MenüKapat

Ünite 4: Toplumsal Değişim ve Din

Toplumları etkileyen ve yönlendiren din toplumsal şartlar
içinde değişen ve değiştiren bir güç olarak var olmaktadır.
Modern dönemde kendini gösteren hızlı ve etkin
toplumsal değişimler, modern ve modernleşmekte olan
toplumların dinle ilişkilerini özellikle sekülerleşme
etrafında etkilemiştir.

Din-toplumsal değişim ilişkilerinde, dinin, toplumsal
değişim etkenlerinin hemen hepsiyle tek tek veya çoklu
bir biçimde karşılıklı ilişki halinde olduğu görülür.
Toplumsal değişim, normatif değil, objektif bir anlam
içeriğine sahip olup herhangi bir değer yargısı içermez,
nesnel bir gerçekliği ifade eder.

Toplumsal Değişim

Toplumlar için bir zorunluluk olan değişim, hayatın bir
kanunu, kâinatın bir geleneğidir. Toplumsal değişim,
toplumun tabiatının bir gereğidir. Değişim, zamana ve
topluma göre farklılık göstermektedir.

Toplumlar, hiç bir zaman durağan (statik) olmamışlardır.
Özsel sabitlik anlamında görece bir durağanlıktan da söz
edilebilir. Toplumsal yapıda ortaya çıkan değişikliklerin
toplumsal değişim olarak nitelendirilmesinin ön şartı,
bunların köklü ve kalıcı değişiklikler olmasıdır. Bu
durumda toplumsal değişimlerin, toplumun tarihî akışını,
kaderini değiştiren değişiklikler olduğu söylenebilir.
Toplumsal değişim, bir toplumda zaman içinde
gözlemlenebilen, toplumun yapısını geçici değil, sürekli
ve köklü bir biçimde etkileyen bir fenomendir.
Toplumsal değişim, toplumun öz unsurlarının değişime
nazaran sabit kalmasını, toplumun kültürel değerlerinin
kuşaktan kuşağa aktarılmasını ve böylece toplumun bir
geleneğinin var olmasını ve bu geleneğin devam etmesini
içerir.

Toplumun bütünüyle değişimi, toplumun varlığının
ortadan kalktığı, yani onu aynı sosyal sistem olarak
belirtmenin mümkün olmadığı anlamına gelmektedir.

Toplumsal Değişim Etkenleri

Toplumsal değişimin gerçekleşmesinde etkili olan birden
fazla etkenden söz edilebilir. Bu faktörlerin değişimdeki
etki düzeyleri toplumdan topluma değişiklik gösterir.
Toplumsal değişimde rol oynayan etkenlerin belli
başlılarını şöyle sayabiliriz: Coğrafya, mekân, zaman,
demografya (nüfus yapısı), iktidar ilişkileri ve muhalefet,
rekabet, çatışma, işbirliği gibi.

Toplumsal değişim faktörlerinden nüfus artışı sosyal yapı
ve sistemde doğrudan ya da dolaylı olarak değişime neden
olmaktadır. Aynı şekilde ekonomide meydana gelen
değişim de sosyal sistemde köklü değişimlerin
oluşmasında etkili olabilmektedir.
Geçmişte ve günümüzde dinin sosyal bir fenomen olması
toplumsal değişimlerin gerçekleşmesinde belirleyici bir rol
oynamasına neden olmaktadır.

Toplumsal değişim kuramları

Büyük boy kuramlar, orta boy kuramlar ve küçük boy
kuramlar olmak üzere üç ana grup altında toplanabilir.
Büyük boy kuramlar, zamansal olarak bütün insanlık
tarihini kapsamına alan evrensel kuramlar olup, geniş
zamanlı bu kuramlar için önemli olan, insanlık tarihinin
değişim yasalarının bulunmasıdır.

Bu kuramlardan Yükseliş ve Çöküş kuramları,
medeniyetlerin canlılar gibi doğup büyüdüklerini ve
yaşlanıp öldüklerini savundukları için organizmacı
modeller; toplumların döngüsel bir hareket halinde önce
yükseliş ve sonra zorunlu olarak çöküş sürecine girdiğini
illeri sürdükleri için de çevrimsel/döngüsel yaklaşımlar
olarak adlandırılırlar.
Evrimci Kuramlar, insanlık tarihini, genellikle kendi
içinden meydana gelen birikimler sonunda ortaya koyduğu
gelişmenin bir sonucu olarak görürler.
Modernleşmeci Kuramlar, ulusal sınırları belli olan
toplumlar üzerinde odaklanmakta olup, esas olarak
gelişmemiş, azgelişmiş veya gelişmekte olan toplumların
sanayileşmiş toplumlar haline gelmesinin süreçlerini ele
alıp belirlemeye çalışır.

Diyalektik kuram ise, toplumsal alanda her varlığın zıtları
bünyesinde barındırdığını, bu zıtların çatışmasıyla yeni bir
durumun biçimlendiğini ve bu sürecin aynı tarzda devam
ettiğini ileri sürmektedir.

Orta vadeli değişim görüşü geliştiren orta boy kuramların
amacı, sınırları belli olan toplum birimleri üzerinde;
demografik ve ekolojik değişimler, iç göçler, kentleşme,
alt kültürler ve sapan davranışlar, sosyal tabakalaşma,
sosyal hareketlilik gibi konular üzerinde yoğunlaşmaktır.
Orta boy kuramlardan Yapısal-İşlevsel Yaklaşıma göre,
toplum, birbirlerine bağımlı olan ve her biri, meydana
getirdiği bütünün daha iyi uyumunu sağlamak için belli
işlevlere sahip olan öğelerden meydana gelir.

Yapısal-işlevselci yaklaşımın dengeci ve uyumculuğunun
aksine, Çatışmacı Yaklaşım toplumu birbiriyle çatışan
unsurlardan meydana gelmiş bir bütün olarak ele
almaktadır.

Küçük boy kuramlar, değişimin kaynağını kişi ve
gruplarda arayan bu kuramlar, toplumsal değişimi grupsal
süreçlere ve psikolojik unsurlara bağlayan sosyal
psikolojik ve psikolojik kuramlardır.
Grupsal düzlemdeki sosyal değişimci kuramlar, grup
yoluyla bireyde temin edilen değişim ve bir bütün olarak
grubun değişimi olmak üzere iki temel değişim üzerinde
dururlar.

Grupsal yaklaşımlardan olan sosyometri, insan ilişkilerini
belli gruplar içinde meydana gelişleri esnasında inceleyen
bir bilim dalıdır.

Toplumsal değişimi bireysel düzlemde açıklamaya çalışan
modeller, bireyin temel kişilik niteliklerini toplumsal
değişimin temeline koyan yaklaşımlardır.

Toplumsal Değişim-Din İlişkileri

Din ile toplumsal değişimin karşılıklı ilişkilerinin, dinin
etkili olduğu din-toplumsal değişim ilişkisi ve toplumsal
değişimin etkili olduğu toplumsal değişim-din ilişkisi
olmak üzere temelde iki tipte gerçeklik kazandığı
söylenebilir.

Dinin Etkili Olduğu Toplumsal Değişim-Din İlişkisi
Toplumsal Değişimi Yavaşlatıcı veya Engelleyici Bir
Etken Olarak Din: Muhafazakâr yönüyle din mevcut
sosyal düzen ve düzenlemeleri koruyabilmekte ve istikrar
unsuru olabilmektedir.

Ahiret inancı, insanların karşılaştıkları haksızlıklar
karşısında hesaplaşmalarını ahiret gününe bırakmalarını
sağlamakta ve böylece bu dünyada sosyal ve siyasal
düzenin bozulmasının önüne geçmektedir.

Din, toplum aktörlerinin siyasal düzen veya devletle
ilişkilerini düzenleyerek de toplumsal düzenin
korunmasına katkıda bulunur.

Din, güçlü bir bütünleştiricilik işlevine sahiptir. Zor
sıkıntılı günlerinde maddi ve manevi yönden toplumun
kaynaşmasına veya bütünleşmesine katkıda bulunur.
Marksist sosyologlar da dinin toplumsal değişime karşı
koyan bir etken olduğunu ileri sürmüşlerdir. Din,
kavranamayan, yanlışlığı görülemeyen bir dünyanın
bilincini ifade ederek ve ezilen sınıfları hayata bağlayarak,
yanlış dünyanın gerçek sefaletine karşı mümkün
protestoları yatıştırma işlevi görmektedir. Marks’ın
düşüncesinde dine inanç, insan yabancılaşmasının en derin
biçimidir.

Marks görüşlerinde, dini, insanların maruz kaldıkları
olumsuz şartlar karşısında yaşama tutunabilmek için
kendilerini aldatma veya oyalama faaliyeti olarak
görmüştür.

Din, özellikle hızlı sosyal değişimlerde ve toplumsal
farklılaşmalarda olası ve olan parçalanmalara karşı
toplumu korumak ve bütünleştirmek için harekete geçer.
Özellikle de karmaşık toplumlarda dinin en önemli sosyal
işlevlerinden biri, sosyal farklılıklardan dolayı bölünüp
parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan toplumu
birleştirmek ve bütünleştirmektir.

Toplumsal Değişimi Takviye Edici bir Etken Olarak Din:
Dinler, kendilerine karşı olmadıklarını gördükleri
durumlarda değişimi desteklemekte, dindarlar, değişimi ve
değişim aktörlerini takviye etmektedirler.

Protestanlığın bir şubesi olan Pentekostalizm’in Şili ve
Peru’nun modernleşme sürecinde bir köprü işlevi gördüğü,
sosyolojik araştırmalarla ortaya konulmuştur.
Demokratikleşme yönündeki değişimde de dinin takviye
edici roller oynayabileceği bilinmekle birlikte, bazı bilim
adamları Protestan ülkelerin Katolik ülkelere nazaran
demokrasiye daha rahat geçme potansiyelleri olduğunu
ileri sürmüşlerdir.

İslam ve Müslüman toplumlar hakkında objektif bir
inceleme, tarafsız bir gözlem de, İslam’ın ve İslami
grupların genelde toplumsal değişimi görece
engellemediğini, tersine takviye ettiğini ortaya koyabilir.
Din, toplumsal değişimde çatışma yoluyla da takviye edici
bir etken olabilir. Bazı dini sistemler, egemenliği kabul
ederler; diğer bir kısmı ise, egemenlik altında bulunanlara,
mevcut egemenlik ilişkilerini yıkmanın yüce dini bir görev
olduğuna dair dayanak çerçevesi temin ederler.
Toplumsal Değişimin Temel Etkeni Olarak Din: Din,
toplumsal değişimi yavaşlatan, engelleyen veya takviye
eden bir etken olabildiği gibi toplumsal değişimin temel
etkeni de olabilmektedir.

İslamiyet’te toplumsal değişimin temel etkeni olarak din,
Hz. Muhammed’in Ashabı ile birlikte inşa ettiği sosyal
sistem ve yapıda değişimin temel etkenidir. Bu değişim,
özellikle Arabistan’da, toplumun dini, sosyal, kültürel,
siyasal, ekonomik, ahlaki, hukuki bütün alanlarında etkili
olmuştur. Bu değişime, cahiliye döneminden medeniyet
dönemine; sözlü kültüre dayalı kabile düzeninden kitabî
kültüre dayalı ümmet (toplum) yapısına dayalı şehir
medeniyetine bir geçiş demek mümkündür.

Raşid Halifeler döneminde de bir takım önemli iç
mücadele ve çatışmalar olmakla birlikte İslam toplumunun
sınırları çok hızlı bir şekilde genişlemeye ve İslam
toplumları başka toplumlarla, Müslüman olan ve olmayan
yeni çevrelerin kültürleriyle karşılaşmaya başlamışlardır.
Toplumsal Değişimin Etkili Olduğu Toplumsal DeğişimDin İlişkisi
Dini Olumsuz Yönde Etkileyen Bir Etken Olarak
Toplumsal Değişim: Toplumsal değişim, dinin kendi
içinde çatışma çıkmasına; dindarlar arasında zıtlaşma,
kavga, savaş vs. çıkmasına, dinin toplumsal yapıda
zayıflamasına, toplumsal hayatın bazı alanlarından
çekilmesine vs. sebep olabilir. Bu noktada Protestanlığın
doğmasıyla birlikte Hıristiyanlığın daha da farklılaşmasını
ve dini çatışma ve savaşların; Hz. Osman döneminden
itibaren meydana gelen değişimlerin etkisiyle çeşitli
fırkaların, siyasal hareketlerin, isyanların ve daha sonraki
mezhepleşme ve fırkalaşmaların çıkmasını örnek vermek
mümkündür.
Genel olarak bir toplumda yeni dinin ortaya çıkması ve
yayılması, eski dini olumsuz etkiler.

Çağdaş dünyada modernleşme ve sekülerleşme dinin
olumsuz olarak etkilendiği toplumsal değişim-din
ilişkisine en iyi örneklerden biridir.

Günümüzde modernliğin veya sanayileşmenin zirvesine
çıkmış olan, bilim ve teknoloji açısından çok güçlü olan
toplumlarda dahi, modernleşme ve sekülerleşme
teorilerinin iddialarının tersine modernleşme ile din ya da
bilim ve teknolojik gelişim ile din arasında her zaman ters
orantılı bir ilişki olmayıp, tersine dinde, dinsellikte artış da
gözlenebilmekte, dine dönüşler görülebilmekte ve dini
canlanmalar meydana gelebilmektedir.

Dini Olumlu Yönde Etkileyen Bir Etken Olarak Toplumsal
Değişim: II. Dünya Savaşı sonrasında Batı’da ve diğer
toplumlarda meydana gelen değişimlerin bir dini
canlanmaya sebebiyet vermesi, Sovyetlerdeki ateizm
temelli modernleşme akımına karşı mücadele etme
temelinde dinin güçlenmesi dini olumlu yönde etkileyen
sosyal değişimlerdendir.

Benzer şekilde modern toplumlarda ortaya çıkan yeni dini
hareketlerin ve demografya, göç ve kentleşme ile meydana
gelen değişimlerin dindarlaşma, cemaatleşme, dini
örgütlenme ve gruplaşma yönünde etkili olması da dini
olumlu yönde etkileyen değişimlerdir.

Yeni dini hareketlerin bir yönüyle dini canlanmaya işaret
ederken, bir yönüyle de ana dini grup ve yapılar için tehdit
unsuru olabildiğini belirtmek gerekir.

Toplumsal Değişimle Birlikte Dinin Değişimi

Toplumsal değişimle birlikte dinin değişimi, zaman
içinde değişen sosyal şartlar ve toplumun yeni ihtiyaçları
karşısında dinin kendini yenileyerek değiştirmesi, yeni bir
yorumla, yeni bir hukuk anlayışıyla vb. ortaya çıkmasıdır.
Değişimle birlikte din, kendini yeniden gözden
geçirmekte, hukukî veya fıkhî hüküm ve kurallarının bir
kısmını değiştirmekte ve bu da dine bir canlılık, bir yenilik
ve toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilecek bir esneklik
getirmektedir.

Toplumsal değişimle birlikte dinin değişiminde etkili olan
önemli faktörlerden biri, mevcut dine, din anlayışına veya
dinin yaşanış biçimine yapılan itirazdır.
Sonuç olarak toplumsal değişimle birlikte dinin değiştiği,
kendini değiştirdiği veya değiştirmeye çalıştığı, kendini
yenileyebildiği tarihsel ve sosyal bir realite olarak
karşımıza çıkmaktadır.

Değerlendirmek için tıklayın!
Ratings forÜnite 4: Toplumsal Değişim ve Din[Total: 0 Average: 0]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!