendirilebileceği şeklinde önerilerin öne çıktığı dikkate alındığında, öğretmenlerin bu toplantıda aşağıdaki zekâ türlerinden hangisini dikkate aldığı söylenemez?

6 / 50

Bir çocuğun, arkadaş grubunda yer edinebilmek için sevdiği bazı şeylerden fedakârlıkta bulunabildiği durumlar vardır. Çocuğun bu özelliği, onu iyiliğe teşvik etmek için değerlendirilebilir. Aşağıdakilerden hangisi, ahlak eğitimi konusunda bu parçada anlatılmak istenen ile yakından ilişkilidir?

7 / 50

5. sınıf “İbadet” öğrenme alanındaki “İbadet Konusunda Bilgilenelim” adlı üniteyi işleyen bir öğretmen, dersin sonunda, yaptığı değerlendirme işleminin, aynı zamanda bir öğrenme sürecine dönüşmesini istemektedir. Aşağıdakilerden hangisinin bu öğretmenin amacını gerçekleştirmede en az yararlanabileceği yöntem olduğu söylenebilir?

8 / 50

“Oruç ibadetinin bireysel ve toplumsal önemi”ne dikkat çekmek isteyen bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni, bütün öğrencilerin derse katılmasını önemsemektedir. Bunun için beyin fırtınası tekniğini de kullanarak tüm öğrencilerin görüşlerini ortaya atmalarına imkân vermiş ve bu görüşleri öğrencileriyle birlikte değerlendirmiştir. Böylece öğrencilerin yorumlama becerisini geliştirmeyi; onlara analiz, sentez ve değerlendirme becerisi kazandırmayı hedeflemiştir. Bu öğretmenin aşağıdaki öğretim yöntemlerinden
hangisini uygulamasının en uygun olacağı söylenebilir?

 

9 / 50

Tecvid öğretiminde “kalkale”yi ele alan bir öğretmen, öğrencilerin genel anlamda kalkale hakkında bilgi edinmelerini, kalkale harflerini kodlayarak akılda tutmalarını, ve kalkaleyi onun gösterdiği gibi uygulamalarını istemektedir. Dersin sonunda da bunu  ne ölçüde başarabildiklerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Buna göre, öğretmenin kullanabileceği
yöntemler/teknikler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

10 / 50

Avrupa Birliği üye ülkelerinden İngiltere ve İrlanda’da, devlet okullarında, zorunlu “din eğitimi” dersi yer alırken, Danimarka’da “din öğretimi” ve Belçika’da “din dersi” adları altında farklı isimlerle ve seçmeli olarak dersler bulunmaktadır. Bu parçadan, Avrupa Birliği üye ülkelerinde yer alan din eğitimi uygulamaları için aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

11 / 50

Dinler bir ağacın dalları gibidir. Kuzeyde ve güneyde olmalarına, güneş görme durumlarına göre meyvelerin bazısı erken, bazısı geç olgunlaşır. Ama her dalın bir meyvesi vardır.
Bu ifadeler, dinler arası ilişkiler açısından düşünüldüğünde aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ilişkilidir?

12 / 50

II. Meşrutiyet Dönemi’nde genel medreselerle ilgili düzenlemelerle birlikte 1912 yılında Medresetü’l-Vaizin, 1913 yılında da Medresetü-l Eimme ve’l Huteba adları ile ayrı medreseler açılmıştır. Bu medreseler daha sonra 1919 yılında birleştirilmiştir. Bu medreseler hangi isim altında birleştirilmiştir?

 

 

13 / 50

II. Meşrutiyet Dönemi’nde genel medreselerle ilgili düzenlemelerle birlikte 1912 yılında Medresetü’l-Vaizin, 1913 yılında da Medresetü-l Eimme ve’l Huteba adları ile ayrı medreseler açılmıştır. Bu medreseler daha sonra 1919 yılında birleştirilmiştir. Bu medreseler hangi isim altında birleştirilmiştir?

 

Dinler bir ağacın dalları gibidir. Kuzeyde ve güneyde
olmalarına, güneş görme durumlarına göre meyvelerin
bazısı erken, bazısı geç olgunlaşır. Ama her dalın bir
meyvesi vardır.
Bu ifadeler, dinler arası ilişkiler açısından
düşünüldüğünde aşağıdaki kavramlardan hangisiyle
ilişkilidir?
Kapsayıcılık Seçicilik Uzlaşıcılık Dışlayıcılık Çoğulculuk

14 / 50

Descartes “Ressamın yaptığı resme, heykeltıraşın yaptığı heykele imzasını atması gibi Tanrı benim zihnime mükemmel varlık kavramını koymuştur.” derken Tanrı’nın bilinmesini doğrudan bilinç ile ilişkilendirmiştir. Bu yaklaşım tanrının varlığıyla ilgili aşağıdaki kanıtlardan hangisiyle ilişkilendirilebilir?

15 / 50

Hinduizm içerisinde;
 MÖ. VI. yüzyılda bir yenilik hareketi olarak ortaya çıkan,
 Vedaların dinsel otoritesine ve onlardan kaynaklanan kast ve kurban uygulamalarına karşı çıkan,
 Ahimsa (öldürmeme/incitmeme) prensibine ve katı züht hayatına bağlılığıyla tanınan Hint dini aşağıdakilerden hangisidir?

 

16 / 50

Hinduizm içerisinde;
 MÖ. VI. yüzyılda bir yenilik hareketi olarak ortaya çıkan,
 Vedaların dinsel otoritesine ve onlardan kaynaklanan kast ve kurban uygulamalarına karşı çıkan,
 Ahimsa (öldürmeme/incitmeme) prensibine ve katı züht hayatına bağlılığıyla tanınan Hint dini aşağıdakilerden hangisidir?

Descartes “Ressamın yaptığı resme, heykeltıraşın
yaptığı heykele imzasını atması gibi Tanrı benim
zihnime mükemmel varlık kavramını koymuştur.” derken
Tanrı’nın bilinmesini doğrudan bilinç ile ilişkilendirmiştir.
Bu yaklaşım tanrının varlığıyla ilgili aşağıdaki
kanıtlardan hangisiyle ilişkilendirilebilir?
Ontolojik Dinî tecrübe Teleolojik Kozmolojik İmkân
37.
A) B) C)
D) E)
38.
A) B) C)
D) E)
39.
A) B) C)
D) E)
II.

17 / 50

Yeni Ahit’i oluşturan metinler arasında;
 Hz. İsa’yı, Hz. Musa’nın şeriatını tamamlamak üzere İsrailoğullarına gönderilmiş bir peygamber olarak tanımlayan,
 Hz. İsa’nın öğretilerini, Yahudi kutsal kitabı Torah’ın beş kitabını yansıtacak şekilde beş ana grupta toplayan,

 Hz. İsa'nın havarilerince yazılmış ve kanonik olarak kabul edilen İncil aşağıdakilerden hangisidir?

18 / 50

Tevrat’a göre, Hz. Musa önderliğindeki İsrailoğulları’nın Mısır’dan çıkışlarından yedi hafta sonra Sina Dağı’nın zirvesinde bizzat Tanrı tarafından Musa’ya önce sözlü olarak bildirilen, ardından da iki taş levha üzerine yazılıp verilen emirler “On Emir” olarak isimlendirilir. Aşağıdakil erden hangisi bu emirlerden biri değildir?

19 / 50

Din psikolojisi alanındaki ilk düşünürler, dinin kaynağından ziyade işlevi üzerinde durmuşlardır. Bu düşünürlerin çoğuna göre din, birey ve toplum için faydalı bir olgudur. Zira onlar, yaptıkları pek çok araştırma neticesinde, inanan insanların psikolojik olarak daha sağlıklı ve olgun bir kişiliğe sahip olduklarını ve hayata anlam verme konusunda daha başarılı bir görüntü sergilediklerini tespit etmişlerdir. Aynı şekilde inanmayanların ise saplantılı davranışlara, nevrozlara ve diğer psikolojik rahatsızlıklara daha yatkın olduklarını
saptamışlardır. Aşağıdakilerden hangisi bu düşünürler arasında yer almaz?

Tevrat’a göre, Hz. Musa önderliğindeki İsrailoğulları’nın
Mısır’dan çıkışlarından yedi hafta sonra Sina Dağı’nın
zirvesinde bizzat Tanrı tarafından Musa’ya önce sözlü
olarak bildirilen, ardından da iki taş levha üzerine yazılıp
verilen emirler “On Emir” olarak isimlendirilir.
Aşağıdakil erden hangisi bu emirlerden biri değildir?
Ana babaya saygı göstereceksin. Tanrı adına resim ve heykel yapmayacaksın. Dünyaya değil, ahirete önem vereceksin. Yalan yere şahitlik yapmayacaksın. Hırsızlık yapmayacaksın

20 / 50

İnandığı din tarafından alkol kullanması yasaklanan bir kişi, alkol aldığında inancıyla davranışı arasında bir uyuşmazlık yaşamaktadır. Bu durum aşağıdakilerden hangisine örnek
oluşturur?

21 / 50

Dinî bilgiler çocuklara rastgele verilmemeli; özellikle cennet, cehennem ve ölüm sonrası hayat gibi konular, içinde bulundukları gelişim dönemi dikkate alınarak öğretilmelidir.
Piaget’nin bilişsel gelişim kuramında, bu bilgilerin öğretilmesi için en uygun dönem aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?

22 / 50

“Dinlerde inanç ve uygulamalar kadar bunları uygulayan insanlar da önemlidir. Çünkü din ve insan arasında karşılıklı bir ilişki vardır. Din, insanın hayat düzeninde, geleceğe dönük beklentilerinde ve başkalarıyla ilişkilerinde belirleyicidir.” diyen bir din sosyoloğunun dinin hangi boyutuna dikkat çektiği söylenebilir?

23 / 50

Dinin toplum üzerindeki etkisi, tarihin her döneminde aynı olmamıştır. Geleneksel toplumda siyasetten ekonomiye, sanattan eğlenceye kadar günlük hayatın hemen her alanını kuşatan dinin, modern topluma geçişle birlikte işlevlerinde önemli değişiklikler yaşanmıştır. Dinin işlevleriyle ilgili bu değişiklikler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

24 / 50

“Her din önce bireylerde yerleşip kökleşir. Daha sonra bireyden bireye köprü olarak topluma mal olup sosyalleşir ve sonuçta insanlar için bir norm hâline gelir.” diyen bir din sosyoloğu dinin aşağıdaki süreçlerinin hangisinden bahsetmektedir?

25 / 50

“Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti. Ve O’nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı...” (Âli İmran, 3:103). Bu ayette vurgulanan husus, aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilebilir?

 

26 / 50

Şii iddialara göre Hz. Peygamber Veda Haccı dönüşü yoldayken “Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et; eğer bunu yapmazsan O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur...” (Maide, 5:67) ayeti nazil olur. O da, bunun üzerine kafileyi durdurur ve yüksekçe bir yere çıkarak “Ey Müslümanlar ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.” buyurur. Şiilerin Hz. Ali’nin imametini temellendirmede kullandıkları bu iddia, aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?

27 / 50

İnsanlar arasındaki tutum, duygu, davranış ve düşünce farklılığı, içinde yaşadıkları toplumsal yapıyla birleşince onların dinî hayatlarının farklı biçimlenmesine neden olabilmektedir. Örneğin hızlı toplumsal değişim, asabiyet ve katı dindarlığın bir araya geldiği tepkisel-kabilevi yapı farklı bir din anlayışının ortaya çıkmasına yol açabilir. Aşağıdaki mezheplerin hangisinde bu türden bir yaklaşım belirgindir?

 

28 / 50

Sanat, diğer entelektüel ve kültürel etkinlikler içinde her zaman önemini korumuştur. Çünkü sanat, mananın forma dökülmesi ve soyut olanın görünür kılınması bakımından çok önemli bir ifade tarzıdır. Öyle ki dinin muhataplarının anlamakta güçlük çektiği soyut bir husus, sanat sayesinde bazen çok daha somut ve çarpıcı bir biçimde ifade edilebilmektedir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

29 / 50

Müzik, resim ve edebiyat gibi sanat dallarının, farklı kültürel unsurlarla sürekli bir etkileşim içerisinde olduğu tartışmasızdır. Bu durum belirli ölçüde mimari için de geçerli olmakla birlikte kültürel etkinin mimariye yansıması sınırlıdır. Zira bir mekân yaratılırken öncelikli olarak onun işlevselliği dikkate alınır. Bundan dolayıdır ki mimaride hava, toprak ve malzeme gibi etkenler, genellikle kültürel öğelerden daha belirleyici olabilmektedir. Bu parçada inanç ve mimari ilişkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

30 / 50

Aşağıdaki fotoğrafta altın yaldızla yapılmış, ışınlı güneş motifi şeklinde bir figür bulunmaktadır.

Ciltçilik sanatından bir örnek olan bu figür aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?

31 / 50

Davud el-Kayserî İslam düşünce tarihinde zaman felsefesi ve Tanrı-zaman ilişkisi konusunda özgün görüşler ortaya koymuş, sûfi bir düşünürdür. Ona göre; zaman, sadece Aristoteles’in söylediği gibi “önce ve sonra bakımından hareketin ölçüsü” olarak tanımlanamaz. Bunun yanında zaman, varlığın bekasının ve sürekliliğinin ölçüsü olarak da tanımlanmalıdır. Buna göre, her var olanın, varlığının sürekliliğine göre bir zamanı vardır. Tanrı mutlak baki bir varlık olduğu için evrenin yaratılmasından önce O’nun varlık tarzından çıkan bir sonuç olarak mutlak zaman mevcuttur. Evrenin ve doğa yasalarının yaratılması ile birlikte fiziki zamanın ölçüleri tespit edilebilmiştir. Tanrı’nın zamanını ifade eden metafizik zaman ile karşılaştırıldığında fiziki zamanın ölçüleri görecelidir. Örneğin fiziki zamandaki elli bin yıl, Tanrı’nın zamanında bir güne denk gelir. Buna göre, Davud el-Kayserî’nin zaman anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

32 / 50

Toplum hâlinde yaşamanın bir ihtiyaç ve yaratılışın gereği olduğunu savunan Farabi, insanı da toplumsal bir varlık olarak tanımlamıştır. O, insanlar arasında fark gözetmeyen, evrensel insani değerler üzerine kurulmuş ve aydınlar tarafından yönetilen bir toplumu en mükemmel toplum olarak nitelendirmiş, gerçek mutluluğun ise ancak bu türden bir toplumda elde edilebileceğini ileri sürmüştür. Farabi, bu toplumu aşağıdakilerden hangisiyle adlandırmaktadır?

33 / 50

Gazali, herhangi bir görüşü eleştirmek veya çürütmek istediğinde önce o görüşü bütün yönleriyle anlamaya çalışır ve bunun arka planında yatan temel kabulleri tespit ederdi. Ancak onun bu tutumu muhaliflerinin görüşlerini dolaylı bir şekilde Müslümanlara tanıtmak olarak algılanmış ve zaman zaman eleştiri konusu yapılmıştır. Örneğin o, felsefecilerin görüşlerinin geçersizliğini ileri sürmeden önce iki yıla yakın bir süre kitaplarını okumuş ve onların görüşlerini herhangi bir tasarrufta bulunmadan müstakil bir kitapta özetlemiştir. Hatta bu kitap nedeniyle Batı’da uzunca bir süre Meşşai geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri sayılmıştır. Gazali’nin bu kitabı aşağıdakilerden hangisidir?

34 / 50

Hz. Muhammed’in vefatından sonraki süreçte, İslam toplumunda yaşanan bazı gelişmeler, Müslümanların yeni problemlerle karşılaşmalarına yol açmıştır. Bu problemlere, öncelikli olarak Kur’an ve sünnetteki naslar çerçevesinde çözüm aranmış, bu iki kaynaktan hareketle çözüm bulunamadığı takdirde ise yeni problemler, hakkında nas bulunan ve hükmü bilinen olaylara kıyas edilmek suretiyle çözüme kavuşturulmaya çalışılmıştır. Ancak bir kıyasın geçerli olabilmesi için iki olay arasında nesnel ve ortak bir paydanın bulunması gerektiği belirtilmiştir. Bu ortak payda, fıkıh usulünde aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?

35 / 50

Hasan, Hüseyin, Emre, Ali ve Ahmet öğle namazını kılmak için camiye giderler. Hasan ve Hüseyin abdestli olduklarından öğle namazının farzını kılmak üzere imama uyarlar. Emre, Ali ve Ahmet ise abdestleri olmadığı için önce abdest alırlar. Abdestlerini aldıktan sonra Emre birinci rekâtta ayakta, Ali rükûda imama yetişir. Ahmet ise ancak ikinci rekâtta imama yetişmiştir. İmam üçüncü rekâtın secdesine vardığında Hüseyin’in, dördüncü rekât için ayağa kalktığında ise Emre’nin abdesti bozulur ve namazdan çıkmak zorunda kalırlar. Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

36 / 50

Tıp ilminde gelişmiş bir tedavi yöntemi olarak görülen ve önemsenen organ nakli yöntemi, insan uzuvları üzerinde bir tasarruf olduğu için İslam fıkhında da çok boyutlu bir şekilde tartışılmıştır. Bu yöntemin caiz olduğunu savunan âlimler bunun için bazı şartlar ileri sürmüşlerdir. Aşağıdakilerden hangisi bu şartlardan biri değildir?

37 / 50

Nafile oruçlar, farz ve vacip oruçların dışında kalan, fazileti ve sevabı hakkında Hz. Peygamber’in sözleri bulunan oruçlardır. Bu sebeple bu tür oruçlar fıkıh âlimlerince mendub olarak kabul edilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu kapsamda değerlendirilemez?

38 / 50

İnsan sorumluluğunun sınırları konusunda Müslüman kelamcılar arasında önemli tartışmalar yaşanmış ve görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Eşariler sorumluluğu ilahi irade ile açıklarken; Mutezilîler ve Maturidiler ise bunu “Allah herkesi ancak gücünün yettiği ölçüde sorumlu tutar.” (Bakara, 2:286) ayetine dayanarak insan kapasitesi içerisinde ele almışlardır. Bu parçada ele alınan sorun aşağıdaki konulardan hangisiyle ilişkilidir?

39 / 50

“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. (I)
O, işitendir(II), görendir (III).” (Şûra, 42:11).
Bu ayette numaralandırılmış yerlerde Yüce Allah’ın, sırasıyla hangi tür sıfatlarından bahsedilmektedir?

40 / 50

Gazali’nin İslam felsefesiyle ilgilenmesi ve mantık disiplinini İslami ilimlere dâhil etmesiyle birlikte, kelam ilminin konusu genişlemeye başlamıştır. Öyle ki ilerleyen süreçte hem haricî hem de zihnî varlık alanlarını kapsayacak şekilde İslam’ın ana ilkelerini doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren bütün bilgiler kelamın konu alanına dâhil edilmiştir.
Bu parçada bahsedilen gelişmelerin yaşandığı dönem kelam ilminde aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?

41 / 50

Sahabelerden Ammar b. Yasir, müşriklerin ağır baskıları ve ölüm tehditleri karşısında Müslüman olmadığını söylemek durumunda kalmış ve bu sayede işkenceden kurtulabilmiştir. Onun bu tavrı, bir ayete şu şekilde yansımıştır: “Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.” (Nahl, 16:106). Bu parçada imanın hangi boyutundan bahsedilmektedir?

42 / 50

Kur’an’ın ihtiva ettiği kelimelerin anlam dünyaları oldukça geniştir. Örneğin salat kelimesi; değişik ayetlerde dua, istiğfar, namaz, ibadet, tapınma ve rahmet dileme gibi anlamlarda kullanılmıştır. Bir kelimenin, yer aldığı bağlamlara göre farklı anlamlara geldiği bu türden örnekler tefsir ilminde vücuh olarak nitelendirilmiştir. Kur’an’da geçen aşağıdaki kelimelerin hangisinde bu türden bir durum söz konusu değildir?

43 / 50

Dört Halife Dönemi’nde gerçekleştirilen Azerbaycan ve İrminiyye fetihleri sırasında Iraklı ve Şamlı askerler arasında Kur’an’ın okunuşu konusunda tartışmalar çıktı. Olayların büyümesi ve ordu içerisinde bir ayrışmaya neden olması ihtimali üzerine, Huzeyfe b. Yeman durumu dönemin halifesine bildirdi ve ondan gerekli önlemi almasını istedi.
Bu olay üzerine alınan önlem aşağıdakilerden hangisidir?

44 / 50

Hz. Muhammed’e atfedilen “Kur’an’ı kendi görüşüyle tefsir eden kimse cehennemdeki yerine hazırlansın.” sözünü delil olarak kullanan bir kişinin aşağıdaki tefsir türlerinden hangisini eleştirmesi beklenemez?

45 / 50

“Ey iman edenler! Size ne oldu ki, 'Allah yolunda savaşa çıkın.' denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz? Fakat dünya hayatının faydası ahiretin yanında pek azdır. Eğer (gerektiğinde savaşa) çıkmazsanız, (Allah) sizi pek elem verici bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir kavim getirir; siz (savaşa çıkmamakla) O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye kadirdir.” (Tevbe, 9: 38-39). Bu ayetler, aşağıdaki olaylardan hangisiyle ilişkili nazil olmuştur?

 

46 / 50

Kur’an-ı Kerim’de sıklıkla başvurulan anlatım yöntemlerinden birisi, bir şeyin bir veya birkaç yönden başka bir şeye benzetildiği mesellerdir. Bu mesellerle, iletilmek istenen mesajın muhataplar tarafından kalıcı bir şekilde öğrenilmesi hedeflenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’daki bu mesellerden biri değildir?

47 / 50

Surelerin bir kısmı isimlerini, ilk ayetlerinde yer alan ve huruf-u mukattaa olarak nitelenen harf kümelerinden almıştır. Aşağıdaki surelerden hangisi bu duruma örnek teşkil eder?

48 / 50

Buhari’nin 600.000 hadis arasından seçtiği yaklaşık 9000 hadisi içeren, el-Camiu’s-Sahih adlı eseri tüm hadis kitapları arasında en çok itibar görendir. Buhari, bu eseri oluştururken çok titiz davranmıştır ve eserde yer alan hadislerin birçoğu sahih olarak nitelenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu eserin güvenilir olarak değerlendirilmesinin gerekçelerinden biri değildir?

49 / 50

Hz. Peygamber ve sahabe devrinde yazıya müracaat edilmekle birlikte hadisler genellikle sözlü olarak aktarılıyordu. Hicri I. yüzyılın sonları ile II. yüzyılın başlarında ise hadis malzemesini sadece mümkün olduğunca bir araya getirme faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Ömer b. Abdülaziz’in talebiyle resmî bir hüviyet kazanan bu faaliyet aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?

50 / 50

Hadis usulünde, senedinde veya metninde sahih olmasını engelleyen bir kusur bulunan hadisler zayıf hadis kapsamında değerlendirilmiştir. Bu kusur, hadisin metin kısmında olabileceği gibi sened kısmında da olabilmektedir. Hadisler kusurun metinde veya senedde olmasına göre çeşitli kavramlarla isimlendirilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu kusurlar merkeze alınarak yapılmış bir niteleme Maktu Mürsel Maklub Mevzu Müdelles

Skorunuz

0%