MenüKapat

Ünite 7: Hac ve Umre – İslam İbadet Esasları

Haccın Tanımı ve Önemi
Hac İbadetinin Tanımı ve Tarihi

Hac kelimesi Arapçadır ve sözlük anlamı “saygın bir yeri
veya şahsı ziyaret etmek maksadıyla yola çıkmak”tır.
İslâmî literatürde hac, senenin belli zamanlarında
Kâbe’nin ve başta Arafat olmak üzere etrafındaki belli
mekânların usûlüne uygun şekilde ziyaret edilmesi,
anlamında kullanılır. Hac için maddi imkana sahip olma
mecburiyeti vardır. Ayrıca tarihte yaya veya hayvan
sırtında da yapılan bu seyahatlere katlanmak, önemli bir
sağlık probleminin olmamasına da bağlıdır.
İhrama girerken kimi hacca kimi umreye kimi de her
ikisine birden niyet eder. Mekke’ye ulaşan bu insanlar
öncelikle Kâbe’yi tavaf ederler. İhrama girerken umreye
niyet edenler Safâ ile Merve arasında sa‘y yaptıktan sonra
ihramdan çıkarken diğerleri hac ibadetinin sonuna kadar
ihramlı olurlar.

Bayramdan bir gün önce yani arefe (arife) günü bütün
hacılar Arafat’ta toplanırlar. O gün zeval vaktinden sonra
kısa bir süre de olsa Arafat’ta bulunmak, haccın en önemli
rüknüdür. Güneşin batımı ile birlikte Müzdelife’ye
yolculuk başlar. Ertesi sabah yolculuk Mina’ya doğru
devam eder, şeytan taşlanır, kesilecekse kurban kesilir.
Saçlar tıraş edilerek ihramdan çıkılır. Mekke’ye gidilerek
Kâbe yeniden tavaf edilir, eğer daha önce yapılmamışsa
tavafın peşinden sa‘y de yapılır
.
Kâbe’nin ve haccın Hz. İbrahim zamanına kadar uzanan
bir tarihî geçmişi vardır. Kur’ân-ı Kerim, ilk mübarek
yapının Mekke’de olduğunu, orada Makâm-ı İbrahim’in
de bulunduğunu bildirir (Âl-i İmrân 3/96).
Haccın hangi sene farz kılındığı hakkında değişik görüşler
varsa da daha ziyade hicretin dokuzuncu yılında farz
kılındığı kabul edilir. Hz. Ali bayram günü Mina’da
gerekli duyuruyu yaptı, gelecek seneden itibaren
müşriklerin hac yapamayacaklarını, kimsenin Kâbe’yi
çıplak olarak tavaf edemeyeceğini orada bulunan
Müslüman ve gayri müslim herkese ilan etti.
Hz. Peygamber (sav)’in bizzat katılıp edâ ettiği hac
hicretin onuncu senesinde olmuştur. Onunla bir arada
olmak isteyen çok sayıda Müslümanın katıldığı bu hac,
Veda Haccı olarak bilinir. Veda Hutbesi olarak meşhur
olan konuşmasını o gün Arafat’ta toplanmış olan yüz bini
aşkın Müslümana yaptı. İslâm’ın temel ilkelerini bir bütün
halinde tekrar ilan etti.

Haccın Farz Oluşu ve Delilleri

Müslümanların hayatta bir defa haccetmesinin farz olduğu
konusunda İslâm alimleri arasında ittifak (icmâ) vardır.
Onların bu görüşleri ayet ve hadislere dayanır. ” (Âl-i
İmrân 3/96–97). Hz. Peygamber (sav)’in, haccı İslâm’ın
temel ibadetleri arasında sayan Cibril hadisi diye bilinen
hadiste de ; İslam’ı tanıtırken namaz, zekât ve oruçla
birlikte hacca da yer vermiştir. Hz. Peygamber (sav) bir
konuşmasında Müslümanlara hitap ederek “Ey insanlar!
Allah size haccı farz kıldı, haccediniz” demiştir. Haccın
ömürde bir defa yapılması farz olan bir ibadet olduğunu,
bundan sonra yapılacak haccın tatavvu‘ (gönüllülük
esasına dayalı ibadet) olacağını daha açık bir şekilde ifade
eden hadisler de vardır (bk. Ebû Dâvûd, “Menâsik”, 1; İbn
Mâce, “Menâsik”, 2). Kimine göre haccın, farz olduktan
sonra ilk fırsatta yapılması gerekir, kimine göre ise haccın
vakti, insan ömrünün tamamını kapsar, dolayısıyla
ölmeden önce hac yapan birisi onu vaktinde yapmış
sayılır.

Hac İbadetinin Fazileti

Dinî metinlerde makbul bir hac için hacc-ı mebrûr tabiri
kullanılır. Haccın çok faziletli bir amel olduğunu gösteren
bazı hadisleri şöyledir:
“Usûlünce yapılan haccın (hacc-ı mebrûr) karşılığı
cennetten başkası değildir” (Müslim, “Hac”, 437).
“Kim müstehcen söz ve davranışlardan uzak durarak ve
yoldan çıkmaksızın (günah işlemeden) Allah için
haccederse annesinden doğduğu gün gibi döner” (Buhârî,
“Hac”, 4; “İhsâr”, 9–10).
“Hac, öncesini yıkar (önceki günahları ortadan kaldırır)”
(Müslim, “İman”, 192).
Bütün hacıların Arafat’ta toplandığı gün olan arefe günü
zaman olarak ve Arafat da mekan olarak duaların kabul
edildiği yer ve mekânlardır.
Haccın Hikmetleri
• Hac, dünya Müslümanları için bir tanışma ve
kaynaşma ortamı oluşturur.
• Hac ibadetinin insanı bir taraftan bireysel hayatta,
bir taraftan da toplumsal hayatta düzenli olmaya
alıştırır.
• Hac ibadetinde insan, inanç kökleri ile olan
bağlantısını âdeta soyuttan somuta dönüştürerek
kuvvetlendirir.
• Hac esnasında Müslüman; insanlara, hayvanlara,
otlara hatta haşerelere bile zarar vermeme
alışkanlığı kazanır.

Hac İbadetinin Çeşitleri ve Uygulanışı

Hac İbadetinin Hüküm Bakımından Çeşitleri
Hac ibadeti hüküm bakımından farz, vacip ve nâfile
kısımlarına ayrılır.
• Farz hac: Şartları taşıyan kimselerin ömürlerinde
bir defa hac yapmaları farzdır. Bu şartlardan birisi
hac yolculuğu için gerekli maddi imkâna sahip
olmaktır.
• Vacip hac: Hacca gitme adağı olan birisinin hac
yapması, nâfile hacca başlayıp yarıda bırakanın
başlayıp bırakmış olduğu haccı sonradan kazâ
etmesi vaciptir.
Nâfile hac: Farz veya vacip olmadığı halde Allah
rızası için yapılan haclar bu gruba girer.
• Bir kişi hacca gidince alacaklıları veya
nafakasından sorumlu olduğu bir yakını mağdur
olacaksa bu durumda onun, ilgili tarafın izni
olmadan veya gerekli tedbirleri almadan hacca
gitmesi mekruh olur.

Hac İbadetinin Uygulama Bakımından Çeşitleri

İfrad Haccı: Hacı adayı mîkatta sadece hac niyetiyle
ihrama girer ve Mekke’ye varınca az sonra anlatılacağı
şekilde tavaf, sa‘y, vakfe, şeytan taşlama gibi hacca ait
uygulamaları vakti gelince yapar, ondan sonra ihramdan
çıkar. İfrad haccı yapanın kurban kesmesi vacip değildir.

Temettu‘ Haccı: Hacı adayı mîkatta sadece umre
niyetiyle ihrama girer. Mekke’ye varınca umre ibadetinde
istenen şekilde tavaf ve sa‘y yaptıktan sonra ihramdan
çıkar. Arefe gününden önceki güne terviye denir. Yapılan
haccın temettu‘ sayılması için hacı adayının umre
ihramına şevval ayının başından itibaren hacca kadar
devam eden süre içinde girmesi ve umreden sonra
memleketine dönmemesi gerekir. Hac mevsimi de şevval
ayı ile başlar. Bu haccı yapanın kurban kesmesi vaciptir.
Kırân Haccı: Temettu‘dan farklı olarak bunda iki ibadet,
aynı ihramla yapılır. Hacı adayı mîkatta hem hac hem
umre niyetiyle ihrama girer. Mekke’ye varınca önce umre
yapar ve ihramdan çıkmadan vakti gelince hac vazifesini
de aynı ihram ile tamamlar. Arada ihramsız bir hayat
yoktur. Kırân haccı yapanın da kurban kesmesi vaciptir.
Hanefî mezhebine göre en faziletlisi kırân sonra temettu‘
sonra ifraddır. Şâfiî mezhebine göre sıralama ifrâd,
temettu‘, kırân şeklindedir.

Hac İbadetinin Uygulanışı

İfrad Haccı: Mekke’ye varınca mümkünse gusül abdesti,
o mümkün olmazsa mutlaka abdest alarak Kâbe’yi tavaf
(kudûm tavafı) eder. Safâ ile Merve arasında sa‘y yapar.
Bayramdan iki gün önce (terviye günü) bütün hacı
adayları kafileler halinde Arafat’a intikal eder. Arefe
gününü Arafat’ta geçirir, vakfe yapar. O gün güneş
battıktan sonra Müzdelife’ye hareket eder. Geceyi orada
geçirir ve sabahleyin (bayram sabahı) oradan Mina’ya
hareket eder. Akabe Cemresi’ne yedi adet taş atar (şeytan
taşlama). Tıraş olarak ihramdan çıkar. Cinsel ilişki
dışındaki ihram yasakları kalkar. İhram yasakları kısmen
kalktığı için buna birinci tahallül denir. Mekke’ye gidip
Kâbe’yi tavaf (ziyaret tavafı) eder. Bundan sonra ihram
yasakları tamamen kalkmış olur. Buna da ikinci tahallül
denir. Bayramın ikinci ve üçüncü günleri tekrar Mina’ya
gidip üç cemreye yedişer taş atar. Dönüş vaktine kadar
Mekke’de kalır, ayrılacağı zaman tekrar Kâbe’yi tavaf
eder (veda tavafı).

Temettu‘ Haccı: Hacı adayı mîkatta veya oraya varmadan
umre niyetiyle ihrama girer. Mekke’ye varınca Kâbe’yi
tavaf eder. Safâ ile Merve arasında sa‘y yapar. Bundan
sonra tıraş olarak ihramdan çıkar. Bayramdan iki gün önce
(terviye günü) veya daha önce hac için ihrama girer. O
gün kafileler Arafat’a intikal eder. Arefe gününü Arafat’ta
geçirir, vakfe yapar. Bundan sonraki kısım, ifrad haccında
olduğu gibi devam eder. Ondan farklı olarak bunlar daha
önce hac için sa‘y yapmamışlarsa ziyaret tavafından sonra
sa‘y yaparlar. Temettu‘ haccı yapan, tıraş olmadan veya
tıraştan sonra bayramın üçüncü günü akşamına kadar
geçen süre içinde bir kurban keser.

Kırân Haccı: Hacı adayı, mîkatta veya oraya varmadan
hac ve umre için ikisine birden niyet ederek ihrama girer.
Mekke’ye varınca önce umre yapar. Bu maksatla Kâbe’yi
tavaf eder. Safâ ile Merve arasında sa‘y yapar. İhramdan
çıkmaz ve aynı ihramla hac ibadetine başlar. İfrad
haccında anlatıldığı şekilde hac için tekrar tavaf (kudûm
tavafı) ve arkasından sa‘y yapar. Temettu‘ haccında
olduğu gibi tıraş olmadan veya tıraştan sonra bir kurban
keser.

Haccın Şartları

Birincisi haccın bir yükümlülük olarak farz olması için
gereken şartlar. Şartlara ulaşmış insan Hac yapmadan
ölürse başka birisinin onun adına hac yapması için
vasiyette bulunması gerekir.
İkinci gruptaki şartlar ise haccın edâ edilmesinin farz
olması için gereken şartlardır. Şartların oluşması ihtimal
dâhilinde değilse (yaşlılık, iyileşme ümidi olmayan
hastalık gibi) sağlığında vekil olarak başkasını gönderir.
Üçüncü gruptaki şartlar ise yapılan haccın makbul, geçerli
bir hac sayılması için gerekli olan şartlardır. Bunlardan
biri eksik olduğı takdirde yapılan hac geçersizdir.

Haccın Farz Olmasının (Yükümlülüğün Doğmasının)
Şartları

1. Müslüman olmak.
2. Akıllı olmak.
3. Bâliğ (ergin) olmak.
4. Yeterli maddi imkâna sahip olmak: Maddi
imkândan maksat, temel ihtiyaçlarını karşıladıktan
sonra hac için gerekli yol ve ikamet masrafları ile
dönünceye kadar bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin nafakasını sağlayacak mal varlığına sahip
olmaktır.
5. Sağlıklı olmak: Bir görüşe göre hacca gidemeyecek
kadar hasta veya yaşlılara, felçlilere, ayakları
bulunmayanlara hac farz olmaz. Diğer görüşe göre
ise öteki şartlar bulunduğu takdirde bu gibi sağlık
problemi olanlara da hac farz olur.
6. Vakit: Hac, senenin belli günlerinde edâ edilen bir
ibadettir.

Haccın Edâsının Farz Olmasının Şartları
Genel şartlar

1. Yol Güvenliğinin Olması: Hacca gidilecek yol
güvenli değilse haccın bizzat edâsı gerekmez,
bundan dolayı haccedemeyen kişi, hacca gitmeden
öldüğü takdirde yerine hac yaptırılması için vasiyet
eder.
2. Yolculuğa Engel Geçici Bir Durumun
Bulunmaması: Hacca gitmeleri hapis vb. sebeplerle
fizikî bir şekilde engellenenlerin de bizzat
haccetmeleri farz değildir.
Kadınlara özel şartlar
1- Uzun Mesafeli Yolculuklarda Kadının Yanında
Eşinin veya Bir Mahreminin Bulunması: Bir
kadın, -diğer şartları taşıyor olsa bile- beraberinde
ona refakat edecek bir yakını yoksa bizzat hacca
gitmekle yükümlü değildir.
2- Kadının İddet Bekleme Durumunda Olmaması:
İddet süresine bağlı olarak bulundukları yerde hacı
adayları yola çıkacakları sırada iddet bekleyen
kadınların haccı bizzat edâ etmeleri farz olmaz.

Haccın Sahih (Geçerli) Olmasının Şartları

1. Müslüman Olmak.
2. Akıllı Olmak.
3. Ergin Olmak.
4. İhram.
5. Vakit: Haccın rükünlerinden olan Arafat vakfesinin
vakti arefe günü zeval ile başlar ve bayram sabahı
imsâke kadar sürer.
6. Mekân: Haccın geçerli olması için ilgili fiillerin
belirlenen mekânlarda yapılması şarttır.

Haccın Farzları, Vacipleri, Sünnetleri ve Âdabı

Haccın Farzları
1. İhram (şart).
2. Arafat Vakfesi (rükün).
3. Ziyaret Tavafı (rükün). Bu tavafa ifâda tavafı da
denir.

Haccın Vacipleri
1. Sa‘y. Safâ ile Merve arasında yürümek.
2. Müzdelife vakfesi.
3. Cemrelere taş atmak (şeytan taşlama).
4. İhramdan çıkmadan önce saçların kazınması veya
kısaltılması (tıraş).
5. Veda tavafı.

Haccın Sünnetleri
1. Kudûm (varış) tavafı: Hac niyetiyle ihrama giren
kişi Mekke’ye varınca Mescid-i Haram’a gider ve
Kâbe’yi tavaf etmesi sünnettir.
2. Hacıların zaman zaman bilgilendirilmesi (Üç
hutbe): Hacıları bilgilendirmek maksadıyla yapılan
konuşmalardan (hutbe) üç tanesi sünnettir.
Bunların birincisi Mekke’de zilhiccenin yedinci
günü, ikincisi Arefe günü Arafat’ta öğle ve ikindi
namazları birleştirilerek (cem) kılınmadan önce,
üçüncüsü bayramın ikinci günü Mina’da yapılan
konuşmadır.
3. Terviye günü Mina’ya gitmek ve geceyi orada
geçirmek: Zilhiccenin sekizinci günü (terviye)
Mina’ya gidip o günün öğle namazından arefe
günü sabah namazına kadar geçen beş vakit namazı
orada kılmak ve geceyi orada geçirmek sünnettir.
4. Bayram gecesini Müzdelife’de geçirmek.
5. Bayram günlerinde geceyi Mina’da geçirmek.
6. Mina’dan dönerken Muhassab veya Ebtâh denen
yerde bir süre dinlenmek.

Haccın Âdâbı: Hacca gitmek isteyen kimse önce borcu
varsa onu ödemeli, haksızlık yaptığı kişilerle helalleşmeli,
günahlarından tövbe etmeli ve samimi bir kalp ile hacca
niyetlenmelidir. Helal mal ile hacca gitmeli, gösterişten
uzak olmalıdır.

Haccın Aşamaları (Menasik) Hakkında Açıklamalar

İhram :İhrama giren kişiye normal hayatta helal olan bazı
davranışlar ihramdan çıkana kadar yasaklamış hale gelir.
İhrama girecek kişi başlayacak yasakları da dikkate alarak,
ihramdan önce genel vücut bakımını yapar; tırnaklarını
keser, tıraş olur, yıkanır, yıkanma imkânı yoksa abdest
alır, iki parçadan oluşan ihram elbisesine bürünür.
Kadınlar için özel bir kıyafet yoktur. Onlar için kıyafetle
ilgili tek şart yüzlerinin örtülmemesidir. Telbiye getirir ve
o andan itibaren ihramlı sayılır.

İhrama Girilecek Yer (Mîkat): Mekke, yakın çevresi ile
birlikte harem yani kutsal, saygın bölge kabul edilmiştir.
Harem dâhilinde oturanlar hac için bulundukları yerde,
umre için ise harem sınırlarının dışında ihrama girerler.
Harem ile mîkâtlar arasında kalan bölge hil bölgesidir. Bu
bölgede oturanlara hillî denir. Hillîler hac veya umre
yapmak istediklerinde harem sınırlarına varmadan ihrama
girerler. Harem ve onu çevreleyen hillin dışında kalan
bütün dünya hakkında âfâk terimi kullanılır. Bu geniş
coğrafyada oturana da âfâkî denir. Âfâkîler gerek hac veya
umre için gerekse başka bir maksatla doğrudan Harem
dâhiline gitmek istedikleri takdirde Hill’in dış sınırını
teşkil eden ve mîkat denilen yerleri ihramsız geçemezler.
İhram Yasakları: İhrama giren erkekler elbise yerine
büyükçe iki havlu şeklindeki izâr ve ridâ ile vücutlarını
örterler. Kadınlar için ihram ile getirilen giyim yasağı
yüzün örtülmemesidir.

Tıraş olmak, başkasını tıraş etmek veya vücudun herhangi
bir yerinden kıl almak, tırnak kesmek, ihram elbisesine
veya vücudunun herhangi bir yerine güzel koku, parfüm
sürmek, hatta temizlikte kokulu sabun kullanmak, her
türlü makyaj yapmak kadın erkek herkese yasaktır.
İhramlının eşi ile bile cinsel ilişkide bulunması, şehvetle
ona dokunması, müstehcen konuşmalar yapması yasaktır.
İhramlı kara avı yapamaz ve avcıya yardım da edemez.
Deniz avı serbesttir.İhramdan Çıkmak: Umre yapanlar sa‘y yaptıktan
sonra, ifrad haccı yapanlar bayramın ilk günü Akabe
cemresine taş attıktan sonra tıraş olarak ihramdan çıkarlar.
Tavaf: Tavaf, Kâbe’nin etrafında usûlüne göre yedi defa
dönmek suretiyle yapılan bir ibadettir. Dönüşlerden her
birine şavt denir ve bir tavaf, yedi şavttan meydana gelir.
Hacer-i esved’in bizzat yanına giderek, istikbâl ettikten
sonra ellerini secdede olduğu şekilde üzerine koyup onu
öper ve tavafa öyle başlar. Hacer-i esvedi bu şekilde
öpmeye istilâm denir. Tavaf, abdestli ve avret mahalli
kapalı olarak yapılır. Tavafa başlayınca ara verilmeden
tamamlanması sünnettir.Hac niyeti ile ihrama giren
âfâkîlerin Mekke’ye geldiklerinde yaptıkları ilk tavafa,
kudûm tavafı denir. Haccın rüknü olan tavaf, ifâda tavafı
veya farz tavaf da denen ziyaret tavafıdır. Haccın
edâsından sonra memleketine dönmek isteyen hacının
yaptığı tavaf, veda tavafıdır ve buna tavafu’s-sader de
denir. Umre yapmak için ihrama giren kişinin yaptığı
tavafa umre tavafı, adak sebebiyle yapılan tavafa adak
(nezir) tavafı, Mescid-i Haram’a girince yapılan ilk tavafa
tahiyyetü’l-mescid (selamlama) tavafı, bunların dışında
zaman zaman Allah rızası için yapılan tavaflara da nâfile
tavaf veya tatavvu tavafı denir.

Sa‘y: Safâ ile Merve arasında gidip gelmeye sa‘y denir.
Haccın ve umrenin vaciplerindendir . Safa ile Merve
arasındaki yürüyüş veya koşuş şekline hervele denir.
Arafat Vakfesi: Vakfe, Arapça bir kelime olup
“durmak”, “ayakta durmak” gibi manalara gelir. Arafat
vakfesi, haccın rüknüdür ve bu rüknün yerine gelmesi için
en azından arefe günü zevâlden sonra bayram sabahı
imsâk vaktine kadar geçen sürede bir an orada bulunmak
yeterlidir.
Müzdelife Vakfesi: Müzdelife, Arafat ile Mina arasında
bulunan genişçe bir alandır. Arefe günü güneş battıktan
sonra hacılar akşam namazını kılmadan Arafat’tan
Müzdelife’ye hareket ederler. Akşam ve yatsı namazları
Müzdelife’de cem ile yani birleştirilerek yatsı namazının
vaktinde kılınır.

Cemrelere Taş Atma (Şeytan Taşlama):
Mina, Müzdelife ile Mekke arasında yer alan ve kurban kesme
yerlerinin bulunduğu bölgedir. Şeytan taşlama olarak
bilinen işlemin yapıldığı cemreler Mina’nın Mekke
tarafında yer alır. Burada küçük cemre (birinci cemre),
orta cemre ve Akabe cemresi (büyük cemre) adında üç
tane cemre (taş atma yeri) bulunur.

Kurban: Fıkıh dilinde hac ve umre ibadeti esnasında
kesilen kurbanlara hedy denir. Hedy, Harem için hediye
edilen kurban anlamında kullanılır.

İhram Yasaklarının İhlali ve Cezalar

Hac ve umrede ihram veya Harem sebebiyle uzak
durulması gereken bir fiilin işlenmesine cinâyet denir.
1) Haccın veya umrenin bozulması: Cinsel ilişki
yasağının hacda Arafat vakfesinden önce, umrede
tavaftan önce ihlal edilmesi hac veya umrenin
bozulmasına sebep olur. Bu durumda hac veya
umre fiillerine –sanki bozulmamış gibi- devam
edilmesi gerekir. Bozulan hac veya umre daha
sonra kazâ edilir. Ayrıca ceza olarak bir
küçükbaş hayvan (koyun veya keçi) kurban
edilir.
2) Bedene: Büyük baş hayvan yani deve ve sığır
anlamında kullanılır. Hac için ihramda olan şahıs,
cinsel ilişki yasağını Arafat vakfesinden sonra
tıraş olarak ihramdan çıkmadan önce ihlal ederse
haccı bozulmaz fakat bunun cezası olarak bir
bedene kurban etmesi gerekir.
3) Dem: Küçükbaş hayvan yani koyun ve keçi
anlamında kullanılır. Tıraş olup ihramdan
çıktıktan sonra fakat ziyaret tavafını yapmadan
önce cinsel ilişkide bulunan kişi keffâret olarak
bir küçük baş hayvan kurban eder.
4) Sadaka: Bir miktardan söz edilmediği zaman
fakire bir fitre kadar ödeme sorumluluğunu ifade
der. Giymemesi gereken elbiseyi bir gün veya
geceden daha az süre ile giyen ya da bu kadar
süre başını veya yüzünü örten erkekler ile yine bu
kadar süre yüzünü örten kadınların ceza olarak
sadaka vermesi gerekir.
5) Oruç: Bazı cinayetlere karşılık olarak doğan bir
sorumluluktur. Bu sorumluluğu doğuran
sebeplerden ikisi dem ve sadaka meselesinde
alternatif olarak açıklandı
6) Tazmin: Av yasağı ihlallerinde avlanan hayvanın
değeri tespit edilerek fakirlere ödeme yapılır.

Haccı Tamamlayamamak

Daha önce geçtiği gibi hac için ihrama giren kimse Arafat
vakfesinden önce cinsî ilişki yasağına uymazsa haccı
bozulur. Bu durumdaki kişi, bozulmuş olmasına rağmen
hacca devam etmek zorundadır. O seneki haccın kalan
aşamalarını yerine getirir, ceza olarak bir küçükbaş
hayvan kurban eder ve daha sonraki senelerde bu haccını
kazâ eder.

İhsâr: Arapça bir kelime olan ihsâr; tutmak/tutulmak,
hapsetmek/hapsedilmek, engellemek/engellenmek,
kuşatmak/kuşatılmak gibi manalara gelir. İhsâr
durumundaki kişiye de “muhsar” (engellenen) denir.
İhrama girdikten sonra herhangi bir sebeple yoluna devam
edemeyen veya yoluna devamı fiilen ya da dinen (mesela
iddet, yolda mahremin ölmesi gibi) engellenen kimseler
muhsar durumundadır.
Fevât: Fevât, bir şeyin vaktinin geçmesi demektir. Hac
için ihrama giren bir kişi arefe günü Arafat vakfesine
yetişemezse o seneki haccın vaktini geçirmiş olur. Haccın
vaktini geçiren ihramlı, umre menâsikini yerine getirir ve
ihramdan çıkar. Gelecek sene haccını kazâ eder.

Vekalet Yoluyla Hac : Vekaleten yapılan bu hacca
bedel haccı da denir. Farz bir haccın vekâlet yoluyla
yapılabilmesi için bazı şartların bulunması gerekir.
1. Adına hac yapılacak kişi ölmüş veya ömür boyu
bizzat hac yapamayacak durumda olmalıdır.
2. Vekil tarafından yapılan hac, adına hac yapılacak
kişinin isteği ile yapılmalıdır.
3. Vekil gönderilen kişi, Müslüman, akıllı ve ergin
olmalıdır.
4. Hac masrafları, adına hac yapılan kişi tarafından
karşılanmalı ve vekil, hac yolculuğunun
gerektirdiği masrafları dışında ayrıca ücret talep
etmemelidir.
5. Vasiyet üzerine yapılacak hacda terekenin vasiyete
ayrılan kısmı yeterli ise vekil, vasiyet edenin
yaşadığı şehirden hacca gitmelidir.
6. Hacca gönderen, hangi tür hac yapılmasını
istemişse vekil buna uygun hareket etmelidir.

Umre: Sözlükte ziyaret etmek, mamûr bir yere gitmek
gibi manalara gelen umre, belli bir takvime bağlı
olmaksızın yılın herhangi bir gününde ihramlı olarak
Kâbe’nin tavaf edilmesi ve ardından Safâ ile Merve
arasında sa‘y yapılıp tıraş olunarak ihramdan çıkılması
şeklinde edâ edilen bir ibadettir.

Medine ve Hz. Peygamber (sav)’i Ziyaret

Hz. Peygamber (sav) son nefesini Mescid-i Nebevî’ye
bitişik durumda olan evde vermiş ve oraya defnedilmiştir.
İslâm âlimleri, Hz. Peygamber (sav’in kabrini ziyaret
etmeyi en faziletli müstehaplardan saymışlardır.
Medine’de bulunan Mescid-i Nebevî, yeryüzündeki
ayrıcalıklı üç mescidden biridir. Hz. Peygamber (sav)
Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ
olarak sıraladığı bu üç mescidi sırf ziyaret etmek ve içinde
namaz kılmak için seyahate çıkılabileceğini bildirmiştir.

Değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!