İslam Hukuku – Test 4

Şu kişi tarafından oluşturuldu Arif_Arslaner

İslam Hukuku - Test 4

1 / 50

Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde mülhak deliller bir arada verilmiştir?

2 / 50

Kitap, sünnet veya icma ile belirlenmiş olan bir meselenin hükmünü, aralarındaki ortak illet sebebiyle, hükmü bu kaynaklarda belirtilmemiş başka bir meseleye vermeye ne denir?

3 / 50

Şâri‘in dikkate almadığı, geçersiz saydığı maslahatlar hangi maslahatlardır?

Şâri’in dikkate alıp almaması açısından ise maslahatlar muteber, mülğâ ve mürsel maslahatlar olmak üzere üç kısma ayrılır:
1. Muteber maslahatlar: Şâri‘in dikkate aldığı ve o doğrultuda hüküm düzenlediği maslahatlardır.
2. Mülğâ maslahatlar: Şâri‘in dikkate almadığı, geçersiz saydığı maslahatlardır. Mesela şarap elde edilmesin diye bağcılığın yasaklanması bu türden, geçersiz bir maslahattır. Bu yüzden üzüm yetiştirmenin cevazı yönündeki deliller, böyle asılsız bir maslahata dayanılarak kaldırılamaz.
3. Mürsel maslahatlar: Geçerli ya da geçersiz kılındığına ilişkin muayyen bir nassın bulunmadığı maslahatlardır. Usulcüler arasında tartışma konusu olan maslahat, bu tür maslahattır.

4 / 50

Aşağıdakilerden hangisi fer'i delillerden birisi değildir?

5 / 50

I.    Kitab
II.   Sünnet
III. İçtihad
İslam Hukuku'nun kaynaklarından hangisi ya da hangileri ‘nass’ yani ana metin olarak adlandırılır?

Kitâb ve Sünnet, ‘nass’ yani ana metin olarak adlandırılır. İctihad ise bu ana metinlerin ışığında ‘akıl yürütme’ ve ‘kafa yorma’ faaliyetidir.

6 / 50

Şâri’ tarafından hükmü açıklanmamış, kendisine kıyas yapılabilecek, hükmü nassla belirlenmiş bir benzeri de bulunmayan, fakat kendisinde, insanlara bir yarar sağlama veya onlardan bir zararı giderme açısından, üzerine hüküm bina edilebilecek münasip bir vasıf bulunan maslahatlara ne denir?

7 / 50

Aşağıdakilerden hangisi asli deliller arasında kesinlikle yer almaz?

Kur’ân, Sünnet ve İcmâ’ın İslam hukukundaki hükümlerin dayandığı en temel esaslar olduğu konusunda bütün ekollerin görüş birliği vardır. Bunlar “aslî deliller” olarak adlandırılır. Kelamcı usulcüler buna ıstıshâb’ı da dahil ederler.

8 / 50

Kur’an’daki mevcut düzenlemelerden hareketle şeriatın/hukukun en temel amaçları beş temel değerin korunmasına indirgenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan bir değildir?

9 / 50

“Sınav esnasında öğrenciler, görevlilerin her türlü uyarısını dikkate almak durumundadır.” emri, usûl-ü fıkıhta nasıl tanımlanır?

10 / 50

Müçtehitlerin üzerinde icma ettiklerinde hükme ulaşırlarken dayandıkları delile ne denir?

11 / 50

“Şahit, nikâhın sıhhat şartıdır.” Bu hüküm hangi konu için örnek olabilir?

Hükmün vazedilmesi ile açıkça uygunluk taşısın taşımasın, Şârî’in varlığını hükmün varlığına, yokluğunu, hükmün yokluğuna alamet kıldığı durum, sebep olarak adlandırılır. Örneğin; “Hilali görünce oruca başlayın ve hilali görünce iftar edin”.

12 / 50

Aşağıdaki kaynaklardan hangisi delildir?

Delil ve yöntem ayırımının mantığı şudur: Delil, oluşumunda beşer katkısı olmayan ve insani eylemlerin hükümlerini içinde barındırdığı düşünülen şeydir. Buna göre delil sadece Kur’ân-ı Kerîm ile Sünnet olmaktadır. Yöntem ise, bu delillerden hüküm çıkarmak için başvurulan çeşitli yolları ifade eder. Bu yolların başlıcaları, kıyas, istihsan, ıstıslah ve sedd-i zerî‘adır.

13 / 50

Kur'an'ın hem ceminde hem de teksirinde bulunan sahabi hangisidir?

14 / 50

“Sınav esnasında öğrenciler, görevlilerin her türlü uyarısını dikkate almak durumundadır.” emri, usûl-ü fıkıhta nasıl tanımlanır?

Mutlak vacip,  Şariin edası için bir vakit tayin etmeden kesin olarak yapılmasını talep ettiği vacib türüdür. Keffâretler (oruç bozma, zıhar, yemin bozma, hataen adam öldürme vb.). Sınav sırasında görevlilerin her türlü uyarısı mutlak vaciptir. Öğrenci uyarıları dikkate almak durumdadır.

15 / 50

Hz. Peygamberin huzurunda ya da gıyabında gerçekleşen bir olaya muttali olduğunda o olay hakkında sükût buyurması, karşı çıkmayıp onaylamasıdır. Tanımı zikredilen sünnet türü aşağıdakilerden hangisidir?

16 / 50

"Mevcut olan bir şeyin aynı şekilde devam etmesi, diğer bir ifadeyle, daha önce varlığı bilinen bir durumun, aksine delil bulunmadıkça, varlığını koruduğuna hükmedilmesidir." Aşağıdaki kelimelerden hangisi yukarıdaki tanımı karşılar?

Istıshâb, “sohbet” kökünden türemiş bir isim olup, beraber bulunma, beraberliğin devam etmesi gibi anlamlara gelir. Terim olarak ise çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Bunlardan birine göre ıstıshâb, mevcut olan bir şeyin aynı şekilde devam etmesi, diğer bir ifadeyle, daha önce varlığı bilinen bir durumun, aksine delil bulunmadıkça, varlığını koruduğuna hükmedilmesi şeklinde tanımlanır. Usulcülerin “Bekâu mâ kâne alâ mâ kân” sözleri bunu ifade eder.

17 / 50

Usulcülerin “Bekâu mâ kâne alâ mâ kân” sözleri hangi delili ifade eder?

Istıshâb, “sohbet” kökünden türemiş bir isim olup, beraber bulunma, beraberliğin devam etmesi gibi anlamlara gelir. Terim olarak ise çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Bunlardan birine göre ıstıshâb, mevcut olan bir şeyin aynı şekilde devam etmesi, diğer bir ifadeyle, daha önce varlığı bilinen bir durumun, aksine delil bulunmadıkça, varlığını koruduğuna hükmedilmesi şeklinde tanımlanır. Usulcülerin “Bekâu mâkâne alâmâkân” sözleri bunu ifade eder.

18 / 50

Aşağıdakilerden hangisi nakli delillerden birisi değildir?

19 / 50

Aşağıdakilerden hangisi Sünnetin Kur'an karşısındaki rollerinden birisi değildir?

20 / 50

Aşağıdakilerden hangisi icmanın gerçekleşme şartlarından değildir?

21 / 50

Fıkıh açısından söylenecek olursa İslam hukukunda delil ile ilgili aşağıdaki verilenlerden hangisi doğrudur?

22 / 50

I. Delil, doğrulanabilir veya yanlışlanabilir özellik taşır
II. Delille ulaşılmak istenen haberi sonuç fıkhi hükümdür
III. Yöntem, delil üzerinde düşünmenin yollarını gösterir
Delil ve yönteme dair yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

23 / 50

Usul bilginlerinin amacı aşağıdakilerden hangisidir?

24 / 50

“Şahit, nikâhın sıhhat şartıdır.” Bu hüküm hangi konu için örnek olabilir?

Hükmün vazedilmesi ile açıkça uygunluk taşısın taşımasın, Şârî’in varlığını hükmün varlığına, yokluğunu, hükmün yokluğuna alamet kıldığı durum, sebep olarak adlandırılır. Örneğin; “Hilali görünce oruca başlayın ve hilali görünce iftar edin”. Mükellefin fiilinin sonucu olan bir hükmün sebebi: Örneğin, alım-satım sözleşmesi mülkiyet hakkının kazanılması için bir sebeptir.

25 / 50

Sünnet ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Sünnet fıkıh usulünde Hz. Peygamberin söz, fiil ve takrirleri olarak tanımlanır ve rivayet açısından mütevatir, meşhur ve ahad olmak üzere üç kısma ayrılır. Mütevatir sünnet, yalan üzerinde birleşmeleri düşünülemeyen bir sayıdaki topluluğun kendileri gibi bir topluluktan naklettikleri sünnettir.Meşhur sünnet ise ilk tabakada ahad iken sonraki tabakalarda mütevatirin niteliğine sahip olmuş sünnettir. Ahad sünnet ise, bütün tabakalarda tevatür sayısına ulaşmayan kişilerce nakledilen sünnettir. Sünnet, İslam hukukunun ikinci temel kaynağıdır. Sünnetin ikinci kaynak olması onun daha az önemli olduğu anlamına gelmez. Hüküm çıkarma konusunda Kur’an ile Sünnet arasında özde bir fark yoktur.

26 / 50

“Es-Sünnetu kâdıyetun ale’l-kitâb” deyişi ile aşağıdakilerden hangisi anlatılmaktadır?

27 / 50

I.    Deliller
II.   Hüküm
III. Hüküm çıkarma yöntemleri
IV.  İçtihad
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Fıkıh usulünün konularının incelendiği temel bölümlerdendir?

Fıkıh usulünün konuları, deliller, hüküm, hüküm çıkarma yöntemleri ve içtihad olmak üzere dört temel bölümde incelenmektedir

28 / 50

Hz. Muhammed (s.a.v) ümmetinden olan müctehidlerin O’nun ölümünden sonraki herhangi bir devirde şer’î bir meselenin hükmü üzerinde görüş birliği etmelerine ne ad verilir?

29 / 50

Aşağıdakilerden hangisi fıkıh usulünün konularından biri değildir?

İslam hukukunun kaynakları konusu, esas itibariyle Fıkıh usulü diye bilinen ilmin konusudur. Fıkıh usulü terimi de genel olarak fıkhın kaynakları anlamına gelir. Fıkıh usulünün konuları, deliller, hüküm, hüküm çıkarma yöntemleri ve içtihad olmak üzere dört temel bölümde incelenmektedir.

30 / 50

Aşağıdakilerden hangisi ittifak edilen delilerden değildir?

Deliller, aslî ve fer’î olmak üzere 2 kısma ayrılır: Aslî delil, birinci derecede temel olan ve delil olma yönünden ulema arasında üzerine ittifak edilen delil demektir. Bunlar: Kitap, sünnet, icmâ ve kıyastır.

31 / 50

İslam hukukunun (Fıkhın) kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer’î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen'e kadı tayin edilen ...........................'in Hz. Peygamber’in sorduğu sorulan sorulara verdiği
cevapta en genel ve en yalın şekliyle ifade edilmiştir. Verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

32 / 50

Aşağıdaki önermelerden hangisi doğrudur?

Kur’an’ın bu içeriğine uygun olarak da Müslüman geleneğinde üç temel ilim sistemleşmiştir. Kur’an’ın inançalanındaki ayetleri kelam ilminde, ahlak alanındaki ayetleri tasavvuf ilminde ibadet ve hukuka ilişkin ayetleri de fıkıh ilminde sistematize edilmiştir.

33 / 50

I. Kıyas ile ulaşılan sonuçlar kesindir.

II. Kıyasın illeti bazen naslarda yer alır, bazen yer almaz.

III. Kıyas, ilkten hüküm koymaz, naslarda var olan hükmü açığa çıkarır.

Verilenlere göre İslam hukukunda Kıyas ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

34 / 50

Kur'an ve Sünnet ışığında 'akıl yürütme' ve 'kafa yorma' faaliyeti anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?

slam hukukunun kaynakları Kitâb, Sünnet ve ictihad’dan ibaret olmaktadır. Bunlardan Kitâb ve Sünnet, ‘nass’ yani ana metin olarak adlandırılır. İctihad ise bu ana metinlerin ışığında ‘akıl yürütme’ ve ‘kafa yorma’ faaliyetidir.

35 / 50

Aşağıdakilerden hangisi icmanın işlevlerinden birisi değildir?

I ̇cmâın işlevleri kabaca şu şekilde sıralanabilir:
1. Muhafaza: İbadet ve ibadet içerikli konularda Hz. Peygamberden intikal eden ve sahabede somutlaşan mevcut anlayış ve uygulamaları korumak ve sürdürmek. 2. Bağlayıcılık: Özellikle hukuk alanına ilişkin olmak üzere, yeni karşılan problemler- de ortak ve bağlayıcı karar alabilmek. 3. Kamu otoritesini sınırlamak: Her iki işlevi itibariyle de icmâın, aynı zamanda mevcut anlayış ve uygulamayı, yöneticelerin değiştirme girişimlerine karşı korumak suretiyle bir anlamda onların otoritelerini sınırladığı da söylenebilir.  4. Bazı usûl konularının meşruiyetini sağlamak: Usulcülerin, icmâa özellikle sahabe icmâına yükledikleri fonksiyonlardan birisi de, kıyasın hüccet oluşu, haber-i vâhid ile amel gibi usulî konuların meşruiyetini ispatlamak ve temellendirmektir.

36 / 50

Önceki şeriatler bağımsız bir delil olmayıp, …… veya …… bir eki, uzantısı mahiyetindedir. Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?

37 / 50

“Şahit, nikâhın sıhhat şartıdır.” Bu hüküm hangi konu için örnek olabilir?

38 / 50

Sözlükte, güzel bulmak anlamına gelen terim hangisidir?

39 / 50

I.    Önceki şeriatler
II.   Sahabî sözü
III.  Medine ehlinin uygulaması
Yukardakilerden hangi veya hangileri aslîdelillerin uzantısı sayılan delillerdendir?

40 / 50

Kitap ve sünnette açıkça ortaya konmuş olan hükümler üzerinde müçtehitlerin anlayış birliğiyle oluşan ve bu hükümleri pekiştiren icmâya ne ad verilir?

41 / 50

Fıkıh usulünü öğrenen kimse içtihat ehliyetine sahip değilse aşağıdakilerden hangisini uygulayamaz?

42 / 50

Kur’an ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

43 / 50

"Arapça olarak Hz. Peygamber’e indirilen, Mushaflarda yazılı, ondan tevatür yoluyla nakledilen, okunmasıyla ibadet edilen, Fatihâ Süresiyle başlayıp Nâs Süresiyle biten, beşerin bir benzerini getirmekten aciz kaldığı Allah kelamıdır."

Yukarıda verilen tanım aşağıdakilerden hangisidir?

44 / 50

Hanefi usulcülerin tanımına göre ‘sırf dil yoluyla idrak edilemeyen ortak bir illet sebebiyle asıldaki hükmü fer’e de vermek (ta‘diye)’ demek olan terim aşağıdakilerden aşağıdakilerden hangisidir?

45 / 50

İstihsan sözcüğü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

İstihsan, sözlükte, güzel bulmak anlamına gelir. Terim olarak ise değişik biçimlerde tanımlanmıştır. Bu tanımların ortak noktası, kolaylığın alınıp zorluğun terkedilmesi olup, bu husus dinde temel bir prensiptir. İstihsan, daha çok Hanefilerin ve Malikilerin kullandığı bir yöntem olup, bir meselede fakîhin, benzerlerine verdiği hükümden bir sebepten dolayı vazgeçip başka bir hüküm vermesidir. Buna neden olan şey bazen nas olur, bazen icmâ olur, bazen zaruret olur, bazen kapalı bir kıyas olur. İstihsan çoğu kez, kıyasın genel yarar ve Şarii’in temel amaçları açısından tam bir uyum ve uygunluk göstermediği durumlarda bu uyum ve uygunluğun daha üst düzeyde gerçekleştirilmesi amacıyla başvurulan bir yöntemdir.

46 / 50

İslam hukukunda delil ile ilgili aşağıdaki verilenlerden hangisi doğrudur?

47 / 50

Sabit nasslar ile değişen ve gelişen hayatın problemlerini buluşturma ve uzlaştırma potansiyeline ve karşılaşılan yeni problemleri çözüme kavuşturma dinamizmine sahip yegane yola ne denir?

48 / 50

İlk iki dönemde tevatür sayısına ulaşmamış, ancak tâbiûn devrinde yaygınlık kazanan ve bu dönemden itibaren yalan üzere birleşmeleri imkânsız bir topluluk tarafından rivayet edilen sünnet aşağıdakilerden hangisidir?

49 / 50

Aşağıdakilerden hangisi kötülüğe giden yolun kapatılması demektir?

Zerâi‘, harama, kötü ve zararlı bir sonuca götüren şey anlamındaki zerî‘a sözcüğünün çoğuludur. Sed, ise kapamak, engel olmak, set çekmek anlamına gelir. Buna göre sedd-i zerî‘a kötülüğe giden yolun kapatılması demektir.

50 / 50

İslam müçtehitlerinin, Hz. Peygamber’in vefatından sonraki herhangi bir devirde, şer'i bir hüküm hakkında görüş birliğine varmalarına ne denir?

Skorunuz