Menü Kapat

Ünite 9: Hristiyanlık II – İbadetleri – Sankramentler – Mezhepleri

Giriş: Hristiyan İbadetleri
Hristiyanlıkta ibadet günlük, haftalık ve yıllık olarak üçe
ayrılır.

Günlük İbadet
Hıristiyanlıkta günde kaç defa ibadet edileceği, tam
tamına belirlenmiş değildir, muayyen vakitler de tayin
edilmemiştir. Bunlar hıristiyanın şevk ve ihtiyacına
bırakılmıştır. Daha ziyade güneş doğarken ve ikindi vakti
duasına önem verilir. Ayin kilisede yapılacaksa, Kitab-ı
Mukaddes’ten hamd ü senâya dair mezmurlar
okunmasıyla başlar, ardından ilâhîler okunur ve nihayet
bir dua ile bitirilir. Akşam duası aile içinde veya bir
kilisede yapılabilir. “Ferdî dua” denilen dua da teşvik
edilir. Bir de tefekkür duası vardır. Bu duada şahıs diz
çöker, duanın sözlerini, mezmuru, kelime kelime düşünür
ya da Kitab-I Mukaddes’teki bir pasajı tefekkür eder.

Haftalık İbadet
Haftalık ibadet pazar günü sabah ve akşam olmak üzere
iki vakitte yapılır. Pazar ibadeti mutlaka kilisede ve papaz
nezaretinde olur. İbadette Hristiyan Kutsal Kitabı’ndan
parçalar okunur, ilahiler söylenir, dualar edilir ve vaazlar
verilir.

Yıllık İbadet
Yıllık ibadet yıl içinde kutlanan bayramlar ve anma
günlerine denir.
• Noel
• Paskalya
• Haç Yortusu
• Meryem Ana Günü

Diğer İbadetler
Yukarıdakiler dışında Tanrı’ nın hoşnutluğunu kazanmak
için yapılan bazı ibadetler daha vardır.
• Oruç
• Haç
• Ascension
• Pentikost
• Annonciation
• Assomption

Hristiyan Ayinleri (Sakramentler)
“Ayin” i daha geniş manâda ve bütün çeşitlerini de içine
alarak ifade etmek için kullanılan kelime ise,
“sakrament”tir. Sakrament, “Hristiyanların, kendi
kurtuluşları için İsa’nın acı çekişi (passion), ölümü ve
dirilişini ifade eden paskalya sırrına iştirak etmeleri
amacıyla İsa Mesih tarafından kurulan bir alamettir” diye
tarif edilmektedir.

Katolikler ve Ortodokslara göre Hristiyan
sakramentlerinin sayısı yedidir ve aşağıda maddelenmiştir.
• Vaftiz
• Evharistiya
• Konfirmasyon
• Tevbe
• Evlilik
• Rahip Takdisi
• Hastaların Yağlanması
Hristiyan Kilisesi ve Mezhepleri
Kilise
Aslı Yunanca ekklesia olan, toplantı, cemaat gibi
anlamlara gelen “kilise” kelimesi, her şeyden önce Hz.
İsa’ya inanan Hristiyan cemaatinin tamamını ifade
etmektedir. İlk Hristiyan cemaati (kilisesi) Filistin’de
yaşayan Mesih’e inananlar grubu idi. Kilise’ nin bir ibadet
yeri olarak ortaya çıkışı İmparator Konstantin döneminde
gerçekleşmiştir. Hristiyanlık tarihinde bilinen en eski
kiliselerin Latran’ da inşa edilen Aziz Yohannes ve Aziz
Sabin kiliseleri olduğu bilinmektedir. Kiliseler en yaygın
olarak Ortaçağ Döneminde Hristiyanlıkta gelişmiştir.
Hristiyan Mezhepleri

Başlıca hristiyanlık mezhepleri;
• Katoliklik
• Ortadoksluk
• Protestanlık
Olarak sıralanmaktadır. Ayrıca Monofizit Kilseler olarak
tanımlanan ve Ortadoks kiliseleri içerisinde
gösterilmelerine rağmen bağımsız ve özerk olan Süryani,
Ermeni, Habeş ve Kıpti kiliseleri de bulunmaktadır.

Katoliklik

Evrensel anlamına gelen Katoliklik en büyük Hristiyan
mezhebidir. Katolik mezhebini temsil eden kilise, Roma
Katolik Kilisesi’dir. Merkeziyetçi, dogmatik ve geleneği
ön plana çıkaran yapısıyla diğer kiliselerden farklı bir
özelliğe sahip olan Katolik Kilisesi, Latin dünyasında
şekillenmiş ve bir anlamda Roma İmparatorluğunun
başından beri tercih ettiği Hıristiyanlık yorumunun devamı
olma iddiasını korumuştur. Katolik Kilisesi ruhban sınıfı
hiyerarşisinin zirvesinde Papa bulunmaktadır. Papa rûhânî
Vatikan Devleti’nin başkanıdır.

Katolik Mezhebinin başlıca özellikleri şunlardır:

1. Tüm Katolik dünyasının dinî lideri Papa’dır.
Papa, Petrus’un halefi, Hz. İsa’nın ise vekilidir.
Kararları tartışılmaz, zira o, yanılmaz otoritedir.
2. Roma Kilisesi diğer kiliselerin rûhânî merkezidir
ve hepsinden üstündür. Kilise dışında kurtuluş
yoktur. İncil’i yorumlama yetkisi Kilise’ye aittir.
3. Kutsal Ruh Baba ve Oğul’dan neş’et etmiştir.
4. İsa’da ilâhî ve insanî iki tabiat vardır.
5. İsa gibi Meryem de günahsızdır, aslî suçtan
uzaktır, Tanrı yanında Şefaatta bulunabilir ve
göğe yükselmiştir.
6. Azizler de Tanrı katında sözcü olur, şefaatta
bulunabilirler. Onların resimlerine ve kutsal
emanetlerine saygı gösterilir. Adlarına hemen her
gün ayin düzenlenir.
7. İnsan aslî suçu üzerinde taşıyarak dünyaya gelir.
Bundan ancak vaftiz olarak kurtulabilir. Vaftiz su
dökülerek yapılır. Vaftiz olmadan ölen kimse
cehennemlik sayılır.
8. Günah çıkarma çok önemlidir. Ergenlik çağına
giren her hıristiyanın yılda bir defa günah
çıkartması 1215 yılında toplanan Lateran
Konsili’nde karara bağlanmıştır.
9. Yedi sakrament vardır. Ruhban sınıfı evlenemez.
Ruhban sınıfı dışında evlenenler boşanamaz.
Kilisede yapılmayan nikah sahih değildir.
Boşandıktan sonra evlenmek zina sayılır.
10. Yirmi bir konsil ve kararlarını kabul ederler.
11. Son yargı gününü, cennet, cehennem ve a’rafı
kabul ederler.

Ortodoksluk

Yunanca “doğru” anlamında “orthos” ve “düşünce,
“inanç” anlamındaki “doxa” kelimelerinden oluşan
Ortodoks terimi, genel anlamıyla bir dinin öğretisine,
doktrin ve dogmasına; herhangi bir öğretinin ilkelerine,
geleneksel olarak doğru kabul edilen düşüncelere ya da
görüşlere uygun düşünce inanç ve bu inancı benimseyen
kişi veya gruplara verilen isimdir. Doğu ve batı kiliseleri
arasında yaşanan tartışma ve zıtlaşmalar ve dönemin
siyasal ve tarihi gelişmeleri sonucu, 1054 yılında doğu
kilisesi batı kilisesinden ayrılmış ve ortodoksluk adını
almıştır.

Ortodoks Kiliseler ve Özellikleri

Ortodoks kiliseler kendi başpiskoposlarınca yönetilen
otosefal ve bi rana kiliseye bağlı olan otonom kiliseler
olmak üzere ikiye ayrılır. Otosefal kiliseler 14 tanedir ve
bunlar, İstanbul, İskenderiye, Antakya, Kudüs, Bulgar,
Sırp, Moskova, Rumen patriklikleri, Gürcistan
katolikosluğu, Kıbrıs, Yunan, Polonya, Arnavutluk,
Çekoslavakya kiliseleridir. Ototnom ortodoks kiliselerinin
sayısı ise 6 dır. Bunlar Finlandiya kilisesi, Japon kilisesi,
Çin kilisesi, Estonya-Litvanya kilisesi, Macar kilisesi ve
Makedon kilisesidir.

Ortodoks mezhebine göre, patrik ve başpiskoposlar ruhani
başkandır, piskoposlar meclisi kararlarını geçerli sayarlar
ilk yedi konsül dışındaki konsülleri Kabul etmezler, kilise
babalarının metinleri de ikinci derecede saygındır,
kiliselerde yanılmaz hata yapmaz bir otorite yoktur,
ikonlar semavi varlıkların vücutsuz ruhlarını temsil
ederler, çocuklar vaftiz edilerek şeytani kötülüklerden
korunmuş sayılır, ibadetlerini sabah, gündüz,akşam ve
gece vakitlerinde yaparlar, papazlar evlenebilirler fakat
keşişler piskoposlar ve patrikler evlenemezler, boşanmaya
bazı şartlar altında izin vardır.

Protestanlık

Protestan terimi, Kendilerini Roma Katoliklerinden ve
Ortodoks Doğu Kiliselerinden bilerek ayrı tutan Hristiyan
Kiliseleri ve toplulukları için genel olarak ilk defa 1529’da
Spire’de toplanan bir politik mecliste kullanılmıştır. Bu
tarihten sonra Lutherci reformları benimseyenler Protestan
olarak anılmaya başlamıştır.

Protestanlığın Genel Özellikleri:

Papa tek otorite değildir. Hristiyanlığı bilen herkes
otoritedir papanın dünyevi hiçbir yetkisi yoktur ve
imparatordan üstün değildir, kilisede hiyerarşi olamaz
papa ve piskoposlar Hristiyanlara hizmet etmelidir. Laikle
ruhban arasında bir fark yoktur, laik papazlık yapabilir ve
papazlar evlenebilir. Ayrı bir kilise hukuku olamaz,
cemaat papaz olarak kimi seçerse ayinleri o kişi yapar,
tanrı dışında kimse günahları bağışlayamaz, dini
konularda başvurulacak tek kaynak kutsal kitaptır ve
kutsal kitabı herkes yorumlayabilir, sakramentlerden ilk
ikisini Kabul ederler, günah çıkarmayı Kabul etmezler,
kiliselerde resim heykel ve tasvirlere yer vermezler, haç
bulundurmaz ve haç çıkarmazlar, ibadet ve ayinler
anadillerinde yapılır, araf ve ebedi cezaya inanmazlar,
azizleri Kabul etmezler, teslise inanırlar, ruhani başkanları
yoktur, farklı anlayışa sahip kiliseler şeklinde faaliyet
gösterirler, rahipler evlenebilir,

Monofizit Kiliseler

Monofizitizm, Hz. İsa’da ilâhî ve beşerî iki tabiatın
birleşerek tek tabiat olduğunu savunan anlayışa verilen
isimdir. Bunlar Doğu Ortodoks kiliseleri içinde
gösterilmelerine rağmen, bağımsız ve özerktirler. Süryânî,
Ermeni, Habeş ve Kıptî kiliseleri monofizit kiliseler olarak
tanınmaktadır.

Süryani Kilisesi

Süryani Kilisesi, 325 yılında yapılan Birinci İznik
Konsili’nde kabul edilen dört büyük patriklik
merkezlerinden biri ve en eskisi olan Antakya Bağımsız
Süryani Ortodoks Patrikliği’ne bağlıdır. Mardin’in
doğusunda bir dağın eteğinde kurulmuş bulunan Deyru’zZafaran
(Zafaran Manastırı) 1932 yılına kadar Süryani
Kilisesi’nin patriklik merkezliğini yapmıştır. Ancak 1932
yılında dönemin patriği İlyas’ın ölümü sonrası Suriye’de
yapılan seçim ile patriklik Suriye’ye geçmiş ve merkezi de
Şam olmuştur. Türkiye’de ise yoğun olarak, Doğu ve
Güneydoğu bölgeleriyle İstanbul’da yaşamaktadırlar.
Süryani kilisesi Allah melekler peygamberler vahiyle
gelen kitaplar kıyamet cennet ve cehennemi hak sayar,
teslis vahdaniyet oluşturur, ilk üç konsülü tanırlar, kilise
İsa tarafından kurulmuş ve ebedidir, kilisede üç rütbe
vardır, namaz oruç perhiz vaftiz evlenme ölüm
merasimleri tövbe ve itiraf başlıca ibadetleridir. Namaz
adını verdikleri ayinleri rüku ve sücutludur, yedi namaz
vakitleri vardır, günah itirafı ruhanilere yapılır ve çeşitli
cezalar verilir.

Ermeni Kilisesi

Ermeniler, 301 yılında Aziz Gregor’un öncülüğünde
Hıristiyanlığı kabul etmişlerdir. Bu yüzden Ermeni
Kilisesi’ne aynı zamanda Gregoryan Kilisesi de denir.
Hıristiyanlığı toplu olarak ilk kabul eden milletlerden
birisi, hatta ilki olduklarını ileri sürerler. Aziz Gregor, ilk
Ermeni Kilisesi’ni Erivan yakınındaki Eçmiyazin’de
kurmuştur. Bundan dolayı Eçmiyazin’in Ermeniler
nezdinde önemli bir yeri vardır. Onlara göre Hz. İsa
Eçmiyazin’e inmiş, ve Ermeni Kilisesi’ni kurmuştur.
Ermenilerin en yüksek dinî makamı olan katolikosluk
orada kurulumş, 901 ile 1441 yılları arası hariç, bugüne
kadar da varlığını ve Ermeniler arasındaki itibarını
sürdürmüştür.

Ermeni Kilisesi Milli br kilisedir, ilk üç konsülü kabul
eder, hz. İsanın tek tabiat olduğuna inanır, günahların
bağışlanmasını kabul etmez, alt rütbedeki kilise
görevlilerine evlenme izni vardır, ikonlar ve tasvirler
yoktur, Ermeni kilisesinde kurban anlayışı vardır.
Hristiyanlıkta Yeni Dini Hareketler
Son asırlarda Hristiyan dünyasında ana kiliselerin dışında,
çoğu onlara eleştirel bir anlayışla bakan yeni dini
hareketler ortaya çıkmıştır. Eleştirilerinin temelinde kimi
zaman inanç, kimi zaman ise ibadet konuları yer
almaktadır. Geleneksel mezheplerin orijinallikten
uzaklaştıklarını gerekçe göstererek, Hıristiyanlığı yeniden
asli haline döndürmeyi hedeflemektedirler. Bu hareketler
isimlerini genellikle kurucularından ya da amaç edindiği
anlayıştan almaktadırlar. bu hareketlerden önemlileri
Yahova şahitleri, Mormonlar, Babtistler, Metodistler,
Adventistler, Üniteryanladır.

Hristiyanlığın Diğer Dinlere Bakışı

Hristiyanlığın diğer dinlere bakışı üç başlık altında
incelenebilir, Kilise merkezli dışlayıcı bakış, hıristyanlık
dışındaki dinleri uydurma sayar, Çoğulcu yaklaşım,
kapsayıcı ve uzlaştırıcı yaklaşım,
Hıristiyanlık yahudiliğin kutsal kitabı eski ahidi kutsal
sayar ve kullanır ama yahudiliğe bakışı olumsuz ve
düşmancadır.

Hıristiyanlığın islama bakışı ise islamın ilk yıllarında
ılımlı barışçıl iken islam siyasi güç ve otorite kazandıkça
düşmanca olmuştur. Bugünkü gelinen noktada
Müslümanlara genel olarak tek Allah inancına bağlı,
peygamber ve kitabı olan, dolayısıyla saygı duyulması
gereken dindar insanlar gözüyle bakmaktadırlar.

Hıristiyanlık asırlar boyunca Hindistan bölgesinde bir
varlık gösterememiştir Ancak Hinduizm’in ve Budizm’in
Batı’ya nüfuz etmeye başlaması, bu dinler üzerine daha
ciddi eğilmelerine yol açmıştır. 16. Yüzyıldan sonra bu
bölgelere sistemli misyon ve sömürgecilik hareketleri
başlatmışlardır. II Vatikan Konsili’ne kadar bu şekilde
gelinmiş, ancak bu tarihten sonra misyon metotları içine
konan “İnkültürasyon” (Hristiyanlık değerlerinin başka
dinlere ve kültürlere aşılaması) çalışmalarının merkezi
Hindistan olmuştur. II. Vatikan Konsil kararında
Hinduizm ve Budizm’den övgüyle söz edilmiştir. Saygı,
diyalog, misyon, inkültürasyon ve “Mesihi tamamlama”
kavramlarıyla İyi ilişkiler kurulacak, sonra da o dinlerde
ve kültürlerdeki manevi ve ahlaki değerler korunarak,
Hristiyan öğretisi aşılanarak geliştirilecek ebedi
kurtuluşları tamamlanacaktır. Bu plan dahilinde onlardan
“Putperestler” olarak söz edilmeyecektir. Böylece
Hinduizm gerçek Tanrı’ya yönelişin bir yolu sayılmıştır.

Hinduizm’le ilişkilerde olduğu gibi, Buda’nın da Mesih
olduğu söylenir. Buda’nın öğretileri Hıristiyanlık açısından
yorumlanarak, Budizm’in aslında tanrısız din olmadığı
iddia edilir.

Değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!