; A Harfi ile Başlayan Kelimeler ve Kavramlar - Sayfa 2

A Harfi ile Başlayan Kelimeler ve Kavramlar

Başlatan Arif ARSLANER, Ekm 03, 2021, 12:44 ÖÖ

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Arif ARSLANER

amil
1. Çalışan, iş yapan, işçi.

2. Etken, etmen, sebep.

3. Öğrenmiş olduğu şeyleri yaşayan; davranış hâline getiren.
"...Bütün âlimler helak olur; ancak ilmiyle amil olanlar kurtulur..." (Hadis)

4. Herhangi bir bölgenin zekât, haraç, öşür, ganimet ve vergilerini toplamakla görevli memur.
"Sadakalar (zekâtlar) Allah'tan bir farz olarak ancak, yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) amillere,  gönülleri (İslam'a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya çalışan) kölelere, borçlulara, Allah yolunda çalışıp cihat edenlere, yolcuya mahsustur. Allah pek iyi bilendir, hikmet sahibidir." (Kur'an-ı
Kerim 9/60)

5. Bir yere atanan üst düzey yönetici.
"Başınıza kafası kuru üzüm tanesi gibi Habeşli bir köle bile amil olarak atansa Allah'ın Kitabı ile hükmettiği sürece dinleyiniz ve itaat ediniz!" (Hadis)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

âmin
"Allah'ım! Kabul et, duamızı kabul eyle, dileklerimiz yerine gelsin!" anlamında duaların arasında ve sonunda kullanılan bir söz.

Hz. Peygamber, çeşitli hadislerinde Fatiha'dan sonra âmin demenin önemini vurgulamıştır.
"Sizden biriniz namazda âmin dediğinde melekler de semâda âmin, der..." (Hadis)

"Ya İlahî! Bize tevfik gönder.../
Doğru yol hangisidir, millete göster...Âmin..." (M. A. Ersoy)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Hz. Âmine
Hz. Peygamber'in annesi.
Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen Hz. Âmine'nin 577 yılında vefat ettiği söylenmektedir.
Kureyş'in Zühreoğulları kolundan olan Hz. Âmine'nin babası Vehb, annesi de Berra bint. Abdüluzza'dır.

 Hz. Âmine, zekâsı ve güzel konuşmasıyla bilinirdi. Hz. Peygamber'in dedesi Abdülmuttalip, Hz. Âmine'yi oğlu Hz. Abdullah ile evlendirdi. Bu evlilikten Hz. Peygamber dünyaya geldi.

Hz. Âmine, oğlunu Arap geleneklerine uygun olarak sütanneye vermiştir. Altı yaşlarında iken de oğlunu sütanneden almış ve beraberce Yesrib'e eşi Abdullah'ın mezarını ziyarete gitmişlerdir. Bu ziyaretten dönüşte Hz. Âmine "Ebva" denilen yerde hastalanıp vefat etmiştir. Böylece Hz. Muhammed babadan yetim kaldığı gibi anneden de öksüz kalmıştır.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Amme cüzü
Nebe suresiyle başlayıp Nâs suresi ile biten Kur'an-ı Kerim'in otuzuncu ve son cüzü.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Anka
Halk arasında adı olup gerçekte var olmayan, Kaf dağında yaşadığına inanılan, efsanevi bir masal kuşu.

Rivayetlere göre rengi yeşil olduğu için "Zümrüdüanka" da denir.

"Kişiye her işi âlâ görünür,/Kuzguna yavrusu Anka görünür." (Şinasi)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ankebut Suresi
Kur'an-ı Kerim'in yirmi dokuzuncu suresidir.
Mekke'de inmiştir. Altmış dokuz ayettir.
Adını, inkârcıları dost edinmenin örümceğin ağına güvenmek kadar yararsız ve zayıf bir ilişki olduğunu belirtmek
amacıyla kırk birinci ayette geçen ve "örümcek" anlamına gelen "ankebut" kelimesinden almıştır.

Sureye, insanların "inandık" demekle kurtulamayıp Allah için güzel işler yapmakla zorunlu olduklarını öneren ayetlerle başlanır. Ahlaki öğütlere yer verilir.
Anne babaya iyilikte bulunmak tavsiye edilir. İnsanın, Allah'ın dinini yaşama ve yayma konusunda başına gelebilecek olan belalara katlanması öğütlenir. Surede, peygamber kıssalarına yer verilir ve daha önceki peygamberlerin çekmiş oldukları sıkıntılar hatırlatılır. Hz. Muhammed teselli edilir. Bu çerçevede Nuh, İbrahim, Lut, Hud, Salih ve Musa Peygamberlerin başından geçenler Kur'an-ı Kerim'in edebî üslubuyla anlatılır.

Okuma yazma bilmediği bu suredeki ayetlerle vurgulanan Hz. Muhammed'in, peygamberlerle ilgili tarihsel bilgiyi vahiy yoluyla elde ettiği haber verilir.

Kur'an-ı Kerim'in özelliklerinden de bahsedilen surede ölüm gerçeği hatırlatılır ve insanların kıyamet gününün zorluklarına karşı hazırlık yapmaları tavsiye edilir. Müşrikler, evrenin yaratıcısı olarak Allah'ı kabul etmelerine rağmen gündelik hayatlarında dine yer vermedikleri için kınanırlar.

Dünyanın yaratılış amacı hatırlatılıp insanların, darlık ve korku anında Allah'a yönelmek yerine genişlik zamanında Allah'a yönelmeleri önerilen ayetlerle sure son bulur.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

âr
1. Utanma duygusu.
"Allah'ın gönderdiği bütün dinlerde en önemli şey güzel ahlaktır. İslam'da ise en güzel ahlak ârdır." (Hadis)

2. Ahlak, namus, edep, hayâ.
Ne Allah'tan hayâ ettin, ne peygamberden âr ettin. (M. A. Ersoy)

3. İnsanın Allah'a olan sevgi ve saygısından dolayı kötülüklerden ve ahlak dışı şeylerden kaçınmasıdır
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

A'raf
1. Herhangi yüksek bir yer.

2. Atın yelesi ve horozun ibiği.

3. Cennetle cehennem arasında bulunan perde, sur, yüksek tepe, set veya duvar.
"İki taraf (cennet ile cehennem) arasında bir perde ve A'raf üzerinde de hepsini (hem cennetlikleri hem de cehennemlikleri, yüzlerindeki) işaretlerinden tanıyan kişiler vardır. (Bunlar) henüz cennete girmemiş olan fakat girmeyi bekleyen (kimselerdir), cennet halkına 'selam size' diye seslenirler." (Kur'an-ı Kerim 7/46)

4. Sevabı günahı denk olduğu için, henüz cennete de cehenneme de gitmemiş olanların bulundukları yerdir.
"A'raf'ta olanlar, yüzlerinden tanıdıkları adamlara 'topluluğunuz, biriktirdiğiniz mal ve büyüklük  aslamalarınız size fayda vermedi. Allah'ın, rahmetine erdiremeyeceğine yemin ettikleriniz bunlar mıydı?' diye seslenirler." (Kur'an-ı Kerim 7/48)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

A'raf suresi
Kur'an-ı Kerim'in yedinci suresidir.
Mekke'de inmiştir.
İki yüz altı ayettir.
Adını kırk altıncı ayette geçen ve "henüz cennete de cehenneme de giremeyen insanların bulunduğu yer" anlamına gelen "a'raf" kelimesinden almıştır.

Sureye, Kur'an-ı Kerim'in tanıtımı ve Hz. Peygamber'in Kur'an-ı Kerim'le insanları uyarmasını emreden ayetlerle başlanır. Peygamberler dâhil herkesin ahirette hesaba çekileceği anlatılır.
 
Hz. Âdem'in yaratılışı, eşiyle beraber cennete yerleştirilmesi, şeytanın onlara düşmanlık edip kandırması, cennetten çıkarılmaları, yeryüzüne inişleri ayrıntılı olarak ele alınır.
Tüm insanlara, hatadan sonra tövbe etmeleri ve güzel işler yapmaları tavsiye edilir.

Namaz kılmak, helalinden yiyip içmek, ahlaksızlık yapmamak, Allah'a ortak koşmamak, haram ve helaller hakkında bilmeden konuşmamak ve savurganlıktan sakınmak gibi ahlaki öğütler verilir. Cennetlik ve cehennemlikler tasvir edilir ve insanlar cenneti hak ettirecek davranışlarda bulunmaya özendirilir.

Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Salih, Hz. Şuayp ve Hz. Musa Peygamberlerin toplumları ile olan ilişkileri ve bu  toplumların yok oluşlarının nedenleri ele alınır.

Surede, Musa Peygamber ile Firavun arasında geçen olaylar geniş olarak anlatılır. Allah'ın, İsrailoğulları'na verdiği nimetler hatırlatılırken insanlara da Firavun gibi zalim, baskıcı, kan dökücü ve alın teri sömürücüsü olmamaları emredilir.

Surede, Hz. Muhammed en güzel biçimde tanıtılır ve insanların ona uyması istenir. Bilgiyi, gerçeğin ortaya çıkması için değil de kötülerin muktedir olması için kullananlar kınanır. Allah'ın ayetlerini inkâr edenlerin hayvanlardan bile aşağı oldukları belirtilir. Surede, kıyamet ve ahiretin gerçekleşeceği tekrar vurgulanır. İnsanların, Kur'an-ı Kerim'in emir ve yasaklarına uymaları tavsiye edilir. Allah'ı çokça anmanın
önemini belirten ayetlerle sure son bulur.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Arafat
1. Haccın farzlarından biri olan "vakfe"nin yapıldığı Mekke'nin doğusunda bulunan yer.
Arafat, Mekke'nin yirmi kilometre doğusundadır. Aynı adı taşıyan ova içinde yaklaşık yetmiş metre kadar yükseklikte bir tepe vardır. Koyu yeşil taş yığınlarının hâkim olduğu bu tepeye Arafat tepesi denir.

Arafat tepesinin diğer adı ''Rahmet dağı' anlamında 'Cebelürrahme' dir.
 
Arafat dağıdır bizim dağımız./
Anda kabul olur bizim duamız./
Medine'de yatar Peygamberimiz./
Ya Muhammed! Canım arzular seni. (F. K. Timurtaş)

2. Zilhiccenin dokuzuncu günü olan Arefe günü, yani Kurban Bayramı'ndan bir gün önce hacıların dua ederek  bekledikleri alan.

"Hac Arafat'ta vakfe yapmaktır." (Hadis)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Arasat
Mahşer yeri.
Kıyametin kopmasından sonra diriltilecek olan insanların dünyada yaptıkları tüm davranışlarından sorguya çekilmek üzere toplanacakları yer.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

arefe
1. Kurban Bayramı'ndan bir önceki gün, zilhiccenin dokuzuncu günü.
"Arefeye saygı gösteriniz. Çünkü arefe günü Allahuteala'nın önem verdiği bir gündür." (Hadis)

2. Türk kültüründe hem Kurban hem de Ramazan Bayramı'ndan bir önceki gün.
Allah'a giden yol buralardadır; /
Kapılar açılır şerefelerden,/
Burdan uğurlanır mübarek aylar,/
Bayram burada başlar arefelerden (A. N. Asya)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

arif
1. Bilen, bilgili, çok anlayışlı, sezgili, herkesin anlayacağı kadar açık söylenmeyen bir sözün gerçek anlamını
kavrayan.
"Cahilin fahrı, cem-i mal iledir,/
Arifin izzeti, kemal iledir." (Âhi)

2. Allah'ı ve yaratmış olduğu varlıkları gerçek yönüyle bilen kişi.
"Anadolu âlim değildir, fakat ariftir." (N. S. Banarlı)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Arraf
Gelecekten haber verdiğini ve gaybı bildiğini iddia eden, kâhin, falcı.

İslam, gaybı sadece Allah'ın bildiğini vurgulamıştır. Buna bağlı olarak gaybı bilme iddiasında bulunan arrafları, kahinleri ve falcıları kınamıştır. Falcılığın ve arraflığın her türlüsünü  yasaklamıştır.

"Kim bir arrafa veya kahine gider de onun söylediklerini kabul ederse, Muhammed'e gelen dini inkâr etmiş olur." (Hadis)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

arş
1. Taht, çardak, cumba, çatı, dam, tavan, kubbe.
2. Hükümranlık, şan, şeref.
3. Bütün âlemi kuşatan, nasıl olduğunun bilinmesi insan aklının dışında kalan ve sadece Allah tarafından
bilinen şey.
"Öyleyse, artık (bilin ki) Allah yüceler yücesidir; mutlak hüküm ve egemenlik sahibidir; sonsuz gerçektir;
Ondan başka tanrı yoktur; çok yüce arşın sahibidir." (Kur'an-ı Kerim 23/116)

4. Allah'ın gücünün ve büyüklüğünün en açık biçimde görüldüğü dokuzuncu kat gök.
 "Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden naşım/
O zaman yükselerek arşa değer belki başım." (M. A. Ersoy)

5. Allah'ın yaratmış olduğu bütün varlıklar üzerindeki kudret, hükümranlık, egemenlik ve iktidarı.
"O, sınırsız rahmet sahibi ki arşı egemenliği altına almıştır." (Kur'an-ı Kerim 20/5)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

arz
1. Sunma, ortaya koyma, bir nesneyi gösterme, arz etme.
2. Hz. Peygamber'in her sene ramazan ayında, o ramazan ayına kadar gelen bütün sure ve ayetleri Cebrail'e, Cebrail'in de kendisine okuması.
Türk kültüründe hafızların cemaate yüzleri dönük olarak Kur'an-ı Kerim okumaları (mukabele), dayanağını bu uygulamadan almıştır.
"Hz. Peygamber, Cebrail'e her yıl Kur'an-ı Kerim'i bir kere arz ederdi. Vefat ettiği yıl ise Kur'an-ı Kerim'i Cebrail'e iki kez arz etmiştir." (Ebu Hureyre)

3. Hadis ravisinin, elinde bulunan hadisleri, hadis ilminde otorite olan âlime okuması.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Arzımukaddes
1. Temizlenmiş kutsal toprak.
2. Kudüs'teki Mescidiaksa'nın bulunduğu yer.
Birçok peygambere, peygamberlik görevi Kudüs ve civarında verildiği için bu topraklara Arzımukaddes denilmiştir.
"(Musa kavmine dedi ki) Ey kavmim! Allah'ın size yazıp nasip ettiği Arzımukaddes'e girin. İnancınızdan vazgeçmeyin, yoksa kaybedenlerden olursunuz." (Kur'an-ı Kerim 5/21)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Asayımusa
1. Hz. Musa'nın bastonu.
2. Hz. Musa'ya verilen mucizelerden biri. Kur'an-ı Kerim'in verdiği bilgilere göre Hz. Musa, bu asa ile çeşitli mucizeler göstermiştir.
Örneğin, asası yılana dönüşerek sihirbazların sihirlerini geçersiz kılmış, denizi ortadan ikiye ayırmış ve vurduğu kayadan su çıkarmıştır.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabıaraf
1. Araf halkı.
2. Sevapları ve günahları eşit olduğu için henüz cennete de cehenneme de gidememiş, fakat cennete gitmeyi bekleyen müminler.
3. Ahirette müminleri ve kâfirleri yüzlerinden tanıyacak olan melekler.
"Ashabıaraf simalarından tanıdıkları birtakım (günahkâr, inkârcı) adamlara şöyle seslenirler: 'Ne topluluğunuz
ve biriktirdiğiniz mallar ne de kibirlenmeniz size (ahirette) hiçbir yarar sağlamadı." (Kur'an-ı Kerim 7/48)

4. Cennetlik ve cehennemlik olan insanları birbirinden ayırmak suretiyle haklarında tanıklıkta bulunacak olan
peygamberler; şehitler ve âlimler.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabıbedir
Bedir Savaşı'nda Hz. Peygamber'in yanında bulunan ve savaşa katılan sahabeler.

Bedir Savaşı'na katılan sahabelerin sayısı üç yüz civarındadır.
Kur'an-ı Kerim'de ve Hz. Peygamber'in hadislerinde, kendilerinin üç katı olan Mekkeli müşriklerle yapılan ilk savaşta büyük kahramanlık gösteren Ashabıbedir övülmüştür. Hz. Muhammed'in, savaş esnasında yapmış olduğu şu dua Ashabıbedir'in önemini gösterir:
"Ey Allah'ım! Eğer bu insanlar bugün yok olurlarsa, yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz..." (Hadis)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabıeyke
Hz. Şuayp'ın, peygamber olarak görevlendirildiği Kızıldeniz ile Medyen arasındaki bölgede yaşayan halk.

Eyke halkı ölçü ve tartıyı tam yapmayan, hile yapan, insanların mallarını gasbeden zalim bir topluluktur.
İşleri güçleri insanlar arasında yağmacılık ve bozgunculuk yapmaktır.
Hz.  Şuayp'ı yalanlayıp azap istemişlerdir.
Bunun üzerine korkunç bir sarsıntıyla yok olmuşlardır.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabıfil
Fillerle Kâbe'yi yıkmaya gelen Yemen Valisi Ebrehe ve ordusu.

Habeşistan kralı tarafından Yemen'e vali atanan Ebrehe bir Hristiyandır.
Ekonomik, siyasal ve sosyal yönden bölgesini güçlendirmek istemiştir. Bu sebeple Kâbe'ye gelen ziyaretçileri kendi ülkesine çekmek ve gücünü artırmak için Sana'da büyük bir kilise yaptırmıştır. Herkesin gelip bu kiliseyi ziyaret etmesini istemiştir. Fakat umduğunu bulamamıştır. Hiç kimse Kâbe'yi bırakıp da oraya gitmemiştir. Üstelik Kinane Kabilesi'nden birisi, bu kiliseye pislemiştir. Bu olay Ebrehe'yi çok kızdırmış ve Kâbe'yi yıkmak için ordusuyla birlikte Mekke'ye doğru yola çıkmıştır. Bu orduda bulunan filler nedeniyle Kur'an-ı Kerim onlara "Ashabıfil" adını vermiştir. Ebrehe ve ordusu Fil suresinde belirtildiği biçimde Allah tarafından yok edilmiştir.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabıhicr
Hz. Salih'in peygamber olarak gönderildiği Hicaz ile Şam arasındaki bölgenin halkı; Hicr halkı.

Hicr bölgesinde yaşayan halkın adı Semud'dur.
Bu halk taş oymacılığı ve  işlemeciliği ile ün kazanmıştır. Kayaları oymak suretiyle tepelere saraylar ve köşkler dikmişlerdir. Ashabıhicr, putlara tapmak suretiyle şirk içinde yaşamıştır. Ahlaki bir çöküntü içinde bulunan Ashabıhicr, aşırı derecede kabilecilik anlayışına sahip bir ilkellik içerisinde kalmışlardır. Kendi soylarından olmayanları horlamışlardır.

Yüce Allah, bu millete Hz. Salih'i peygamber olarak göndermiştir.
Peygamberlik mucizesi olarak bir dişi deve vermiştir.
Bu kavim peygamberlerini yalanladıkları gibi deveyi öldürmüşler ve bu davranışlarının sonucunda şiddetli bir sarsıntı ve korkunç bir gürültü ile yok olmuşlardır.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabıkehf
Allah'a inanmayan kavimlerinin ve zalim hükümdarlarının şerrinden mağaraya sığınan bir grup inanmış genç insan; mağara arkadaşları.

Roma İmparatorluğu'nun valilerinden Dakyanus zamanında seçkin ailelerden bazı gençler putperestlikten vazgeçip Allah'a iman ettiklerini ilan etmişlerdir. Vali, toplumun çoğunluğunun bağlı olduğu dinden vazgeçen bu gençleri
öldürmek istemiş, onlar da inançlarını korumak amacıyla şehirden kaçarak bir mağaraya sığınmışlardır. Kur'an-ı Kerim'e göre bu gençler bir mucize olarak yaklaşık üç yüz sene bu mağarada uyumuşlardır.
Uyanıp şehre gittiklerinde ayrılırken geride bıraktıkları her şeyin değiştiğini ve halkın da Hz. İsa'nın 
getirdiği dini kabul ettiğini görmüşlerdir. Halkla konuşan bu insanlar tekrar mağaraya dönmüşler ve bu sefer uyanmamak üzere uyumuşlardır. O mağara onların mezarı olmuş ve zamanın valisi onların üzerine bir mescit yaptırmıştır.

Kur'an-ı Kerim'in on sekizinci suresi olan Kehf Suresi, adını bu kıssadan almıştır. Bu kıssada tevhit inancına
bağlılığın önemiyle beraber ölümden sonra dirilmeye de vurgu yapılmıştır.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabımedyen
Hz. Şuayp'ın peygamber olarak gönderildiği, Akabe Körfezi'nin kuzeyinden Sina Yarımadası'nın içlerine ve Ölü Deniz'in doğusunda Moab dağına kadar uzanan bölgede yaşayan halk; Medyen halkı.

Medyen, Eyke ile komşu bir ülkedir.
Medyen halkı putlara tapan, alış verişte hilekârlık yapan, bir millettir. Hilekârlık, vurgunculuk ve soygunculuk toplumu tamamen sardığı için kimsede güven kalmamıştır. Kelimenin tam anlamıyla Medyen'de iktisadi, siyasi ve sosyal bir düzensizlik olduğu nakledilmiştir.
Olanca bolluğa ve zenginliğe rağmen insanlar ölçü ve tartıda hile yapmaktan geri durmamışlardır. Allah, bu millete Hz. Şuayp'ı peygamber olarak göndermiştir. Hz. Şuayp, onları Allah'a inanmaya ve yaptıkları yanlış uygulamaları terk etmeye ve namaz kılmaya çağırmıştır. Onlar alıştıkları bu uygulamadan vazgeçmeyip namaz kılmayı yaşantı tarzlarına aykırı bulmuşlar ve Hz. Şuayp'a karşı gelmişlerdir. Bunun sonucunda korkunç bir gürültü ve ardından gelen şiddetli sarsıntı ile yok olmuşlardır. Hz. Şuayp ve kendisine inananlar bu felaketten kurtulmuşlardır.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabıress
Hz. Şuayp'ın peygamber olarak gönderildiği bir halk; Ress halkı.

Ress örülmemiş kuyu, çukur, maden ocağı gibi anlamlara gelir.

Ashabıress, Allah'ın birliğini inkâr eden putperest bir toplumdur. Bu halkın Yemame, Azerbaycan veya Antakya'da
yaşadığı söylenmişse de hiçbiri kesin değildir. Peygamber olarak gönderilen Hz. Şuayp'ı yalanlayıp inkârcılıklarında direndikleri için Allah tarafından cezalandırılmışlardır.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabısebt
Cumartesi için uygulanan yasağa uymayan bir grup Yahudi; cumartesi halkı.

Hz. Musa'nın dinine göre, İsrailoğulları 'sebt' yani cumartesi günü bütün dünyevi işlerden ve dolayısıyla balık avından da kaçınmakla yükümlüydüler. Bu yasağın olduğu gün balıklar sürüler hâlinde suyun yüzüne çıkıp sahile yaklaşmışlardır. Sözü edilen kasabada yaşayan Yahudiler cumartesi günü avlanma yasağına uymadıkları ve kötülüğü alışkanlık hâline getirdikleri için Allah tarafından çeşitli biçimlerde cezalandırılmışlardır.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabısuffa
Hz. Peygamber'in Medine'deki mescidinin bitişiğinde bulunan ve adına 'suffa' denilen üstü kapalı özel bir yerde Kur'an-ı Kerim ve din öğrenimi gören sahabeler; ehlisuffa.

Ashabısuffa'nın ihtiyaçları Hz. Peygamber'le zengin sahabeler tarafından karşılanmıştır. Ebu Hureyre ve Bilali Habeşi Ashabısuffa'nın önde gelenlerindendir.

Burada yetişen öğrenciler Arap yarımadasının değişik bölgelerine Hz. Muhammed tarafından öğretmen olarak görevlendirilmişlerdir.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabışimal
Kur'an-ı Kerim'e göre amel defterleri ahirette sol taraflarından veya arkalarından verilecekler; cehennemlikler.

Ashabışimal, yaratılışın başlangıcında (Kalubela) Allah'a vermiş oldukları sözü, dünyada bozup kötülüğü bir huy edinerek insanlara kötü davranan ve bundan dolayı ahirette amel defterlerini soldan veya arka taraftan alacak olan kimselerdir. Kur'an-ı Kerim'e göre; Allah'ı inkâr edenler, ayetleri ve ahireti kabul etmeyenler, Allah'a ibadet etmekten yüz çevirenler, şirk koşanlar Ashabışimal sayılmışlardır.

Kur'an-ı Kerim'de, Ashabışimalin sosyal ve ahlaki durumlarından söz eden birçok ayet vardır.

"Ashabışimal kimdir, bilir misin? Onlar: İçlerine işleyen bir kaynar su ve ateş içindedirler. Ne serinliği ne de faydası olan kara dumandan bir gölgenin altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce (dünya hayatında) varlık içinde şımartılmışlardı. Büyük günah işlemekte ısrar ediyorlardı. Ve diyorlardı ki: 'Biz ve atalarımız öldükten, toprak ve kemik yığını olduktan sonra bir daha mı diriltileceğiz?' De ki: 'Öncekiler de sonrakiler de belli bir günün buluşma vaktinde mutlaka toplanacaklardır." (Kur'an-ı Kerim 56/41-50)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabıuhdud
İslamiyetten önceki bir dönemde müminleri ateş dolu hendeklere atarak diri diri yakıp bununla eğlenenler; Uhdud halkı.

Ashabıuhdud'un ne zaman ve nerede yaşadıkları hakkında birçok görüş vardır. Bunlardan en kuvvetlisi, Necran Hristiyanlarına Yahudi bir hükümdar olan Zû Nüvas tarafından yapılan işkence ile ilgili olandır. Yemen şehrinin
Yahudi Kralı Zû Nuvas, bir ticaret ve sanayi şehri olan, dokuma, dericilik suni ipek ve silah sanayisiyle ünlü
Necran şehrini ele geçirmiş ve halkın Yahudi olmalarını istemiştir. Dinlerinden dönmeyeceklerini anlayınca binlerce kadın, erkek, çocuk, yaşlı ve din bilginini ateş dolu hendeklere atarak yakmıştır. Bu olay Miladi 523'de meydana gelmiştir.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ashabıyemin
Kur'an-ı Kerim'e göre, ahirette amel defterleri sağ taraflarından verilecekler; cennetlikler.

Yaratılışın başlangıcında (Kalubela) Allah'a vermiş oldukları sözü bu dünyada bozmayan ve böylece hem  kendilerine hem de diğer insanlara karşı olan görevlerini yerine getiren, ahirette ise amel defterlerini sağ taraflarından alarak Allah'ın nuruyla aydınlanıp bu durum üzere cennete girecek olan mutlu insanlar zümresi.

"Ashabıyemin kimdir, bilir misin? Onlar dikensiz kirazlar, salkım salkım muzlar, uzanmış gölgeler, fışkıran sular, tükenmeyen ve yasaklanmayan pek çok meyveler arasında ve yükseltilmiş yataklar üzerindedirler." (Kur'an-ı Kerim 56/27-34)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

asi
1. İsyan eden, karşı gelen, baş kaldıran.
"Firavun, elçiye (Musa'ya) asi oldu. Biz de onu kahredici bir azapla kıskıvrak yakaladık." (Kur'an-ı Kerim 73/16)

2. İtaat edilmesi ve boyun eğilmesi gereken makamlara karşı gelen.

3. Allah'ın buyruklarını yerine getirmeyen; günahkâr kişi.
"Kim Allah'a  ve peygamberine asi olur, Allah'ın ve Resulünün koymuş olduğu (dini) sınırları aşarsa (Allah) onu cehennemine sokar." (Kur'an-ı Kerim 4/14)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

asitane
1. Kapı eşiği, dergâh, büyük tekke.
2. Başşehir.
3. İstanbul.
4. Bir tarikat veya tarikat kolunun merkezi durumunda olan büyük tekke.

Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

asli vatan
Kişinin kendisinin ve aile bireylerinin bulunduğu, sürekli yerleşmek ve yaşamak üzere karar verdiği yer.

Asli vatanda yaşayan bireyler yolcunun (seferînin) faydalandığı kolaylıklardan yararlanamazlar.

Kişi, asli vatanında namazlarını kısaltamaz, özürsüz olarak cuma namazını terk edemez ve oruçlarını sebepsiz olarak kazaya bırakamaz.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Asrısaadet
1. Hz. Muhammed'in peygamberlik görevini yaptığı ve varlığıyla şereflendirdiği devir.

Kur'an-ı Kerim'in indiği, bütün insanlığa rahmet ve örnek olarak gönderilen Hz. Peygamber'in yaşadığı, sahabelerini eğitip yetiştirdiği, insanları İslam dinine davet ettiği ve İslam'ın en güzel biçimde yaşandığı zaman.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Asr suresi
Kur'an-ı Kerim'in yüz üçüncü suresidir.
Mekke'de inmiştir.
Üç ayettir.
Adını; "zaman, yüz yıl, ikindi" anlamlarına gelen ve birinci ayette geçen "asr" kelimesinden almıştır.
Asr Suresi, gayet özlü ve kısa olmakla beraber, bütün surelerin anlamlarını içeren bir kuşatıcılığa sahiptir. Zamanın önemini belirterek başlayan surede, her türlü ibadetin kabul edilmesinde imanın temel bir şart olduğu vurgulanır. İmanın korunup beslenebilmesi için de kişi Allah'ın onay verdiği hayırlı ve güzel işleri yapmaya teşvik edilir. İnsanın kurtuluşa erebilmesi için iman ve ibadetlerle beraber, güzel davranışlardan olan hakkı ve sabrı öğütlemenin önemini bildiren ayetle sure son bulur.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Aşereyimübeşşere
Hz. Peygamber tarafından cennetlik oldukları müjdelenen on sahabe.

Aşereyimübeşşere şunlardır:
1. Hz. Ebu Bekir,
2. Hz. Ömer,
3. Hz. Osman,
4. Hz. Ali,
5. Hz. Talha bin Ubeydullah,
6. Hz. Zübeyr bin Avvam,
7. Hz. Abdurrahman bin Avf,
8. Hz. Sa'd bin Ebî Vakkas,
9. Hz. Saîd bin Zeyd,
10. Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

aşır
1. Onluk.
2. Kur'an-ı Kerim'de genellikle on ayetten oluşan bölüm. Aşır denilen bu bölümler Kur'an-ı Kerim'de özel  işaretlerle ayrılmıştır.
3. Bir dinî tören sırasında veya cemaatle namaz kılındıktan sonra okunan Kur'an-ı Kerim'den bir bölüm, aşrışerif.

Hz. Peygamber'in, arkadaşlarına Kur'an-ı Kerim'i anlamı ve hükümleriyle beraber onar ayetlik bölümler hâlinde öğretmesi bu uygulamanın temeli olduğu kabul edilmiştir.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

aşk
1. En üst biçimiyle sevgi, sevda, muhabbet, gönül verme, candan sevme.
"Aşk imiş her ne var âlemde,/
İlim bir kîl ü kâl imiş ancak." (Fuzuli)
 
2. Bir kimsenin sevdiğine candan bağlanması, sevgilisinden başka bir şeyi gözü görmemesi.
"Dağa düşer kül eyler,/
Gönüllere yol eyler,/
Sultanları kul eyler,/
Hikmetlü nesnedür aşk./
Denizleri kaynadur,/
Mevce gelir oynadur, /
Kayaları söyledür,/
Kuvvetli nesnedür aşk. (Y. Emre)

3. İnsanın sadece Allah'ı mutlak anlamda sevip ona tüm benliği ile bağlanması, hayatının her anında Allah'ı hatırlayıp tüm eylemlerine ve davranışlarına onun sevgisini yansıtması, varlığını Allah'ın isteklerine göre anlamlandırması.

Aşk, ilahî ve beşeri olmak üzere ikiye ayrılır.
Beşeri aşka mecazi aşk da denir. Gerçek aşk ise, Allah aşkıdır. Çünkü Allah'ı bilmenin, tanımanın yollarından biri de aşktır. Gerçek aşka ulaşmak için Hz. Peygamber'in de aşk derecesinde sevilmesi gerekir. Kur'an-ı Kerim, Allah'ı gerçek anlamda sevmenin Hz. Peygamber'e bağlılıktan geçtiğini vurgulamıştır.

Âşıklar, yaratandan ötürü yaratılanı sever. Bu aşk güzele değil, güzelliğedir. Varlıklarda ortaya çıkan Allah'ın sanatını, kudretini, rahmetini, lütfunu ibretle seyretmektir. Bu aşka bazen mecazi aşkla da ulaşılır. Bundan dolayı "mecazi aşk gerçek aşkın köprüsüdür." denilmiştir.

"Ben yürürüm yane yane/Aşk boyadı beni kane/
Ne akılem ne divane/Gel gör beni aşk neyledi. (Y. Emre)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

aşure

Kamerî aylardan muharrem'in onuncu günü.

Aşurenin önemi, bu günde peygamberlerin ve inananların eriştiği nimetleri saygı ve teşekkürle anmak içindir. Aşure gününde,
Âdem Peygamber'in tövbesi kabul edilmiş,
Hz. Nuh'un gemisi Cudi dağına oturmuş,
Hz. İbrahim, Nemrut'un ateşinden kurtulmuş,
Hz. Musa İsrailoğulları ile
beraber Firavun'un zulmünden Kızıldeniz'i geçerek kurtulmuş ve
Hz. İsa dünyaya gelmiş olduğu kabul edilir.

Yukarıdaki sevinçli olaylarla beraber ne yazık ki Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyin bu günde Kerbelâ'da şehit
edilmiştir. Bütün Müslümanlar bu olaydan derin bir üzüntü duymuşlardır.

Bunların dışında da muharrem ayının onunda gerçekleştiği kaydedilen daha birçok olay anlatılmaktadır. Bu önemli
günü de içine alacak şekilde muharrem ayının 9-10 veya 10-11. ya da 9, 10 ve 11. günleri oruç tutmak sünnettir.

"Kim aşure günü oruç tutmak isterse tutsun, istemeyen de tutmasın." (Hadis)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

ateh
1. Bunama, aklın zayıflayıp eksilmesi, bir şeye düşkün olma.
2. Bunamaya bağlı olarak kişinin hukuki tasarruflarına belirli sınırlamalar getiren ehliyet eksikliği.

Fıkıhta, bunayan insanlara matuh denir. Bu kişilerin alım, satım, kira, emanet ve ödünç verme gibi hukuki  davranışları kayıt altına alınır ve aleyhlerine olan meselelerde kanuni temsilcilerine yetki verilir.

İbadet konularında ise benimsenen görüşe göre matuh kimseler, mümeyyiz küçük çocuk hükmündedirler; mükellef değildirler.

Bazı fıkıh bilginleri ise ibadet konularında matuh kimsenin sorumlu olduğunu söylemişlerdir.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

ateist
Tanrıtanımaz, mülhit, ateizm görüşünü benimseyen.


Ateizm
Tanrıtanımazlık.
Kâinatta bir yaratıcı güce inanmayan felsefi bir ekol.
Ateizmi benimseyenler; Allah'ı, ruhu ve ahiret hayatını inkâr ederlerken evrenin de tesadüfen meydana geldiği görüşünü savunurlar.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

ateşgede
1. Ateş yanan yer. 
2.Eski İran'da ateşe tapanların, Mecusilik inancına sahip olanların ateş yaktıkları tapınak.

Mecusiler ateşi kutsal kabul ederler ve tapınaklarında ateşi hiç söndürmezlerdi.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

avam
1. Halk, cumhur, ahali.
2. İlim, yönetim ve bilgelik sahibi olmayan insanlar, büyük çoğunluk.
3. Manevi olgunluk eğitiminden geçmemiş, nefsinin hastalıklarını görüp bilerek iyileştirme çabasına girememiş kişiler.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

avret
1. Edep yeri, ut yeri, örtülmesi gereken gizli şey.
2. İnsan bedeninde gösterilmesi ve görülmesi haram olan yerler.
"Ey Ali! Ölünün de dirinin de avretine bakma." (Hadis)

Namazda veya namaz dışında örtülmesi farz olan yerler. İslam'a göre, erginliğe ulaşmış, akıllı erkek ve kadın Müslümanların "avret mahalli" denilen yerlerini örtmeleri farzdır.

Fıkıhta, kadınların avret yerleri el, yüz ve ayakları dışındaki bütün vücutlarıdır.
Erkeklerinki ise diz kapaklarından göbek üstüne kadar olan yerleridir.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

ayet
1. İz, belirti, nişan, eser, açık alamet, işaret, delil, kesin kanıt, ibret.
2. Allah'ın varlığına ve birliğine işaret eden her şey.

"Göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün art arda gelişinde, akıl sahipleri için ayetler
vardır." (Kur'an-ı Kerim 3/190)

3. Peygamberlerin Allah tarafından gönderildiğini ortaya koyan mucizeler.
"Allah'ın izni olmadan peygamber de olsa bir ayet getiremez..." (Kur'an-ı Kerim 40/78)

4. Surelerin içinde yer alan, başından ve sonundan özel işaretlerle ayrılan bir veya birkaç cümleden oluşan ilahî söz.

Birçok cümleden oluşan uzun ayetler olduğu gibi harf ve kelimelerden oluşan kısa ayetler de vardır. Örneğin "Elif, Lam, Mim", "Elif, Lam, Sad" harfleriyle "er-Rahman" kelimesi birer ayettir.

Kur'an-ı Kerim'deki ayetlerin sayısı yaklaşık olarak 6666 olarak bilinir. Bazı bilginlerin, sure başlarındaki
harfleri (Elif-Lâm-Mîm gibi), sure başlarındaki besmeleleri, bazı uzun ayetleri iki veya daha fazla ayet saymaları, Kur'an-ı Kerim'in toplam ayet sayısı ile ilgili farklı rakamların söylenmesine neden olmuştur. Farklı rakamların söylenmesi Kur'an-ı Kerim'de bir fazlalık veya eksiklik olduğunu göstermez. Çünkü Kur'an-ı Kerim,
Hz. Peygamber'e indiği şekliyle bir harfi bile değişmeden -fazlalık ve eksikliğe uğramadan- günümüze kadar gelmiştir. "Allah, ayetlerini iletmek, onları arındırmak ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretmek için içlerinden bir elçi göndererek müminlere lütufta bulunmuştur; hâlbuki daha önce apaçık bir sapıklık içerisinde bulunuyorlardı." (Kur'an-ı Kerim 3/164)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Ayetelkürsi
İçerisinde 'ilahî hükümranlık, ilahî ilim ve kudret' anlamındaki "kürsi" kelimesinin geçtiği Bakara suresinin iki yüz elli beşinci ayeti, kürsü ayeti.

Ayetelkürsi'de, Allah'ın birliği, varlıklar üzerindeki mutlak hâkimiyeti, kudretinin ve ilminin sonsuzluğu, tüm varlıkları koruyup denetimi altına alması ve her türlü eksiklikten uzak olması anlatılır.

Hz. Peygamber, vakit namazlarından sonra Ayetelkürsi'nin okunmasını ve arkasından otuz üçer defa "Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu ekber" denilmesini tavsiye etmiştir.

"Ayetelkürsi Kur'an-ı Kerim'in zirvesidir." (Hadis)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

ayıp
1. Eksiklik, noksanlık, kusur.
"Kim bir Müslümanı bir günahı sebebiyle ayıplarsa, o kişi aynı günahı işlemeden Allah onun canını almaz." (Hadis)

2. Utanılacak şey, utanç veren söz ve davranış.

3. Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan utanılacak durum ve davranış.
"Kim bir Müslümanın aybını örterse Allah da kıyamet günü onun ayıplarını örter." (Hadis)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

ayin
1. Tören, merasim, ibadet tarzı, usul.
2. Müslüman olmayanların, özellikle de Yahudi ve Hristiyanların ibadet biçimleri.
3. Çeşitli tekke ve tarikatların hareket ve musiki unsurlarını taşıyan dinî merasimler.
4. Mevlevilerde sema yaparken okunmak ve çalınmak üzere bestelenmiş manzume.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Hz. Ayşe (r.a.)
Hz. Peygamber'in eşi.
Hz. Ayşe (ö. 58/678) Hz. Ebubekir'in kızıdır.
Annesi Ümmü Ruman bint. Amir'dir. Hz. Peygamber'le hicretten önce nişanlanmış; hicretten sonra on sekiz yaşında iken Medine'de düğünleri yapılmıştır.

Hz. Ayşe, Hz. Muhammed ile evlendikten sonra 'müminlerin annesi' unvanını alarak üstün bir konuma kavuşmuştur. Hz. Peygamber'den Kur'an-ı Kerim'in iniş süreci ile ilgili bilgileri, kendisinde kapalılık bulunan ayetlerin açıklamasını, Hz. Peygamber'in Kur'an-ı Kerim'i tefsir etmesini, onun vermiş olduğu fetvaları, hadislerini ve davranışlarını öğrenmek suretiyle tefsir, hadis, fıkıh alanlarında büyük bir bilgi birikimine sahip olmuştur. Hz. Peygamber'den iki bin iki yüz on hadis rivayet ederek 'muksirun' denilen 'çok hadis rivayet eden sahabeler' grubuna girmiştir.

Sahabenin en âlimlerinden olduğu söylenmiştir. Ayrıca tıp ve edebiyat alanlarında da uzman olduğu rivayet edilmiştir. Hz. Peygamber'le beraber Müslümanların yaptığı birçok savaşa katılıp yaralılara yardım etmiştir.
Hz. Hatice'den sonra Hz. Muhammed'in en çok sevdiği eşinin Hz. Ayşe olduğu söylenmiştir. Cömertliği ve fakirlere yardım etmesiyle ün kazanmıştır. Hz. Ayşe, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer dönemlerinde siyasi olaylara katılmamıştır. Hz. Osman'ın katillerinin bulunması çerçevesinde Hz. Ali'nin halifeliği sırasında ona karşı 'Cemel Savaşı'nı yapmış ve bu hareketinden pişman olmuştur. Daha sonraları, siyasi olaylardan uzaklaşarak hayatını ilim ve ibadetle geçirmiştir. 678 yılında Medine'de vefat etmiş ve Baki mezarlığına defnedilmiştir.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

azap
1. Ceza, elem, işkence, şiddetli acı hissi, bedensel ve ruhsal sıkıntı, çile, eziyet.

"Azap, saçlarıma ak,/Yüzüme çizgi serdi;/Ruhumu çırılçıplak/Soyup çarmıha gerdi." (N. F.Kısakürek)

2. Suç olarak kabul edilen davranışlara uygulanan yaptırımlar.
Yaptırımlardan amaç; suçu önlemek, caydırıcı olmak ve suçluyu ıslah etmektir. Hangi davranışların suç  ayılacağı, bu suçlara nasıl ceza verileceği ve verilecek cezanın nasıl uygulanacağı konusu, hem dinlerin, hem de hukuk ilminin ilgi alanına girer.

3. Allah'ı tanımayan veya emirlerine karşı gelenlere dünyada ve ahirette verilecek ilahî ceza.
""Ey Rabbimiz! Bize dünyada da ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru." (Kur'an-ı Kerim 2/201)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

azat
1. Serbest bırakma.
"Ecel tuzağını açamaz mısın/Açıp da içinden kaçamaz mısın/
Azat eyleseler uçamaz mısın/Kırık mı kanadın kolların hani?"
(Kağızmanlı Hıfzı)

2. Özgür, hür.
3. Köle veya cariyeyi hürriyetine kavuşturma.
"Kim bir köleyi azat ederse Allah da onun her bir organına karşılık o kişiyi cehennemden azat eder." (Hadis)

4. Dünya ve dünya ile ilgili bütün bağlardan kurtulma, manevi özgürlüğüne kavuşma.
"Beni Allah tutmuş kim eder azat!" (N. F. Kısakürek)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Azim (el-Azim)
"Emirlerine hiçbir şekilde karşı gelmek mümkün olmayan ve âciz bırakılamayan, kendisinin ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu ve yüce varlık." anlamında Allah'ın esmayıhüsnasından biri.

 "Yerde ve gökte olan ne varsa hepsi Allah'ındır. O, Azim ve Yücedir." (Kur'an-ı Kerim 42/4)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

azimet
1. Israrla isteme, kastetme, kesin karar verme.
"Felek her türlü esbab-ı cefasın toplasın gelsin/
Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten" (N. Kemal)

2. Sonradan çıkan bazı durumlar göz önüne alınmadan emir ve yasakların ilk defa konuluş biçimi.

3. Allah'ın yapılmasını emrettiği ve yapılmamasını istediği konularda tam bir titizlik gösterip bu emir ve yasaklara içtenlikle ve kararlılıkla uyma.

Kur'an-ı Kerim'in gerek inanç, gerek ibadet gerekse haram ve helal konularında emirlerine titizlikle uymak azimettir. Azimetin sınırlarını Allah ve Peygamberi belirler.
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Aziz (el-Aziz)
"Mutlak surette güç, kuvvet ve şeref sahibi, kendisine hiçbir varlığın gücünün yetmediği, aksine, dilediği her şeye gücü yeten, emir ve iradesine kâinatta bulunan hiçbir varlığın karşı koymasının mümkün olmadığı varlık." anlamında Allah'ın esmayıhüsnasından biri.

"Yerde ve gökte bulunan her şey Allah'ı tespih eder, Onu her türlü eksik sıfatlardan uzak tutar. O Aziz ve Hâkim'dir." (Kur'an-ı Kerim 61/1)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

Azrail
Dört büyük melekten biri, ölüm meleği, Allah tarafından insanların canını almakla görevli melek, Melekülmevt.

Azrail'in adı Kur'an-ı Kerim'de (32/11) "Melekülmevt" olarak geçmektedir.

"O demde ki perdeler kalkar perdeler iner/
Azrail'e hoş geldin diyebilmekte hüner! (N. F. Kısakürek)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Arif ARSLANER

azze ve celle
Allah'a saygının, sevginin ve bağlılığın bir ifadesi olarak, onun esmayıhüsnasından sonra söylenen "Rabbimizin şanı aziz ve yüce olsun!" anlamında bir söz.

"Ne var ki pazarlığa girişilecek ecelle;/
Sermayem tek kelime, Allah azze ve celle." (N. F. Kısakürek)
Herkes ders anlatır ama Arif hocam öğretir.

Kitap okumadan meydan okunmaz
Soru çözmeden sınav kazanılmaz
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece zaman alır.
  •  

Benzer Konular (1)