Menü Kapat

Ünite 5: XV. Yüzyıla Kadar Türk İslâm Edebiyatı

“Türklerin İslam’ı kabulünden sonraki muhtemel ilk Türk
İslam eserleri nelerdir? Bu eserler hangi döneme
rastlamaktadır?” sorularıyla konuya başlayacak olursak:
İslami dönemde Türklere ait ilk eserlerin Kur’an tercüme
ve tefsirleri olması muhtemeldir. Bunlar Karahanlılar
dönemine rastlamaktadır. Aynı dönemde Gazneliler de
hüküm sürmüş ancak yöneticileri Türk de olsa Farsça
konuşan toplulukların fazla olması nedeniyle Türkçe
eserlere rastlanmamış fakat şöhreti günümüze kadar
ulaşmış Farsça eserler verilmiştir.

Bu dönemde kullanılan dil Hakaniye Türkçesi olarak
bilinen Karahanlı Türkçesi’dir. Uygur yazısı ile Arap
yazısı da kullanılmıştır. Selçuklu döneminde Türk
edebiyatımız zayıflasa da beylikler ile canlanmış
Osmanlı’da zirveye ulaşmıştır.

XI-XII. Yüzyıllar (Orta Asya Sahası)
Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra meydana
getirdikleri İlk eserler Hakaniye Türkçesi ile yazılan
Kutadgu Bilig Divan-ı Lügati’t Türk, Atabetül Hakayık ve
Divan-ı Hikmet’tir.

Kutadgu Bilig (Yusuf Has Hacib)

Asıl adı Balasagunlu Yusuf’tur. Balasagun’da yazmaya
başladığı eseri 1069-1070 de Kaşgar’da tamamlamış
dönemin hükümdarı Tavgaç Kara Buğra Han’a sunmuştur
ve has Haciblik (başmabeyincilik) göreviyle
mükâfatlandırılmıştır. Kutadgu Bilig (mutluluk veren
bilgi) bilinen ilk Türk İslam edebiyatı eseridir.

4 temsili şahsiyet vardır:

1. Kün Togdı (hükümdar); doğruluğu ve adaleti
2. Ay Toldı (vezir); mutluluğu
3. Ögdülmiş (vezirin oğlu); aklı
4. Odgurmış (vezirin kardeşi); kanaati temsil eder.
Karşılıklı konuşma şeklinde yazılan kitap 6645 beyitlik bir
mesnevidir. Bilinen üç nüshasından Herat, Uygur
harfleriyle, Kahire ve Fergana Arap harfleriyle
yazılmıştır.

Divan-ı Lugati’t Türk (Kaşgarlı Mahmud)
Türk dillerinin divanı (lügatı, kitabı) anlamına gelir.
Kaşgarlı Mahmud tarafından Araplara Türkçeyi öğretmek
amacıyla yazılmıştır. Saltuk Buğra Han’ın 6. kuşaktan
torunu Kaşgarlı Mahmud 5 yıl boyunca Türk boylarının
yaşadığı bozkırları şehirleri gezerek Türk lehçe ve
manzumelerini yazmış 1077’de Abbasi halifesi Muktedi
Biemrillah’a sunmuştur. Dilin tüm gramer özelliklerini
kapsayacak şekilde sekiz ana bölümden oluşur. Eserde
ayrıca Kaşgarlı Mahmud’un çizdiği dünya haritası da yer
almaktadır.

Atabetü’l Hakayık (Edip Ahmed Yükneki)

Edip Ahmed’in Yüknek’te XI. yüzyılın sonları ile XII.
yüzyılın başlarında yaşadığı düşünülmektedir. Dini
ilimlere vakıf, Arapça ve Farsçayı iyi bilen Ahmed
Yükneki’nin Hakikatler Eşiği anlamına gelen Atabetü’l
Hakayık adlı kitabı bir manzum ahlak kitabıdır.
Medhiyyeler hariç mani tarzında (aaxa) kafiyelenen
dörtlükler halinde yazılmıştır. Eser, Emir Muhammed Dad
Sipehsalar Bey adında bir hükümdara sunulmuştur.
Müellif önce Allah’ı, Peygamber’i, dört sahabiyi ve
hükümdarı beyitlerle över sonrasında ahlaki konuları
nasihat üslubuyla dörtlük halinde yazar.

Hoca Ahmed Yesevi ve Hikmetleri

Türkler arasında tarikat kuran ilk mutasavvıftır. Arslan
Baba’ya intisap etmiş vefatından sonra Buhara’da Şeyh
Yusuf Hemedani’ye intisap etmiştir. Şeyhinin vefatından
sonra üçüncü halife o olmuş ve Yesi’ye gelerek irşada
başlamıştır. Mansur Ata Said Ata ve Süleyman Hâkim Ata
meşhur talebelerindendir. 63 yaşında Efendimiz
(S.A.V.)’e hürmeten bir kuyu kazdırıp orada yaşamıştır.

Hikmet kelime olarak hâkimlik, bilgelik ve sebep
manalarına gelir; edebi olarak ise Ahmed Yesevi’nin dini
tasavvufi manzumelerine denir. Orta Asya’da tasavvuf
edebiyatı Divan-ı Hikmet ile başlamıştır. Dini eserler,
akaid, tefsir fıkıh gibi dinin zahiri yönünü anlatırken,
tasavvufi eserler ilahi aşk, varlık bilgisi, nefsin
mertebeleri, ahlaki düsturlar, peygamber sevgisi, kıyamet,
cennet, cehennem vb. konuları içerir.

XII. Yüzyıl (Anadolu Sahası)

Fetihlerde başarı gösterenleri anlatan destanlar ilk
eserlerdir. Bunlar Battalname Danişmendname
Saltukname gibi eserlerdir. Eski edebiyattaki alp tipi
İslami hüviyet kazanarak gazi tipine dönüşmüştür.

Mevlana Celalettin Rumi

Afganistan sınırlarındaki Belh şehrinde doğmuştur. Önce
İran’a sonra Anadolu’ya gelmişlerdir. Türk asıllı olmasına
rağmen eserlerini Farsça yazmıştır. Eğitimini babası
Burhaneddin Veled’den sonra onun öğrencisi Seyyid
Muhakkik Tirmizi’den almıştır. Şemsi Tebrizi, Selahaddin
Zerkub ve Mesnevi için teşvik eden Hüsameddin Çelebi
ile dostluk kurmuştur.
17 Aralık 1273 yılında Konya’da vefat etmiştir.

Üçü mensur, beş adet eseri bulunmaktadır:
1. Divan-ı Kebir: Sanatçı kişiliğini ortaya koyan
lirik şiirlerden oluşur ve Şems mahlası ile
yazmıştır.
2. Mesnevi: İkinci eseri olan bu eser, Mevlana’nın
olgunluk eseridir ve ilk on sekiz beytini bizzat
yazmıştır. 25600 beytini Hüsamettin Çelebi
yazmıştır. Mesnevi tercüme ve şerhleri
yazılmıştır. Ankaralı İsmail Rusuhi Efendi,
Bursalı İsmail Hakkı, Ahmet Avni Konuk, Tahir
Olgun, Abdülbaki Gölpınarlı, Şefik Can tanınmış
Mesnevi şarihlerindendir.
3. Fihi Ma fih: çeşitli konulardaki sohbetlerini
içerir.
4. Mecalis-i Seb: ‘‘Yedi Meclis” anlamındaki
Mevlana’nın gençlik dönemindeki yedi vaazıdır.
5. Mektubat: Son eseridir ve 145 mektuptan
oluşur.

Hacı Bektaş-i Veli

Ahmed Yesevi’nin mürididir. Bektaşilik tarikatını
kurmuştur. Eserleri: Makalat, Kitabü’l-fevaid, Fatiha
Süresi Tefsiri ve Besmele Şerhi’dir. Bunlardan başka
şathiye ile nasihatlerini içeren risaleleri vardır. Arapça
yazılmış sonradan mensur ve manzum olarak Türkçe’ye
çevrilmiştir. Dört kapıdan oluşur: Şeriat, tarikat, marifet
ve hakikat. Her bir kapı, on prensibi içeren, toplam kırk
makamın açıklamasıdır.

XIII. yüzyıl sonunda Farsça yanında Türkçe de
kullanılmaya başlanmıştır. Bunun sebebi, Karamanoğlu
Mehmed Bey’in Türkçe’den başka dil kullanılmayacak
biçimindeki fermanı ile Türkçe yazma konusunda âlim ve
edipleri cesaretlendirmesidir.

Yunus Emre

Tasavvuf edebiyatının en önemli şairidir. Ümmi olduğu
nakledilir; ancak tekkede yetişmiş ilahi bilgiyle donanmış
âlim ve arif bir kişidir. Türkçe tasavvufi terim dilinin
kurucusu sayılır. Divan’ı ve Risaletü’n-nushiyye isimli
mesnevisi vardır. Divanında ilahi nutuk ve nefes tarzı ilahi
aşkı anlatan şiirler vardır. Münacat, Miraciye, Na’t,
Nasihatname vb. tarzda şiirlere de rastlamaktadır.
Risaletü’n-nushiyye de ise 600 beyitle didaktik tarzda ruh
ve akıl kibir ve kanaat buşu (gazap), sabır, buhl ve hased,
gıybet ve bühtan olmak üzere altı bölüm vardır.

Yunus Emre ekolünü benimseyen mutasavvıf şairler
olmuştur. Kaygusuz Abdal, Eşrefoğlu Rumi, İbrahim
Ümmi Sinan, Aziz Mahmud Hüdayi, Vahip Ümmi, Elmalı
Ümmi Sinan, Niyaz-i Mısri,
Said Emre, Kemal Ümmi ve İbrahim Tennure, Yunus
tarzında yazan şairlerdendir.

XIII. Yüzyılın Diğer Yazarları

Mevlana’nın oğlu Sultan Veled : Divan, İbtidaname,
İntihaname, Rebebname isimli manzum; maarif adlı
mensur eserleri vardır. Mevleviliği sistemli tarikat haline
getirdiği için önemlidir.
Şeyyad Hamza: Eserleri, Yusuf u Züleyha, Dasitan-ı
Sultan Mahmud mesnevileri ve dini tasavvufi şiirleri
bulunmaktadır.

Ahmed Fakih: Ölüm ve ahireti konu edinen ve bazılarına
göre ilk MEVLİD örneği Çarhname, kutsal mekânları
anlatan Kitabü Evsaf-ı Mesacid önemli eserlerindendir.
Anadolu’da tasavvuf edebiyatı iki ana kola ayrılır. İlki
Mevlana ve Sultan Veled kolu divan edebiyatı nazım
şekillerini kullanırlar. İkincisi Yunus Emre çizgisi
genellikle halk edebiyatı nazım şekilleri kullanılır.

XIV. Yüzyıl

Bu dönem Eski Anadolu Türkçesi ya da Eski Dönem
Osmanlı Türkçesi olarak adlandırılır. Selçukluların
yıkılmasından sonra kurulan beylikler edebiyat tarihi
açısından geçiş dönemi özelliği taşır. Selçuklu sultanları
kadar iyi eğitim almamış Beyler’in Türkçe’den başka bir
dil bilmemesi sebebiyle âlim ve sanatkârlardan eserlerin
Türkçe yazılması istenmiştir. Bu dönemde beylere takdim
edilen eserlerde kısa surelerin (Yasin, Tebareke, Fatiha
sureleri gibi) tefsirleri Kısas-ı Enbiya ve Tezkiretü’levliya
tercümeleri bulunmaktadır.

XIV. Yüzyıl Sanatçıları

Gülşehri: Kırşehir’e bağlı Gülşehri’de doğduğu için bu
mahlası kullanmıştır. Asıl adı Süleyman’dır. Feridüddin
Attar’ın Mantıku’t-tayr (5000 beyit) isimli eserini
Türkçe’ye kazandırmıştır.
Âşık Paşanın oğlu Elvan Çelebi: Menakıbü’l-kudsiyye
adlı mesnevisi vardır.

Erzurumlu Kadı Mustafa Darir: Anadan doğma kör
olduğu için darir denmiştir. İbn Hişam Vakıdi gibi
siyercilerden yararlanarak yazdığı Siretü’n-Nebi eseri
meşhurdur. Fütuhu’ş-Şam Tercümesi, Yüz Hadis
Tercümesi ve Kıssa-i Yusuf diğer eserleridir.

Seyyid Nesimi: Azeridir ve en önemli şairlerdendir.
Hurifiliğin kurucusu Fazlullah-ı Hurifi’ye intisap etmiş,
inancı gereği Halep’te derisi yüzülerek öldürülmüştür.
Ahmedi: Divan şiiri öncülerindendir. İskerdername
meşhur mesnevisidir.

Hamzavi: Ahmedi’nin kardeşidir. Hamzaname isminde
mensur bir eseri vardır.
Sulu Fakih: Kıssa-i Yusuf isimli mesnevisi
bulunmaktadır.

Dursun Fakih: Hz. Ali Gazavatnameleri ve Muhammed
Hanefi Cenknameleri’nin müellifidir.
Said Emre: Hacı Bektaş-ı Veli’nin Makalat’ını Türkçe’ye
tercüme etmiştir.

Abdal Musa: Nasihatname’si ile tanınır.
Âşık Paşa: Kırşehir’de doğmuş asıl adı Ali’dir. Garipname
en meşhur eseridir. (On bölümden oluşur hepsinde onar
hikâye bulunur.12000 beyit olduğu 550 konudan
bahsettiği bilinmektedir. Garipname’yi yayınlayan Kemal
Yavuz ise 10.613 beyit tespit etmiştir.) Fakrname, Vasf-ı
Hal, Kimya Risalesi, Sema Risalesi ve Tasavvuf Risalesi
diğer eserleridir.

XV. Yüzyıl

Bu dönemin ilk göze çarpan müellifi Süleyman Çelebi’dir.
Vesiletü’n-necat’ı Bursa Ulucami’de imamlık yaparken
yazmıştır. Failatün failatün failün kalıbıyla yazmıştır.
Sade, külfetsiz bir dil ve samimi bir üslupla kaleme
almıştır. Süleyman Çelebi Vesiletü’n-necat’ı yazarken
Erzurumlu Mustafa Darir’in Siretü’n-nebi eseri ile Aşık
Paşa’nın Garipnamesinden yararlanmıştır. Sehl-i Mümteni
(kolay görünmesine rağmen benzerinin söylenmesi zor
söz)tarzının güzel örneklerindendir.

Hacı Bayram-ı Veli: Bayramiye tarikatı kurucusudur.
İkisi aruzla, üçü de heceyle beş şiir yazmıştır. Sayıca az
olsa da şiirleri edebiyata önemli katkıda bulunmuştur.
Kaygusuz Abdal: Asıl adı Alaaddin Gaybi’dir. Yunus
tarzının en eski takipçilerindendir.

• Manzum eserleri: Divan, Gülistan, Mesneviler,
Gevhername, Minbername;
• Mensur eserleri: Budalaname, Kitab-ı Miglate,
Vücudname
• Karışık eserleri ise: Dilgüşa ve Sarayname’dir.
Yazıcıoğlu Mehmed: Muhammediye eseriyle tanınır.
Gelibolu’da yaşamıştır. Babası devlet işlerinde
yazıcı(kâtip) olarak çalışmış Şemsiyye adlı manzum
astroloji kitabı yazmıştır. Muhammediyye eseri daha önce
kendisinin Arapça yazdığı Megaribüz Zaman’ın manzum
çevirisidir. 9000 beyitten oluşup peygamberimizin hayatı
kıyamet alametleri ve ahiret hayatı olmak üzere üç
bölümden oluşur. Kardeşi Ahmed-i Bican
Megaribüzzaman’ın mensur çevirisi Envarü’l-aşıkın’ı
yazmıştır.

İznikli Eşrefoğlu Rumi: Yunus tarzı şairlerdendir. Hacı
Bayram-ı Veli’nin kızıyla evlidir. Şiirlerini divanda
toplamıştır. Aruzla birlikte hece veznini de kullanmıştır.
Muzekki’n-Nüfus adlı eserinde tasavvufi ahlakı
Tarikatname’de tarikat adabı ve ehl-i beyt sevgisini
anlatmaktadır.

Sinan Paşa: Seci sanatlı nesrin en önemli örneklerini
veren yazardır. Eseri ise Tazarruname’dir. Tazarruname
varlık aşk ve halleri Allah’a yakarış ve dua yer alır.
Maarifname (Nasihatname) adlı eseri ise ahlaki öğüt
kitabıdır ve Feridüddin-i Attar’ın Tezkiretü’l-evliya eseri
esas alınarak yazılmıştır.

Aydınlı Dede Ömer Ruşeni: Halveti Tarikatına mensup
olmakla birlikte Mevleviliğe hayrandır. Aydınlı olduğu
için Ruşeni mahlasını kullanır. Divanı tasavvufi incelikleri
anlattığı Miskinname, mesneviyi öven Der Mehd-i
Mesnevi, Ney’i ve Mevlana’nın ilk 18 beytinin
tercümesini içeren, Neyname, mesnevide geçen Musa ile
Çoban kıssasını anlatan Çobanname ve maşuk ile aşıkı
katip ile kaleme benzeten Kalemiyye eseri bulunmaktadır.

XV. Yüzyılın Diğer Yazar ve Şairleri ve Eserleri
Ahmed Dai : (Ebu’l-Leys Semerkandi Tefsiri tercümesi
Miftahu’l-cennet, Vesiletü’l-müluk li- ehli’s-süluk (Ayetel
KürsiTtefsiri) ve Tezkiretü’l-evliya tercümesi )
Şeyh Elvanı Şirazi : (Mahmud Şebusteri’nin Gülşen-i
Raz eserini nazım halinde çevirisi )
Hatipoğlu Muhammed: (Hacı Bektaş-i Velini Makalat
eserini çevirmiş ve Bahrü-l Hakaik adını vermiştir. Ayrıca
Mülk Suresi Tefsiri Letayifname ile yüz hadis tercümesi
Ferahname eserleri vardır.)

Balıkesirli Devletoğlu Yusuf: (Vikaye tercümesi,
Muinüddin bin Mustafa’nın Mesnevisi’nin tercümesi ve
şerhini II. Murat’a ithaf etmiştir.)
Akşemseddin: (Tıp, din ve tasavvufi alanda eserler)
Kemal Ümmi: (Divan ve Didaktik Kırk Armağan)
Abdurrahim-i Karahisari: ( Kaside-i Bürde tercümesi ve
Minyetü’l-ebrar)
İbrahim Tennuri (Gülzar-ı Manevi)
Akşemseddin’in oğlu Hamdullah Hamdi: (Yusuf u
Züleyha, Mevlid-i Nebi, Leyla ile Mecnun, Tuhfetu’luşşak,
Kıyafetname isimli beş mesnevisiyle Anadolu’da ilk “hamse sahibi” şairdir.)

Değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!