MenüKapat

Ünite 5: Haşr Suresi Tefsiri

Haşr: Kalkışma, ayaklanma, savaş için toplanma anlamına gelir.
-Medine Döneminin 4. yılında indi, 24 ayettir.
-ısmini 2.ayette geçen Haşr kelimesinden alır.
-ıbn Abbas bu sureye Beni Nadir Suresi de demiştir.
-Surenin ilk ve son 3 ayeti tüm varlıkların Allah’ı tenzih ettiğini belirtir.
-2.ve 10.ayetlerde anlaşmayı bozan Yahudi kabilesinin durumu anlatılır.
-11.ve 17.ayetlerde Müslüman göründüğü halde entrikalar çeviren münafıkların durumu anlatılır.
-Surede ebedi hayat için hazırlıklı olması gerektiği anlatılır.

Haşr Suresinin Konusu: Medine’deki ıslam topluluğu ve Yahudi kabilesi Nadiroğulları arasındaki çekişme ve Nadiroğulllarının Medine’den sürülmesini anlatır.

Peygamberimiz ve Nadiroğulları Arasında ımzalanan Sahife: Yahudiler, Müslümanlar ve Müşrikler arasındaki çatışmada tarafsız kalacaktır.
-Müslümanların Uhud Yenilgisinden sonra Yahudiler, Peygamberimizle yaptığı anlaşmayı bozdular. ıslam Toplumunu ortadan kaldırmak için Mekkeli Kureyşlilerle ittifak kurdular.Peygamberimiz 2 seçenek sundu.”Ya savaş, yahut şehri terk etmek.”Yahudiler terki seçtiler.10 gün süre istediler ve bu süre içinde Abdullah b. Ubeyy ile anlaşma yaptılar.Abdullah b Ubeyy şehirde kalmaları halinde kendilerine 2 bin savaşçı vereceğinin vaadinde bulundu.

Nadiroğulları Hangi şartla Medine’yi Terk Etme Kararı Aldı?

Nadiroğulları bu tavsiyeye uyarak Peygamber’e (SAV) karşı silahlandılar.Müslümanlar fiili bir savaş olmadan 21 gün kuşatma altında tuttular.Abdullah b. Ubeyy’in adamlarından istenen yardım gelmeyince Nadiroğulları H:4 yılın Rabî’ul-evvel ayında teslim oldu.
-Medine’yi terk etmeleri, bütün taşınabilir mallarını beraberinde götürmeleri;ama silahlarını almamaları şartıyla barış teklifi kabul edildi.

FEY: Nadiroğullarının bıraktığı taşınmaz mallardır.
GANıMET: Barış yoluyla elde edilen savaş gelirleridir.
-Nadiroğulları Medine’yi terk edince malları-ağaçları muhacirler arasında paylaştırıldı.

Malların Muhacirlere Verilme Nedeni:
-Ganimetlerin aranızdaki varlıklı kimselerin tekelinde olan bir servet ve güç kaynağına dönüşmemesi için Allah dağıtımının böyle olması gerektiğine hükmetmiştir.
-Surenin son 3 ayeti Allah (CC) kendi zatı hakkında konuştuğu bölümdür.Peygamberimiz bu ayetleri her sabah okumamızı tavsiye etmiştir.

İSTİÂZE OKUNMASI: Allah (CC) hakkında düşünürken Allah’a sığınma tavsiyesidir.

Amacı: ınsan aklının Allah’ın zatını anlamakta aciz olduğu için Allah (CC) isim ve sıfatıyla bilmek, tanımak, anlamaktır.Dünya fani, Allah (CC) bakîdir.

Bismillahirrahmanirrahim

1: Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ın şanını yüceltir.O, üstün kudret sahibidir; her buyruğu ve her fiili mutlak isabetlidir!

Tespih Terimi vurgulanmıştır.şuurlu varlıkların Yüce Allah’ı her tür eksiklikten uzak olduğunu söz-davranışlarında ortaya koyması,Allah’ın hükümranlığını itiraf etmesi anlamına gelir.
-ınsan çevresindeki varlıklara ibret nazarıyla bakacak olursa her zerresinin Alah’ı zikrettiğini anlayacaktır.

2: ınkar eden Ehl-i kitap mensuplarını savaş için ilk toplanmalarında yurtlarından çıkarıp sürgün eden O’dur.Halbuki siz müminler, onların direniş göstermeden yurtlarını terk edip gideceklerine pek ihtimal vermemiştiniz.Diğer taraftan onlarda muhkem kalelerinin kendilerini Allah’a karşı koruyacağını sanmışlardı.Ama Allah onlara ceza silsilesini hiç beklemedikleri bir anda vurup kalplerine müthiş bir korku saldı.Böylelikle onların yurtlarını hem kendi elleriyle hem de müminlerin elleriyle mahvettiler. Bu olaylardan ibret alın, ey aklıselim sahipleri!

-Ehl-i kitaptan kavramı içine 3 Yahudi kabilesinden biri olan Nadiroğulları da girer.
-ınkârcı denilme nedeni; önce Peygamber’in Allah’ın elçisi olduğunu kabul etmesi, sonra anlaşmayı bozup inkâr etmesidir.
-Anlaşmayı bozmasalardı, Medine’de Müslümanlarla dost olarak yaşar, iç işlerinde serbest olurlardı.
-Sağlam kale ve duvarlarına güvenen Nadiroğullarını Allah (CC) yüreklerinden vurdu.Savaşmaya cesaret edemeden yurtlarını terk etmek zorunda kaldılar.

Nadiroğullarının Mahkûm edilen Davranışı: Ahdi bozma
-Anlaşmayı yaptığı Müslümanları arkadan vurmak.
-Kale ve evlerinin sağlamlığına güvenme.
-Münafıklara güvenip hazırlık yapmamasıdır.

3. ve 4. ayette Nadiroğullarının dünyada cezaya, ahrette azaba mahkum oluşunun sebebini anlatır.Ehl-i kitap olmalarına rağmen, Allah’ a ve Elçisine karşı gelmeleri, bunlarla bağlarını koparmaları olarak bilinmektedir.

Ka’b b. Eşref, Müslümanları ve Peygamberimiz (SAV) şiirlerinde ağır biçimde hicvetti.

5. ayette Allah (CC) ‘dan izinsiz ağaç bile kesilemeyeceği anlatılır. Hurma ağacının da kesilme nedeni; Yahudileri cezalandırıp burunlarının sürtmesini sağlamaktır.

6:Allah’ın onlara ait mallardan elçisine fey olarak nasip ettiği şeylere gelince, siz bunları elde etmek için ne at ne deve sevk etmek zorunda kaldınız. Bilesiniz ki Allah, elçilerini dilediği kimseler karşısında savaşa meydan vermeden de galip getirir.Kuşkusuz Allah dilediği her şeyi gerçekleştirme gücüne sahiptir!

Terim olarak Fey; Gayrimüslimlerden alınan haraç, cizye, ticari mal vergisi gelirleridir.
Ganimet ve Hükmü: Savaş yoluyla düşman ordusundan ele geçirilen silah, hayvan, altın, teçhizat vs. mallardır.Hükmü Enfal Suresi (8/1-41) ayette açıklanmıştır.
-Bir ülke savaşılmadan fethedilmiş bile olsa, o ülkenin malları Feydir.
Fey; ayette gölge anlamına gelir. Dünya malının geçici, Allah (CC) ‘a ulaşmada vasıta olduğunu gösterir.

7: Allah’ın (savaş yoluyla) fethedilen memleketlerdeki hakların mallarından elçisine nasip ettiği ganimetler ise Allah’a , Peygamber’e, onun akrabalarına, yetimlere,yoksullara ve bir de yurdundan, yuvasından ayrı düşmüş gariplere aittir.Ganimetlerin aranızdaki varlıklı kimselerin tekelinde olan bir servet ve güç kaynağına dönüşmemesi için Allah dağıtımının böyle olmasına hükmetmiştir.şu halde Peygamber size ganimetten ne kadar pay verirse onu kabul edin;size vermediği şeyi de istemekten kaçının.Allah’ın emirlerine karşı gelmekten her daim sakının.Unutmayın ki Allah’ın cezalandırması çok çetindir!

Ganimettaksimiyle ilgili ayetlerdir.Fiili savaş sonrasında edinilen ganimetlerin 5’te biri Bedir Gazvesinden sonra inen Enfal Suresi 41. ayete göre:
1) Allah’a
2) Peygamber’e
3) Peygamber’in akrabalarına
4) Yetimlere
5) Yoksula
6) Yurdundan ayrılmış garipleredir.

5’te 4’ü savaşa katılan mücahitler arasında eşit paylaştırılmıştır.
Fey Mallarıyla ılgili 2 Durum Vardır:
1) 6.ayetteki Gayrimenkullerdir.Tamamı Allah Resulünün tasarrufundadır.
2) 7.ayetteki Menkullerdir. Tamamı ayette sayılan 6 sınıfa paylaştırılır.
-Hz. Ömer’e göre 6. ayet savaş olmaksızın, 7. ayet savaş sonucu ele geçirilen mallar hakkında hüküm düzenlemiştir. 2 ayrı hüküm vardır.

-Hz.Ömer’e göre: “Ganimetlerin aranızdaki varlıklı kimselerin tekelinde olan bir servet ve güç kaynağına dönüşmemesi için Allah dağıtımının böyle olması gerektiğine hükmetti.”
1) Maddi değerlerin belli kişilerin elinde kalmaması.
2) Sosyal adaletin sağlanması.
3) Refahın geniş kitlelere yayılması şeklinde algılamıştır.

-Hz.Ömer, Irak arazisinin taksim edilmesi görüşüne katılmamıştır.Bu ayeti örnek gösterip taksim edilirse sorun olacağına işaret etmiştir.
-Kur’an çapulu kamu malı yeme olarak görmüş, çapula kalkışanları hem ganimetten mahrum etmiş hem de kıyamet günü cezasını çekeceğini hatırlatmıştır.

Tekelleşmeye Gidilmeme: Hz.Peygamber Hayber’in fethinden sonra bu arazilerin bir kısmının sahiplerinin yarıcı usulüyle işlemesine izin verdi.
2) Mekke savaşla fethedildiği halde ganimet olarak mücahitlere dağıtılmadı.
3) Hz. Ömer ayeti gerekçesine bakarak yorumladığından fethedilen Irak’taki Sevâd arazisini eski sahiplerine zimmetleştirdi.
-Toprağın işlenmesini sağlayıp gelirinden pay aldı, toprak ağalarının oluşumunu engelledi.
-Sebebin hususiliği hükmün genel oluşuna engel değildir.

8: Mallar öncelikle sırf imanları uğruna ana yurtlarını terk etmek, mallarını mülklerini geride bırakarak göç etmek zorunda bırakılan fakir muhacirlerin hakkıdır. Onlar Allah’ın lütfunu ve rızasını kazanmaya çalışan, Allah’a ve Elçisine yardım eden kimselerdir.Allah’a verdikleri iman ve itaat sözüne sadakat gösterenler işet onlardır!

Muhacirin tanımı yapılmıştır.8. ve 10. ayetler arası ideal Mü’min tipini yansıtır.
MUHACıR: Allah rızasını elde etmek için, yurdunu, yuvasını terk edip başka yere göç etmek zorunda olan kimselerdir.
– Allah’a ve Elçisine yardım edenler,ıslam ve Kur’an’ın mesajının yayılması için üstün gayret gösterirler.

9. ayette ensar ve ensarın özellikleri anlatılmıştır.Bu ayette Ensara ”yardım edenler” manası verilmiştir.
Ensarın Özellikleri= ımanı içselleştirmişlerdir.
2)ıslam’ı daha iyi yaşamak için Müslümanları çok severler.
3) Muhacirlere verilen ganimetleri kıskanmazlar.
4)Kendi ihtiyacı olduğu halde muhacir kardeşini kendine tercih eder.( ÎSÂR)

ÎSÂR: Kendi ihtiyacı olduğu halde başkasını kendine tercih etmek.
BUHL: Kendi elindekini başkasından kıskanmak.
ŞUHH: Başkasının elindekine göz dikmek, fakire vermeyi sevmemektir.

10.ayette sonraki Müslümanların nasıl davranması gerektiği anlatılır. ıdeal Mü’min tipinde bahseder.

İdeal Mü’min Tipiyle ılgili Uyarılar Verilir.
1) Tüm hayırlı eylemlerde Allah’a olan inancını öne çıkarmak.
2) Allah’ın hoşnutluğunu kazanmayı amaç edinmek.
3) Allah’a ve Resulüne yardım.
4) Dürüst olmak,
5) Darda olan Mü’min kardeşine kucak açmak.
6) Beşeri zaaflara karşı daima Allah’a sığınmak.
7) Kendisi için istediği şeyi Mü’min kardeşi için de istemek.

11-12-13-14.ayetler; 11- 14. ayetler Nadiroğullarına karşı harekete geçmeden önce inmiştir.
13.ayette kişilik problemi yaşayan münafıkların durumu anlatılır.
14.ayette Onların Müslümanlarla savaşamayacakları, onların birlik- beraberlik duygusundan yoksun oluşunu anlatır.

15-16-17-18.ayetlerde; Nadiroğullarının durumu Kaynukaoğullarına benzetilir,nasıl benzettiği anlatılır.

19.ayet; Fâsık; (Allah’ı unutan, Allah’ın da onları kendine unutturduğu kimselerdir.)tan bahsedilir.

22-23-24. ayetlerde;

Melik: Mutlak hükümranlık sahibi, mülkün sahibidir.
Kudüs: Her türlü kusur ve noksanlıktan uzaktır.
Selam; ıslam huzur, kurtuluş ve esenliğin kaynağıdır.
Mü’min: ıman, güven ve emniyet verendir.
Müheymin: Her şeyi gözetip koruyan , iyiyi-kötüyü belirleyen otorite sahibidir.
Aziz: Kudret, izzet, şeref sahibidir.
Cabbâr: Dağınıklıkları toplayan , yaraları sarıp sarmalayan kudret sahibidir.
Mütekebbir: Yüceliğiyle övgüye layık olan, sınırsız olandır.
Musavvir: Her varlığa en uygun şeklini veren .
Hâlık: her şeyin yaratıcısıdır.
Bâri: Yoktan var edendir.

Değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!